Dış ticarette pahalı adaptasyon
Küresel jeopolitik risklerin tetiklediği maliyet artışları ve pahalanma süreci hız kesmeden devam ederken, haziran ayında dış ticaret çarkları yeniden hızlandı ve hem ihracat hem de ithalatta fiziki mal hareketinde çift taraflı belirgin bir toparlanma yaşandı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı haziran ayı dış ticaret endeksleri, haziranda yüksek fiyat düzeyine rağmen hem ihracat hem ithalatta miktar bazında kayda değer artış olduğunu ortaya koydu. İhracat birim değer (fiyat) endeksi önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 artarken, miktar endeksinde yüzde 8,1 oranında bir artış gerçekleşti. İthalatta da birim değer yüzde 12,9, miktar yüzde 9 artış gösterdi. İthalat ihracata göre hem fiyatta hem miktar bazında daha hızlı arttı.
Yılın başından itibaren yükselen gerilim ve savaşın küresel ekonomide yol açtığı sıkıntıların yansıması dış ticarette fiyatları yükseltirken miktar bazında daralmaya yol açmıştı. Özellikle ihracat ve ithalat fiyatlarının yüzde 14,2 arttığı mayıs ayında ihracat miktarı yüzde 20,8, ithalat miktarı yüzde 21,8 daralmıştı. Haziran gelişmeleri, Türkiye’nin bu ayda ticari damarlarını yeniden açmayı ve mal hareketini başlatmayı başardığını; ancak bunu çok daha yüksek bir ithalat faturası ile yapabildiğini gösterdi.
Jeopolitik şokun, dış ticarette miktar daralması şeklindeki fiziki etkisi haziranda hafiflemeye başladı, ancak bu gerilimin ithalatta yarattığı maliyet yükü kalıcı bir baskıya dönüşmüş bulunuyor. Piyasaların mal sevkiyatında sorunları aştığını, ancak bunu daha yüksek bir ithalat faturası ödeyerek başardığı görülüyor.
Ana faktör enerjideki pahalanma
Dış ticaret endekslerinin alt detayları “Jeopolitik risklerin gölgesinde pahalı adaptasyon” durumuna işaret ediyor. Veriler, pahalanmanın ana kaynağının enerji olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Haziran itibarıyla yıllık bazda “Yakıtlar” kaleminde birim değer; ihracatta yüzde 40,7, ithalatta ise yüzde 39,3 ile rekor oranda artmış bulunuyor.
Buna karşılık, yakıt miktar endeksleri ihracatta yüzde 29,6 ve ithalatta yüzde 7,5 oranında daralmaya işaret ediyor. Bu da jeopolitik gerilimin küresel enerji fiyatlarını aşırı yükselttiğini gösteriyor. Veriler, Türkiye’nin daha az enerji/yakıt tüketip buna karşılık çok daha büyük fatura ödemek zorunda kaldığını gösteriyor. Genel ithalat birim değerinin genel ihracatı geçmesi de esas olarak bu kalemden kaynaklanıyor.
Dış ticaret haddi 90,1
İhracat fiyat endeksinin ithalat fiyat endeksine oranlanması ile bulunan 2015=100 bazlı birim değer (fiyat) endekslerine göre dış ticaret haddi, ocak ayında 95,1’le son dönemlerin en yüksek düzeylerinden birine çıkmıştı. Artan jeopolitik gerilim, sıcak savaş ve belirsizlikler döneminde ayındaki söz konusu had gerileyerek mayısta 89,6’ya kadar indi.
Haziranda ise dış ticaret haddi önceki aya göre 0,5 puan yükselerek 90,1 oldu. İhraç edilen ürünlerin ortalama birim fiyatının, ithal malların ortalama fiyatına oranlanması ile bulunan, ülkenin dış ticaretinde kârlılığı ve ülkeye net sermaye giriş-çıkışını da gösteren dış ticaret haddinde mayısa göre artış, Türkiye’nin dış ticaretinde fiyat dengesine dair sınırlı bir iyileşmeye işaret ediyor.
Ancak had 100’ün altında kaldığı sürece denge aleyhte oluşuyor. Buna göre “dış ticaret haddi” hala “daha çok sat-daha az al” noktasında kalmaya devam ediyor.
Mevsim, takvimden arınmış miktarda düşüş
TÜİK’in mevsim ve takvim etkilerinden arındırarak hesapladığı veriler ise ihracat ve ithalat miktarında daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. Buna göre mayısta 143,3 olan ihracat miktar endeksi, haziranda yüzde 5,5 oranında azalarak 139,5 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise Haziran 2025 itibarıyla 148,9 olan ihracat miktar endeksi bu yıl aynı ayda 5,7 oranında azalarak 140,5 geriledi.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seride ithalat miktar endeksi; mayıs ayındaki 116,3 düzeyinden haziranda yüzde 8,3 artışla aralıkta 126 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ithalat miktar endeksi; bir yıl önce 130,9’luk düzeyine göre yüzde 2,5 oranında azalarak 127,6’ya indi.
Gıda ithalat miktarında rekor artış
Haziran gelişmeleri, gıda, hammadde ve imalat sanayi gibi “enerji dışı” sektörlerde de fiziki canlanmaya işaret ediyor.
Türkiye, jeopolitik krizin vurduğu yakıt ve enerji kaleminde çok ağır bir fatura öderken; sanayi ve gıda gruplarında lojistik kanalları açarak yüksek miktarlı bir ticari geri dönüş de gerçekleştirmiş durumda. Gıda, içecek ve tütün grubunda ithalat birim değeri yıllık bazda yüzde 3 gerilerken, ithalat miktarı yüzde 46,8 gibi rekor bir oranda arttı.
İthalat verileri, küresel gıda fiyatlarındaki hafif gevşemenin fırsat verdiğini, jeopolitik riskler nedeniyle gelecekte yaşanabilecek bir gıda sıkıntısı kaygısıyla yoğun bir gıda ithalatı ve stoklaması yapıldığına işaret ediyor. Miktar bazındaki bu dev artış, iç piyasada arz güvenliğini sağlama hamlesi niteliğinde. İhracatta ise gıda grubunda birim fiyat yüzde 5,9, miktar endeksi 19,1 artış gösterdi.
İmalatta çarklar yeniden dönüyor
Haziran itibarıyla yıllık bazda hammaddede birim fiyat yüzde 9,1, ithalat miktarı yüzde 25,9 arttı. İmalat sanayiinde (gıda, içecek, tütün hariç) ithalat birim fiyat yüzde 6,6, ithalat miktarı ise yüzde 13,9 artış kaydetti. Bu durum ihracat tarafına da yansıdı; hammadde ihracatında birim fiyat yüzde 4,8, miktar yüzde 25,8; gıda hariç imalatta birim fiyat yüzde 11,6, ihracat miktarı ise yüzde 9,7 artış gösterdi.
Bu veriler baz alındığında mayıs ayındaki sert daralmanın ardından sanayicinin hammadde ve ara malı tedarikinin haziranda güçlü bir şekilde geri döndüğü görülüyor. Hammadde girişindeki artış, imalat sanayinin çarklarının yeniden döndüğünü ve ertelenen ihracat siparişlerinin üretilip fiziki olarak dış pazarlara gönderildiğini (miktar artışını) gösteriyor.


