Dijitalleşen ekonomiyle cari açıkta artış sinyalleri

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Enerji, altın, ara malı, otomotiv, elektronik ve tüketim ürünleri derken sessiz ama giderek daha stra­tejik bir açık türü bü­yüyor: dijital hizmet açığı.

Bu açık gümrük ka­pılarında görünmüyor. Limanlarda kontey­ner olarak sayılmıyor. TIR’larla taşınmıyor. Ama döviz olarak çıkıyor.

Bulut hizmeti, yazılım li­sansı, yapay zekâ servisi, siber güvenlik çözümü, veri altya­pısı, kurumsal yazılım, dijital platform, abonelik modeli ve teknoloji hizmetleri üzerin­den Türkiye’nin döviz dengesi giderek daha fazla etkileniyor.

Merkez Bankası’nın Mayıs 2026 Ödemeler Dengesi ve­rileri dikkatle okunmalı. “Te­lekomünikasyon, Bilgisayar ve Bilgi Hizmetleri” kalemi, Türkiye’nin dijital ekonomi alanındaki dış dengesini anla­mak için önemli bir gösterge niteliğinde.

Gelir 2,2, gider 3,36 milyar dolar

2026 yılının ilk beş ayında “Telekomünikasyon, Bil­gisayar ve Bilgi Hizmetle­ri” kaleminde Türkiye’nin geliri 2,2 milyar dolar, gide­ri ise 3,36 milyar dolar ol­du. Yani ilk beş ayda bu alan­daki açık 1,16 milyar dola­ra ulaştı.

Aşağıda görüldüğü gibi 2025’in aynı döneminde tab­lo şöyleydi:

İlk beş ayda gelir, yani ihra­cat tarafı yaklaşık %10,7 art­mış durumda. Buna karşılık gider, yani ithalat tarafı yakla­şık %38,8 artmış. Açık ise 435 milyon dolardan 1,164 mil­yar dolara çıkarak yakla­şık 2,7 katına yükselmiş du­rumda.

Daha çarpıcı olan oran şu: 2026’nın ilk beş ayında bu ka­lemde giderler, gelirlerin yak­laşık %53 üzerinde gerçek­leşmiş. 2025’in aynı döne­minde bu fark yaklaşık %22 seviyesindeydi. Yani yalnızca açık büyümüyor; açığın bü­yüme hızı da dikkat çekici bi­çimde artıyor.

Mayıs 2026 itibarıyla yıl­lıklandırılmış ihracatımız yaklaşık 5,7 milyar dolar, it­halatımız ise yaklaşık 7,5 mil­yar dolar seviyesine ulaşmış durumda. İhracat tarafı yakla­şık %5,4 artarken ithalat tara­fı da yaklaşık %35 büyümekte.

Bu tablo bize ne söylüyor?

1- Dijitalleşiyoruz ama dijital hizmetlerde dışa ba­ğımlılığımız da artıyor.

Şirketler daha fazla bulut kullanıyor, daha fazla yazılım lisansı alıyor, daha fazla yapay zekâ servisine erişiyor, daha fazla siber güvenlik çözümü kullanıyor.

2- İthalatın hızı, ihracatın hızından çok daha yüksek.

İhracatımız artıyor, ancak gider tarafının çok daha hız­lı büyümesi, Türkiye’nin diji­tal ekonomide tüketici pozis­yonunun üretici pozisyonuna göre daha hızlı genişlediğini gösteriyor. Bu durum sürdü­rülebilir bir denge değildir.

3- Yazılım ve dijital hiz­metler artık cari açık mese­lesidir.

Yazılımı sadece teknolo­ji konusu olarak görmek eski dünyanın bakışıdır. Bugün ya­zılım; cari açık, yüksek katma değerli ihracat, nitelikli istih­dam, veri güvenliği, kamu ve­rimliliği, sanayi rekabetçiliği, savunma kabiliyeti ve tekno­lojik egemenlik meselesidir.

4- Türkiye’nin yerli yazı­lım şirketleri yeterince öl­çeklenemiyor.

Türkiye’de çok sayıda yete­nekli, ürünü olan, müşterisi olan, ihracat potansiyeli bu­lunan, belirli dikeylerde güç­lü çözümler geliştiren firma­larımız mevcut. Fakat önemli bölümü sermaye, pazarlama bütçesi, uluslararası satış ka­nalı, sertifikasyon, finans­man, büyük müşteri referansı ve ölçeklenme kapasitesi ba­kımından sınırlı kalıyor.

5- Finansman sistemi ya­zılım sektörünü hâlâ klasik sanayi mantı­ğıyla değerlendiri­yor.

Bankacılık sistemi çoğu zaman arsa, bi­na, makine, stok ve fi­ziki teminat üzerin­den çalışıyor. Oysa yazılım şirketinin ger­çek değeri çoğu zaman kaynak kodunda, fikri mülkiyetinde, abone­lik gelirinde, müşteri sözleş­melerinde, insan kaynağında, veri kabiliyetinde, ürün mi­marisinde ve ihracat potansi­yelindedir.

Bu varlıklar finansal değer­leme sistemine yeterince gir­mediği sürece, yazılım şirket­lerinin büyümesi zorlaşır.

Bu durumda Türkiye’nin ihtiyacı olan şirketler ya kü­çük kalır, ya yurt dışına taşı­nır, ya da yabancı ürünlerin entegratörü olarak kalmaya zorlanır.

6- Kamu alımları ve bü­yük özel sektör satın alma­ları yerli yazılım için stra­tejik kaldıraç olarak yete­rince kullanılmıyor.

Yerli yazılımın gelişmesi için teşvikler tek başına ye­terli değildir.

Referansla, müşteriyle, ka­lite standardıyla, güvenlik sertifikasyonuyla ve büyük ölçekli kullanım deneyimiy­le olur.

Kamu ve büyük özel sektör satın almaları, doğru tasarlan­dığında yerli yazılım için güç­lü bir büyüme motoru olabilir.

Ne yapmalı?

Teknolojiyi daha çok kulla­nırken daha fazla üretir hale de getirmek zorundayız.

Türkiye’nin yerli yazılım, yerli bulut, yerli yapay zekâ, yerli siber güvenlik ve ihra­catçı teknoloji şirketleri için acilen özel bir büyüme prog­ramına ihtiyacı var.

Finansman sistemi, kamu alımları, büyük özel sektör sa­tın almaları ve ihracat destek­leri bu yeni tabloya göre yeni­den tasarlanmalı.

Dijitalleşen ekonomide cari açığı azaltmak için yerli dijital üretim kapasitesini büyütme­liyiz.

Dijitalleşen ekonomiyle cari açıkta artış sinyalleri - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.132,06 -0,28 %
Dolar 47,8991 0,04 %
Euro 55,4680 0,12 %
Euro/Dolar 1,1580 0,09 %
Altın (GR) 6.722,34 0,71 %
Altın (ONS) 4.418,99 0,98 %
Brent 89,4265 2,53 %