Doğaltaş “kültürü ve ekosistemi” oluşturmak neden önemli?/1

Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT BUZDAĞININ DİBİ rustu.bozkurt@dunya.com

Ülkemizdeki doğaltaş üretimine ilişkin gözlemlerin paylaşıldığı bu yazının ilk bölümünde Aliya İzzet Begoviç’den Edgar Morin’e “kültür kavramının” neleri içerdiğini paylaştık. Kavrayıcı, kapsayıcı ve geliştirici kültür yaratmadan mal ve hizmet üretiminde hünere ulaşmak ve hünere akıl katarak yaratıcı gelişmelerin öncüsü olmak olanaksızlığa yakındır.

Yazımızın bu bölümünde doğaltaş sektörün gelişmesi için neden kendi “kültürünü ve ekosistemini” oluşturma zorunda olduğunu tartışalım: Sektörün neden “ küresel ekosistem ve çevre analizi” yapmak zorunda olduğunu sorgulayalım. Sektörün rezervlerimizin hakkını verebilmek için “meta analizi yapma ve paylaşma” konusunda gerekeni yapması üzerinde duralım. Ülkemizin koşullarına göre iyi örgütlendiklerini düşündüğümüz STK’ların “ortak anlatım dili ve ortak strateji” konusuna emek ve zaman ayırmasının gerekçelerini açıklayalım. Sektörde “pazarlama ve satış” alanında birkaç basamak yükselmek gerektiği konusundaki düşünceleri irdeleyelim. Sektörde verilen kararlarda “net bilgi, etkin koordinasyon ve odaklanma” ilkesine ne kadar yakın durduğumuzu anlamaya çalışalım. Doğaltaş üretiminde “öngörme ve önlem alma, gözetim ve denetim disiplinine” uyma ihtiyacını netleştirelim. Sorgulamamızın sonunda “geliştirici doğaltaş kültürü” oluşturmanın gelecek inşa etmedeki yerini, önemini ve değerini anlamaya çalışalım.

Kültür, bütün inanç sistemlerini etkilediği gibi düşünce sistemlerinin indirgemeci ya da entegre analize dayalı bağlantısal bütünlüğünü belirler. Halkımızın binlerce yıllık akıl birikiminin süzdüğü genelleme, “İktisadi olmayan itikat yaşayamaz” der… Bu kadım genellemeden yola çıkarak, “ kültürünü oluşturamamış herhangi bir üretim alanı uzun soluklu ve sürdürebilir değer katamaz” yargısına ulaşabiliriz. Doğaltaş sektörünün sürdürülebilir olması için neden kendi kültürünü oluşturması gerektiğini tartışmaya açmadan birikim yeteneklerimizi koruyarak uzun dönemli geleceğimizi güven altına almayacağımız varsayımını test edebiliriz.

Kürsesel ekosistem ve çevre analizi

Ekosistem dendiği zaman ne anladığımızı bu yazı çerçevesinde paylaşmak, yazının asıl amacı olan doğaltaş sektörünün sorunlar sorgulamaktan bizi uzaklaştırabilir. Ekosistem dediğimizde ne anladığımız, daha önce paylaştığımız yazılara elektronik ortamda erişilerek anlaşılabilir(*).

Özetle anlatmak gerekirse, ekosistem canlı ve cansız varlıkların birbirleriyle kurdukları bağlantıların, iletişim-etkileşimlerin, işbirliklerinin simbiyotik ve asalak etkilerinin gelişmeyi özendirmesi ve caydırmasıdır. Bir sistemde ekonomik etkileşimleri kavramadan doğru veriler aranamaz. Veri doğru olmayınca gerçek ihtiyaçlar tanımlanamaz. İhtiyaçlar tanımlanamayınca da öngörme ve önlem alma, gözetim ve denetim disiplini kurulamaz; sistemin etkin ve verimli işlerliği sağlanamaz.

Doğaltaş üretiminde piyasada müşterinin kabul edebileceği ürünleri uygun maliyet ve fiyatla satmak istiyorsak; ekosistem etkileşimlerini araştırmalı ve bilmeliyiz.

Doğaltaş üretimi ve tüketiminde küresel ölçekte metrik sonuçları izlemek gerekir: Kaç metreküp ya da ton işlenmiş doğaltaş tüketiliyor. Tüketilen doğaltaşlar için ne kadar bedel ödeniyor. Küresel piyasa hangi renk ve özellikteki doğaltaşları tercih ediyor. Doğaltaş uygulamalarında piyasa tercihlerini hangi odaklar etkiliyor? Bu sorulara daha bir dizi soru eklenerek elde edeceğimiz metrik sonuçlar bize doğaltaş üretiminde “süreç sonuçları” hakkında ipuçları verir. O zaman süreçleri doğru yönde izleyebilir ve yatırımları sağlıklı yapabiliriz.

Diğer üretim alanlarında olduğu gibi doğaltaş üretiminde de “sonuç metrikleride” ile “süreç metrikleri” de yüzde 98 oranından daha fazlasıyla “açık kaynaklardan” erişilebilecek verilerdir.

Doğaltaş kaynaklarını daha etkin ve verimli değerlendirmek için kurumsallaşmış işyerleri ve ilgili STK yönetimleri her yıl düzenli ve kapsamlı bir çevre analizi yapmalıdır. Sektörün “meta analizlerinin” yeterli olmadığını düşünüyoruz; bu düşüncenin tersini kanıtlayacak bir çalışmaya erişebilirsek, bilgimizi netleştirmiş olmanın sevincini yaşarız.

Sektörde “meta analizi” yapılıyor mu?

Meta analizi piyasada dolaşan, açık kaynaklarda yer alan verileri derleyerek, kendi ihtiyaçlarımız için üretim alanımızda eğilimlerin fırsat ve tehlikelerin erken uyarı ile farkına varmak için yapılır. Meta analizleri, sektörde bağlı değişkenlerin izlenerek “küçük veriye” erişmemizi sağlar. Küresel ölçekte meta analizi de dünya ölçeğinde sektörle ilgili eğilimlerin fırsat ve tehlikelerini öngörmemize yardımcı olur.

Ülkemizde doğaltaş işyerleriyle ilgili sağlıklı bir envanter çalışması yoktur. Kaç ocak işletmesi var? Üretim kapasiteleri nedir? Kapasiteler yeterince kullanılıyor mu? Birim maliyetleri ne yönde gelişiyor? Üretilen doğaltaş ihraç mı ediliyor, yerli piyasaya mı veriliyor? Kaç işleme tesisi var? İşleme tesislerinin makine-donanım kapasiteleri ve kapasite kullanım oranları nedir? Gidişatı anlamak için sormamız ve cevaplarını vermemiz gereken ekosistem oluşumundan söz edilemez.

Diğer üretim sektörleri gibi doğaltaş üreticileri de, günümüzdeki bağlantı olanakları, üretim, ulaşım, iletişim potansiyelleri giderek karmaşıklaşan bir piyasa oluşturmaktadır. Doğaltaş ocaklarından son kullanım uygulamalarına kadar sistem giderek katmanlaşmaktadır. Günümüzde iş yönetiminin temel sorunu, “karmaşayı kavrayışa dönüştürmektir”. Kavrayışımızı artırmak için yapılacak çalışmaların ilki karmaşayı kavrayışa dönüştürmek için meta analizlerin önemini ve değerini anlamaktır.

Doğaltaş sektöründe meta analizlerinin bir başka “yumuşak gücü” sektörle ilgili STK’ların “ ortak anlatım dili ve ortak stratejiye” sahip olmalarıdır.

STK’ların ortak “anlatım dili ve ortak strateji” var mı?

Herhangi bir sektörde ortak anlatım dili ve ortak strateji oluşturmanın gerek şartı, sektörün yapısal ve ekonomik özellikleri konusunun netleştirilmesidir. Ülkemizin bulunduğu coğrafya doğaltaş oluşumumun en önemli fırsatıdır. Bulunduğumuz coğrafya kuşağında İspanya, İtalya, Yunanistan, Iran ve başka ülkeler de bulunmaktadır. Coğrafyanın yarattığı fırsat, aynı zamanda tehlike de içerir. Ambargo uygulamaları kalktığında İran’ın doğaltaş üretiminde bize nasıl bir rakip olabileceğini bilimsel yöntemlerle analiz etmezsek sektörün çok temel bir özelliğini gözden kaçırmış oluruz.

Üzerinde bulunduğumuz coğrafyanın doğaltaşlarımızın dokusu, sertlik derecesi, renk özellikleri hakkında net tanımlamalarımız yoksa her gelen bir hikaye anlatır; gerçekçi olmayan hikayelerin peşine takılırsak ciddi yanılsamalarla yüzleşiriz. Doğaltaşlarımızın yapısal özellikleri bilmemiz, blok veriminden işleme verimine, plaka veriminden uygulama aşamasındaki verimliğe kadar çok geniş bir alanda alacağımız kararların, oluşturacağımız kurumların, yapacağımız yatırımların, satacağımız ürünlerle ilgili değer ölçülerimizi etkiler. Doğaştaş özelliklerine ilişkin bilimsel bilgiler ortak anlatım dili yaratmamızı ve ortak stratejiler kurgulamamızı da kolaylaştırır.

Ortak anlatım dili ve stratejilerin varlığı siyasi irade karşısında “etkili lobi gücü” yaratır; önyargı ve ezbere dayalı çevrecilik ve diğer kamuoyu algısını etkileyen oluşumlara karşı da direnci artırır.

Ortak anlatım dili ve strateji, “net bilgi, etkin koordinasyon ve odaklanma” ilkesinin hayata taşınmasının da önünü açar.

Haftaya: “Kültür ve ekosistem”/2

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar