Doğal çevremiz ve değerlerimiz

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Dr.Sedat Karabulut secturkiye@yahoo.com Geçtiğimiz hafta içinde gazetelerde okuduğum bir haber, ülkemizde sık görülen trajikomik olaylara yeni bir örnek oluşturdu. Muğla'nın Güllük Körfezi'ndeki Pina Yarımadası ve Çomça Koyu'nda denizi izinsiz dolduran bir şirket, Turizm Haftası içinde yöreye sağladığı katkı nedeniyle ödüllendirildi. Aynı şirket daha önce izinsiz deniz doldurma işlemi nedeniyle 21.500 YTL cezaya çarptırılmıştı. O dönemde açıklama yapan şirket yetkilisi "İzin almadık ama, denizi doldurduk, Türkiye'de bu işlerin nasıl olduğunu biliyorsunuz, biz büyük şirketiz nasıl olsa izni alırız. Denizi doldururuz, cezası neyse öderiz" açıklamasıyla dikkat çekmişti. Genel olarak insanları davranışları ile değerlendirir ve tanımlarız. Davranışlarımız ile birbirimizi etkiler, kendimize özgü toplumsal veya ulusal bir yapı oluştururuz. Uzmanlar bu kadar ciddi sonuçları olan davranışlarımızın şekillenmesinde iki yapıdan bahseder; "değer yargıları" ve "çevre şartları". Değer yargıları... İnsan denen varlık aslında, bir değerler sistemi bütünüdür. Çevresindeki her şey; maddi varlıklar, yargılar, kurallar, duygu ve düşünceler insan için belli bir değere sahiptir. İnsan bu maddi ve madde dışı varlık ve olgulara değer atfeder ve çevresi ile sürekli olarak etkileşim içinde olur. Bu etkileşimden elde ettiği verileri akıl süzgecinden geçirir ve kimisini kabul eder, kimini değiştirir veya geliştirir. Değer yargılarımızın şekillenmesi, çocukluk yıllarımıza belki de daha eskilere dayanır. Değerlerimizin belirli bir şekli almasından sonra, değişmesi zorlaşır. Çevre şartları... İnsan davranışlarını belirleyen diğer bir etken "çevre şartları"dır. İçinde bulunduğumuz yapı uzun süre belli bir davranışı ödüllendirir, tersi durumu cezalandırır ise önce davranışların sonra da değer yargılarının değişmesi beklenir. Çevre şartlarının uzun süre değişmeden, bir davranış kalıbını desteklemesine "davranışsal iklim" diyebiliriz. Bu iklim belirli bir süre hüküm sürdüğünde, doğal yapısına uygun insanların yetişmesini sağlar. Milyarlarca insanın yaşadığı dünyamızda, bu kadar çok parametreli bir konunun kontrol altında tutulabilmesi şüphesiz çok zordur. Toplumsal yaşama düzeninin sağlıklı olabilmesi için, bireylerin ayrı ayrı değer yargıları ve çevresel şartları ne olursa olsun, ortak bir noktada buluşulması gerekir. Bu ortak oktalardan en önemlilerinden biri "hukuk"tur. Hukuk... Hukuk sistemleri hangi davranışları yaparsak "ceza" alacağımızı detaylı olarak tanımlıyor. Değeler sistemimiz ise neyin ödüllendirileceğini belirler. Yazının başında aktardığım olayın kahramanı olan şirket, ortak varlığımız olan doğal çevreyi kirlettiği için cezalandırıldıktan sonra, aynı sistemin bir başka organı tarafından ödüllendirildiği zaman kafamız karışıyor. İnsanların aklında bir soru oluşuyor; Acaba sistemin organları arasında bir uyum, bakış açısı veya iletişim eksikliği mi var? Bu sorunun cevabını bilemiyorum ama yaşanan böylesi olayların, hem değerler sistemimizi, hem de "çevre şartlarımızı" olumsuz etkilediğinden eminim.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.321,19 1,53 %
Dolar 46,9720 0,11 %
Euro 53,6139 -0,04 %
Euro/Dolar 1,1415 -0,13 %
Altın (GR) 6.197,31 -0,49 %
Altın (ONS) 4.119,12 -0,12 %
Brent 75,9790 0,03 %