Dinozor fosilleriyle rekor kırılmaz: Sıvı yağ fiyatları ve Türkiye etkisi
“Hayat, bir yolunu bulur” – Jurassic Park
Rekor hasat beklentileri yağ fırtınasını tek başına dindirmeye yetmiyor. Yenilebilir bitkisel yağlar ile fosil bazlı gaz yağı fiyatları arasındaki makas belirgin şekilde açıldı. Çünkü odak artık sadece tarım değil.
Şikago’da soya fasulyesi buşel başına 11,5 ABD Dolar seviyesinin üzerinde.
Soya yağı yıl başından beri %25’nin üzerinde prim yaptı.
FAO endekslerinde sıvı yağ fiyatları salgın öncesi rejime göre yaklaşık %80 yukarıda.
Sıvı yağlar, temel gıdadır. Aynı zamanda kozmetikten hijyene çok sayıda sınai üretimin girdisidir. Haliyle enflasyon üzerindeki etkisi yüksektir. Şimdi bir adım ötesindeyiz: Bitkisel yağlar, enerji dönüşümünün ara istasyonu haline gelmiş durumda.
Yağ fırtınası: Enerji kanalı ve talep rejimi
Eylül – Ekim dönemi yazılarımızda tarım piyasalarında kopan yağ fırtınasını detaylı incelemiştik. Dinamikler aynı şekilde sürüyor:
ABD’de açıklanan biyo-yakıt regülasyonu talep cephesini yukarı taşıdı; ancak etanol ile biyodizel kanallarını ayrıştırmak gerekiyor.
Etanol doğrudan mısırla bağlantılı. Biyodizel tarafında ise temel girdi bitkisel yağlar. Fiyat hareketinin ağırlık merkezi soya kompleksinde.
SAF (Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı) teşvikleri, karbon azaltım hedefleri kapsamında bitkisel yağ talebini yapısal hale getiriyor. THY ve Pegasus sürdürülebilirlikte kararlılar.
Endonezya’nın B-50 programı palmiye yağını iç piyasada biyodizele yönlendirme hedefi taşıyordu; takvimin ertelenmesiyle palmiye “en ucuz yağ” unvanını koruyabildi.
Karadeniz’deki lojistik kırılganlık ayçiçeği arzını hassas tutuyor. Bu nedenle ayçiçeği, enerji talebi ile jeopolitiğin kesişiminde en hızlı fiyatlanan yağ konumunda.
Arjantin ve Kazakistan: Akışın yeni yönü
Karadeniz’deki kırılganlık boşluğunu Arjantin ve kısmen Kazakistan dolduruyor. Arjantin ayçiçeği ekimini artırarak Avrupa’ya yöneldi; Kazakistan da üretim ve ihracat kapasitesini genişletme arayışında. Geleneksel ayçiçeği yetiştiricileri Romanya ve Bulgaristan, Şubat itibariyle Arjantin’den 400 ila 500 bin ton bandında çekirdek tedarikine başladı.
Yağ dinamiği, serbest ticaret antlaşmalarını ve vergi rejimlerini de şekillendiriyor. Önemli yağ ithalatçıları Çin ve Hindistan’da tüketim yapısı değişiyor:
Hindistan, yüksek ayçiçeği fiyatları nedeniyle soya ve palmiye ikamesine yönelirken içerde işlemeyi teşvik eden ham yağ odaklı bir vergi yapısı izliyor. Endonezya’nın B-45’den B-50’ye olası geçişi ve atık yağ kısıtları orta vadede arzı sınırlayabilecek yapısal unsurlar.
Çin, Kanada ile kanola özelinde yoğunlaşırken vergi rejimini soyadan ayçiçeği ve kanolaya kaydıracak şekilde düzenliyor. Küspe, Çin protein arzı için belirleyici faktör.
Yeni yılla birlikte ayçiçeği yağı Avrupa’da ton başına spot işlemlerde 1.550 ABD Dolar seviyesine yakın zirve gördü. Son dönemde Arjantin arzı ve talep azalması fiyatları kısmen çözmeye başladı: 1.405 Dolar. Mersin teslimatlı fiyatlar ise güncel 1.375 Dolar’dan geçiyor. Geçtiğimiz sene fiyat bandı 1.200 Dolar idi.
Brezilya: Arz paradoksu
Brezilya’da soya fasulyesi ekimi güçlü. Rekor hasat beklentisi korunuyor. Bu nedenle Brezilya çıkışlı (Paranaguá) fiyatlar ABD’ye kıyasla iskontolu seyrediyor. Normal şartlarda bu tablo fiyatları aşağı çekerdi. Ancak enerji kanalı devredeyken arz artışı fiyatları tamamen çözmeye yetmiyor.
ABD Tarım Bakanlığı (USDA) son güncellemesinde soya fasulyesi ekiminin artacağını öngördü. Soya fasulyesi / mısır fiyat paritesinin 2,4 bandına yerleşmesi, ekim tercihlerini soya lehine etkileyebilir. Bu kadar yoğun arz ile eğer hava koşulları izin verirse soya fasulyesi fiyatlarında gerileme ihtimali göz ardı edilemez. Fakat bunun yağ bacağına ne ölçüde yansıyacağı politika ve talep kompozisyonu üzerinden belirlenecek.
Türkiye etkisi: Geçişkenlik ve normalleşme
TÜFE’de COICOP 1.1.5.1 serisi bitkisel sıvı yağ fiyatlarını içerir. Endeks Eylül’de %9,6 arttı; Eylül sonrası kümülatif artış %7’de kaldı. Aylık %1,8’lik seyir, ilk şokun fiyatlara peşinen yansıdığını ve ardından görece normalleşme yaşandığını gösteriyor.
Tarım-ÜFE de tabloyu doğruluyor. Ayçiçeği çekirdeği fiyatı Temmuz–Eylül döneminde 26,38 TL’den 32,60 TL’ye çıkarak yaklaşık %24 arttı; Eylül sonrası 33 TL bandında yatay.
Zeytinyağında ise döngüsel dinamikler baskın. Kasım’daki 84,77 TL seviyesinden 73,84 TL’ye gevşeme var. Ayçiçeğinde jeopolitik iz baskın, zeytinyağında var–yok yılı etkisi belirleyici.
Sonuç: Her rekor tescil edilmez
Orta Doğu’daki gerilimler fosil yakıtları primli tutuyor. Buna rağmen uzun vadeli beklenti aşağı yönlü kalmaya devam ediyor. Bitkisel yağlarda ise prim korunuyor. Bunun nedeni kısa vadeli arz şoku değil; enerji dönüşümünün ortaya çıkardığı yeni talep tabanı.
Yenilenebilir enerjiye yöneliş, yağları klasik tarım emtiası özelliğinden çıkarıp enerji ekosisteminin parçası hâline getiriyor. Küresel arzın dengelenmesi ve talep artış hızının yavaşlaması halinde yağ kompleksinde dönemsel düzeltmeler mümkün; fakat rejim değişiminin yönü net: Sıvı yağları anlamak artık yalnızca tarım sayfalarını okumakla mümkün değil, enerji politikalarını da aynı ciddiyetle takip etmek gerekiyor.
Bu noktada yenilenebilir enerji ve yeşil ekonomiye vizyon katan Dünya Gazetesi’ne odaklanmak gerekiyor. Türk basınının yüz akı, ülkenin ilk ve öncü ekonomi gazetesi her zaman piyasaların aradığı hayat enerjisinin sürdürülebilir kaynağı. Dünya’nın 46. yılı kutlu olsun.


