30 °C
Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Dinamoyu düşünürken dişlileri unutmayalım

Dinamonun ne olduğunu tarif etmeye çok da gerek yoktur herhalde, keza dişlilerin de ne anlama geldiğini bilmeyen yoktur. Ülkemizin önemli bir dinamosunun dış ticaret olduğunu da bilmeyen yoktur. En büyük arzumuzun ve hedefimizin dış ticaret fazlası vermeye çalışmak olduğunu, ihracatı arttırma yönünde neredeyse seferberlik ilan edildiğini de yine bilmeyen yoktur. Böylesine zor bir dönemden geçerken, turizmdeki üzücü durumu da gördükten sonra, dövize olan ihtiyacımızı ve bunun ana kaynağının ihracat olduğunu da bilmeyen yoktur.

Ve elbette tüm bunların gerçekleşmesinde dış ticaret firmaları kadar; Bakanlık çalışanlarının, gümrük idarelerinde görevli personelin, gümrük şirketleri çalışanlarının, lojistik firma personellerinin de rollerini ve önemini bilmeyen yoktur.

Dış Ticaret işlemlerinde emek veren daha sayamadığım birçok rol sahibi var, ihracatçı birlik personellerinden, ticaret ve sanayi odaları çalışanlarına, diğer bakanlık çalışanlarından, şoförüne, vinç operatörüne, forkliftçisine…

Aslında tüm bu rolleri sürdüren kişiler, böylesine zor günlerde dış ticaretin durmaması için canlarını ortaya koyarak fedâkarca çalışan insanlar. Gümrük idarelerinde görev yapan ve firmaların beyannamelerini düzenleyip işlemlerini tamamlayan, firmalar için büyük önem taşıyan Gümrük Müşavirliği sektörüne bir bakıp, bu süreçte ne denli unutulduklarına işaret etmek istedim bu kez. Ülkemizde 90 bine yakın kişinin çalıştığı bir sektörden söz ediyorum. Yıllık 6,5 milyon civarı gümrük beyannamesi bu kişiler tarafından yönetiliyor, elleçleniyor ve işlemler tamamlanıyor. Süreçlerin büyük bölümünü sadece doküman hareketi sananlar yanılmasınlar, çok büyük oranda fiziki hareketin ve kontrollerin olduğunu unutmamak gerekiyor. Kamu çalışanlarının da büyük bir fedâkarlık ile risk altında kaldıklarını ve temassız ihracatın yapılmaya çalışıldığı bu dönemde dahi çalışanların önemli bir kısmının fiziken sahada olduklarını söylemeliyim. Numunelere dokunuyorlar, birçok ürünü elliyorlar ve belki de hastalığa davetiye çıkarıyorlar. Ne yazık ki pek çok gümrük idaresi personeli de gümrük şirket çalışanları da zaten korona virüs salgınına yakalanmış durumdalar. Ve yine sanılmamalı ki, tüm işlemler sadece gümrük idarelerinin bulunduğu binalarda veya alanlarda sonuçlanıyor. Gümrük sahalarının yanı sıra, ihracatçı birlikleri, ticaret odaları, tarım il müdürlükleri, yüzlerce antrepo sahası, TSE müdürlükleri gibi daha pek çok alanda bulunmaları gerektiği gibi, nakliyeci ofislerinden alınan eski adı ordino, yeni adı yük teslim belgelerini alma işi de yine gümrük şirketlerinin görev ve sorumlulukları arasında.

Geçtiğimiz hafta kurucusunun da yine bir gümrük müşaviri olduğu GümrükTV de çıkan iki haber, bizleri bu konuda bir hayli üzdü. Bir tanesi ordino kuyruğunda insanların üst üste sıra beklediğine dair haber, diğeri ise, özellikle Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nde karşılaşılan vakalar ile ilgiliydi. Aynı sitede Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği’nin konuya dair beklentileri yayınlanınca ben de yer vermek istedim: Eşyaların fiziken muayene edilmesi kriterinin hiç olmaması veya en aza indirilerek, belge kontrolü yapılması, gümrük binalarının belirli zamanlarda dezenfekte edilmesi, hem memurlara hem de gümrük müşavir ve yardımcılarına koruyucu elbise temini, çalışanlar ve müşavirler için sosyal mesafeye uygun ortamların organize edilmesi, 14 gün evde karantinaya alınan tır şoförlerinin denetiminin yapılması, nakliyecilerden evrak alınmadan, elektronik ortamda (e-posta vb.) belgelerin temin edilmesi, antrepolara ödenen ardiye ücretlerinin sadece banka yoluyla yapılması, nakit ödenmemesi, gümrük çalışanlarına düzenli olarak test yapılması.

Reçete gayet yerinde maddeler içerdiği için üzerine söyleyecek çok sözüm yok. Sektörün bir mensubu olarak ben buna bir de işin ekonomik boyutuna dair ilave yapmak isterim. Gümrük müşavirliği firmalarının ve lojistik şirketlerinin Muratbey Gümrüğü gibi, İHL gibi gümrük idarelerinde ofisleri var ve bunların hepsinin kiraları da bir hayli yüksek. Özel sektör firmaları tarafından işletilen bu alanların kiraları da bir hayli yüksek. Ancak Ticaret ve Ulaştırma bakanlıklarımızın bu kiraların aşağıya çekilmesi konusunda girişimde bulunması her iki sektör tarafından da fazlası ile arzu ediliyor. Zira hacmin gitgide azaldığı ve düştüğü bu dönemde, şirketlerin de bir parça nefes almalarının sağlanması, istihdam kaybına yol açmaması açısından da son derece önemli.

Sağlık açısından alınan tedbirler ile birlikte, firmalarımızın ve çalışanlarının da bu işten asgari düzeyde etkilenmeleri açısından tüm tedbirlerin bir bütün olarak ele alınması ve birlikte düşünülmesi son derece önem taşımakta. Elbette bu süreç geçecek ve her şey kısa süre sonra normalleşecek. Umuyorum ve diliyorum, hep birlikte bu süreci en az zararla atlattığımız sağlıklı günlerimize bir an önce kavuşuruz.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap