Dış ticaret, PMI ve enflasyon
Ekim ayının başlangıcı ile yeni veriler açıklanmaya başladı. Açıklanan ilk veriler; satın alma yöneticileri endeksi (PMI), dış ticaret ve İTO İstanbul tüketici fiyat endeksi oldu. Bu yazımızda açıklanan verileri yorumlamaya çalışacağız ve önümüzdeki döneme ilişkin birtakım çıkarımlar yapacağız.
PMI endeksi ne diyor?
Eylül ayı PMI endekisi 46.7 olarak açıklandı. Bilindiği gibi bu endeksin 50 seviyesinin altında olması bir önceki aya göre daralmaya işaret ediyor. Ağustos ayında 47.3 olan verinin gerilemesi imalat sanayi aktivitesinin eylül ayında daha da yavaşladığına işaret ediyor.
Verinin alt bileşenlerine baktığımızda yeni siparişlerin yavaşladığını ve bunun sonucu olarak son üç ayda ilk defa üretim sonrası stoklarda artış meydana geldiğini görüyoruz.
Yeni siparişlerdeki düşüş istihdam politikalarına da yansıdı. Şirketler yeni istihdam konusunda daha isteksiz davranırken hammadde alımı yerine stoklardan üretim yapmayı tercih etmişler.
Eylül ayında girdi maliyetlerinde gözlenen artışlar neticesinde satış fiyatları nisan ayından bu yana en yüksek artışı gerçekleştirdi. Bununla birlikte fiyat artışlarının tarihsel ortalamalara göre daha ılımlı seyrettiği raporlanmış.
Endeksi sektör bazında incelediğimizde gıda ürünleri sektörünün 52.8 ile bir önceki aya göre aktivitesi artan tek sektör olduğunu söyleyebiliriz. Aktivitesi en zayıf sektörler ise tekstil ürünleri, mineral ürünler ve giyim ve deri ürünleri. Ana metal sanayinde geçtiğimiz ay gözlemlediğimiz toparlanma yerini tekrar daralmaya bırakmış. Elektrikli ve elektronik ürünler sektörü ise son altı ayın en düşük performansını göstermiş. Sonuç olarak, eylül ayı imalat sanayi açısından iç ve dış talep koşullarının zayıf seyretmeye devam ettiği, buna bağlı olarak birçok sektörde üretimde gerilemenin olduğu bir ay oldu.
Dış ticaret dengesi
Ağustos verilerine göre dış ticaret açığı 4.2 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracat yıllık bazda %1.2 azalarak 21.7 milyar dolar oldu. İthalat ise %3.9 azalarak 25.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu veriler geçen geçen yılın aynı ayına göre 800 milyon dolarlık bir azalışa işaret ediyor. Ekonomik aktivitedeki kısmi yavaşlama ve güçlü turizm gelirleri nedeniyle ağustos ayında cari fazla verme ihtimali yüksek. Temmuz ayında da cari fazla verdiğimiz düşünülürse bu yılın cari açığın finansmanı açısından sorunsuz bir yıl olacağı netleşti.
İTO İstanbul tüketici fiyat endeksi
TÜFE enflasyonunun öncü göstergelerinden birisi olan İTO İstanbul tüketici fiyat endeksi eylül ayında %3.19 arttı. Ağustos ayındaki artışın %1.84 olduğu düşünülürse, eylül ayında önemli fiyat artışları görüldüğü netleşiyor. Alt kalemlere baktığımızda eğitimdeki aylık artış %24.26. Ulaştırma %4.4, gıda ve alkolsüz içecekler %3.85 artmış. Sağlık, haberleşme gibi kalemlerde fiyat değişimi olmadığını görüyoruz. Alkollü içecekler ve tütün kaleminde ise %0.05’lik düşüş var. Veriler İstanbul’da temel yaşam giderlerinin önemli ölçüde arttığını gösteriyor. Konut ve gıda enflasyonu temel problem olmaya devam ediyor.
Bu veriler 3 Ekim’de açıklanacak enflasyon verisinde de sürpriz gelişmeler olabileceğine işaret ediyor. Ekonomistlerin medyan beklentisi %2.6. Fakat risklerin yukarı yönlü olduğunu belirtmekte fayda var. TCMB’nin faiz kararını verirken enflasyondaki ana eğilime önem verdiğini biliyoruz. Öncü göstergeler ana eğilimde eylül ayında bir iyileşme olmayacağını gösteriyor. Bu bağlamda, TCMB eğer ekim ayında faiz indirirse temel dayanağı yıllık enflasyondaki düşüş olacak. Bu nedenle, iletişim açısından yine önemli bir dönemden geçtiğimizi ve para politikası kararlarının dayanaklarının iyi açıklanmasının piyasaları yönlendirmek açısından kritik olduğunu hatırlamakta fayda var.