Dilimiz de değişiyor

Dr. Uğur TANDOĞAN
Dr. Uğur TANDOĞAN NOT DEFTERİ tandogan2007@gmail.com

Dil, iletişimde kullandığımız bir araçtır. Birbirimize bir şeyler anlatmak için kullanırız. Dil, ortak yapımdır. Her an yeni sözcükler katılır. Bazı sözcükler kullanılmaya kullanılmaya unutulur. Bazen de sözcüklerin anlamı değişir. Ona yeni şeyler eklenir veya anlamları traşlanır, eksilir. Dilin de kuralları vardır. Ancak bu kurallar da zaman içinde değişir. Ya da bazıları cahilliğin getirdiği umursamazlıkla bu kuralları takmaz.

Geçtiğimiz yıllar içinde ülkede çok değişimler yaşandı. Bu değişimlerden dil de payına düşeni aldı. Aşağıda yeni bazı uygulamaları ve değişime uğramış bazı sözcükleri okuyucularla paylaşmak istedim.

• İlgi ve alaka:

Alaka sözcüğü, Arapça “alâka” kelimesinden dilimize gelmiştir. Türkçesi, “İlgi”dir. Ancak ne hikmetse bazıları bu iki sözcüğü de birlikte kullanır oldular. Belki “Neme lazım, adam eskilerdendir, “ilgi”yi anlamaz; alaka da bulunsun” diye birlikte kullanıyorlar. Ya da cahillikten; iki sözcüğü farklı sanıyorlar; ya da anlamı kuvvetlendiklerini sanarak birlikte kullanıyorlar.
Kullanıma örnek: Hamili kart sahibi yakınımdır. Kendisine bir iş verilmesi konusunu ilgi ve alakanıza arz ederek sunarım.

• Saygı ve hürmet

Hürmet sözcüğü, Arapça “hurmet” kelimesinden gelmektedir. Türkçesi “Saygı”dır. Yalnızca “saygılarımı sunarım” dediklerinde yeterince saygı gösteremediklerini düşünen kişilerin kullandıkları bir çiftlemedir. Nedeni aşırı yalakalık ve/veya cahilliktir.

Kullanıma örnek: Sebeb-i mevcudiyetimiz başkanımıza, saygı ve hürmetlerimle…

• Beka

Beka sözcüğü, Arapça kökenlidir; kalıcılık, ölmezlik anlamına gelmekte idi. Ancak politikacıların kullanımı sonucu şekil değiştirmiş olup şimdi “koltuk/makam” anlamına gelmektedir.

Kullanıma örnekler:
1- Evde babamın bir beka sorunu vardı. Döşemeci babamın bekasının kumaşını ve eskimiş yaylarını değiştirdi.
2- Babamın da yönetici olduğu şirket el değiştirdi. Babam, bekasından endişeli idi. Ama yeni patron da babamı seviyor. Babam bekasını korudu.

• Yerli ve mili

Amerika’da cüzdan, çanta, kemer gibi deri malların üstünde “Genuine Leather”, yani “Hakiki deri” ibaresini gördüğümde bunu bir marka sanmıştım. Meğerse düşük kalite derilerin sıkıştırılarak bir araya gelmesinden yapılan bir malzeme imiş.

Yerli ve millinin eskiden ne anlama geldiğini hepimiz biliriz. Yerli mallar haftamızı ülkemizde yetişmiş yemişleri yiyerek kutlardık. Eskiden bu ülkede milli bayramlarımızı büyük bir coşku ve gururla kutlardık. Bu iki güzel sözcük “ve” ile birleşince ortaya “yerli ve milli” gibi çok güçlü ve anlamlı bir sıfat çıkmıştı. Ancak son zamanlarda “yerli ve milli” sözcüğü, yerli yersiz kullanımı yüzünden yukarıda anlattığım “Genuine leather” malzemesine döndü.
Kullanıma örnek: Yerli ve milli Himalaya tuzumuz gelmiştir.


• Zam değil güncelleme

Zam sözcüğü, Arapça “żamm” kelimesinden gelmektedir; “Bir şeyin fiyatını artırma, bindirim” anlamına gelir. Yapmanın değil, onu dillendirmenin sakıncalı olduğu bir devirde yaşıyoruz. Örneğin, bir mala zam yapılıyor, fiyatı artıyor. Ancak zam yapıldı demek sakıncalı görüldüğünden, yerine “Güncelleme” sözcüğü kullanılıyor. O halde güncelleme yerine de zam sözcüğü kullanılabilir.

Kullanıma örnekler:
1- Maşallah, partinizi değiştirdiğinizden beri kilo almışsınız galiba. Göbeğiniz güncellenmiş.
2- Yeni yazılımı indirip bilgisayarımı zamladım.


• Milat

1. isim: Hz. İsa'nın doğduğu gün.
2. isim, mecaz: Herhangi bir olayın başlangıcı

Türk Dil Kurumu, milat için yukarıdaki anlamları vermektedir. Siyaset arenasında yüklenen yeni anlamı ise şöyledir:

1- Eski iş ortağından ayrılma günü
Kullanıma örnek: Evet Abi, bizim miladımız 15 Ağustos’tur. O tarihte biz bizim eski ortakla kavga ettik, şirketi ele geçirmek istedi, başaramadı, kaçtı gitti.
3- Eski suç ve kabahatlerden arınma günü

Kullanıma örnek: Yargıca, “O suçu benim miladımdan önce işlemiştim” dedim. Kabul etmedi.

• Siyasi ayak

“Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” denir. Biri, suçunu zarar verdiği kimseye yüklediğinde söylenen bir sözdür. “Yavuz hırsız” diye böyle birine denir. Ama günümüzde tanık olduğumuz olaylardaki suçlular öylesine cüretkâr ve de utanç duvarını öylesine aşmışlar ki, yavuz hırsız kelimesi yetersiz kalmaktadır. Bu türe “Siyasi ayak” demek gerekir.

Kullanıma örnek: Eve girerken yakalanan siyasi ayak, ev sahibini “Maymuncuğumu gasp etti” diye şikayet etti.

Sonuç

Dilimiz de değişime uğruyor. Gördüğüm bazı değişimlere örnekler verdim. Sizin de gördüğünüz örnekler var mı?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Perşembenin gelişi 18 Şubat 2021