17 °C
Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Dış ticarette neler oluyor?

Korona ekonomileri küçültüyor ve haliyle bundan dış ticaret de nasibini alıyor. Yıllıklandırılmış ihracat gerileme eğiliminde, ithalattaki artış da durdu duracak.

Herkes normalleşmenin ne zaman başlayacağını soruyor. Normalleşme ile kastedilen sosyal yaşam gibi görünse de aslında özünde ekonomide normalleşmenin ne zaman başlayacağı merak ediliyor. Çünkü sorunumuz AVM dolaşmak, tatile ya da maça gitmek değil, sorunumuz ekonomik.

Korona ile yatıp korona ile kalktığımız şu dönemde salgının ekonomiye olan etkilerini daha çok kapalı işyerleri, daralan ekonomi ve işini kaybeden çalışanlar yönüyle ele alınca dış ticarette olan biten sanki biraz gözden kaçtı. Oysa dış ticaretin ihracat ayağından mart ayında çok tatsız haberler geldi.

TÜİK tarafından geçen hafta sonu açıklanan verilere göre mart ayındaki ihracat geçen yılın yaklaşık yüzde 18 altında kaldı. İthalatta ise yüzde 3'lük bir artış oldu. Bunun sonucunda da dış ticaret açığı geçen yıla göre tam yüzde 182'lik artış kaydetti. Geçen yıl martta 1.9 milyar dolar dış ticaret açığı verilmişti, bu yılki açık 5.3 milyar dolara fırladı.

İlk çeyrekteki durum da hiç parlak değil. İhracat ilk çeyrek itibarıyla geçen yılın yüzde 4 altında kaldı, ithalat ise yüzde 10 artış gösterdi. Böylece geçen yıl 5.9 milyar dolar olan ticaret açığı yüzde 117 artışla bu yıl 12.9 milyar dolara çıktı.

Yıllık verilerde durum...

İhracat mart ayında hızlı bir düşüş gösterdi ama bu bir eğilime dönüşmediği sürece çok da önemli sayılmaz. Çünkü dış ticaretteki gerçekleşmeyi aylık bazda izleyip artış ya da azalışlardan büyük yorumlar çıkarmak pek doğru değil. O yüzden değerlendirmeleri olabildiğince geniş bir zaman dilimini dikkate alarak yapmakta yarar var.

İşte bu yaklaşımla ihracat ve ithalattaki gerçekleşmeyi 2019 yılı başından bu yana aylık olarak yıllık baza getirdik. Son on beş ayın yıllıklandırılmış ihracat ve ithalat gerçekleşmesini hem tablo olarak, hem de grafikte bilginize sunuyoruz.

Bir dönem sürekli olarak ihracatın tırmanıp gittiğinden, çok hızlı artış gösterdiğinden dem vurduk ya, sayılar bunu doğrulamıyor. Yıllık ihracat 178 milyar dolar ile 182 milyar dolar arasına sıkışıp kalmış. On beş aylık bir dönemden söz ediyoruz; çok dar bir bant söz konusu.

Meğer ihracatın öyle tırmanıp gittiği yokmuş!

İthalatta ise belirgin bir çanak eğrisi oluşuyor. Geçen yılın ocak ayında 225 milyar dolar olan yıllıklandırılmış ithalat, yaz aylarında 203 milyar dolara kadar geriledi. Sonrasında yeniden artmaya başlayan yıllık ithalat son olarak bu yılın mart ayında 215 milyar doları aştı.

Ancak yıllık ithalatın çanın başlangıç noktası olan 225 milyar dolara yeniden çıkacağı en azından kısa vade için pek beklenmemeli.

Gerçek eğilimi nisan gösterecek

Mart, bir darbe aldığımız ve biraz sendelediğimiz bir aydı. Ne olup bittiğini pek anlayamadan ay bitti.

Koronanın ekonomide dış ticarete yansıyacak şekilde ne gibi etkileri olduğunu nisanda çok daha iyi anlayacağız. Bu etkileri tahmin etmek elbette zor değil ama tablonun sayısal olarak ortaya çıkmasında yarar var.

Korona ihracatı büyük ölçüde sekteye uğratmış durumda. Ancak nisanla birlikte ithalatta da bir duraksama, hatta geçen yıla göre bir gerileme ortaya çıkmış olması çok muhtemel.

Hem zaten ithalat, hızı aydan aya giderek yavaşlayan bir artış gösteriyordu. İthalat geçen yıla göre ocakta yüzde 18.8, şubatta yüzde 9.8, martta ise yüzde 3.1 arttı.

Daralan ekonomik aktivite dolayısıyla nisanda ithalatta gerileme yaşanmış olması beklenmeli.

İthalatı geriletecek en büyük etkenlerden birinin ham petrol fiyatlarındaki rekor düşüş olduğu da gözden uzak tutulmamalı.

Ekonomide normalleşme ne zaman?

Bir yandan ihracatın gerilemesi, bir yandan ithalattaki artışın yerini gerilemeye bırakması...

Daralan, adeta kabuğuna çekilen ekonomiler...

Bağlı olarak daha az üreten, daha az tüketen, yani küçülen ekonomiler...

Ve herkesin merakla yanıtını aradığı soru:

"Ekonomide normalleşme ne zaman başlayabilir?"

Normalleşme ile aklımıza ilk olarak AVM'lerin ne zaman açılacağı, lokanta, kafe, kahvehane gibi işyerlerinin faaliyete geçip geçmeyeceği, maçların başlayıp başlamayacağı geliyor.

Aslında buraların açılıp açılmayacağı sorusunun altında yatan "Hadi açın da şöyle bir dolaşalım" isteği değil. Özünde dile getirilen, istenen ekonominin normalleşmesi. Buralar açılabilmeli ki ekonomik aktivite başlayabilsin.

Ama işte bu pek kolay değil. Siz yarın tüm AVM'leri, kapalı olan tüm işyerlerini, turistik tesisleri açsanız bile koronanın yarattığı psikoloji insanları buraları eskisi gibi doldurmaktan alıkoyacaktır. Bakmayın pazarların adeta tıka basa dolu olmasına. Bu görüntüler de ekonomik zorluğun bir yansıması.

Hekimlerin söylediklerine kulak vermek zorundayız. Korona için aşıdan çok bir ilaç bulunması çok büyük önem taşıyor. Bu gerçekleştiği takdirde insanlar üstlerindeki korona korkusunu atabilecek ve işte ancak o zaman ekonomi normale dönmeye başlayacaktır.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap