Doğan görünümlü Şahin
Federal Rezerv Bankacılığının yeni başkanı Kevin Warsh başa geçer geçmez para politikasında devrim gibi söylemlere imza attı. Fed’in para basma yetkisi ve guvernörlerin atanması gibi başlıklar nedeni ile anayasaya aykırı olduğu tartışmalarını da unutmamak lazım.
Pandemi çıkışında dünyada 140 civarı ülke negatif reel faiz bölgesindeyken, bizde ana akımda negatif reel faiz bilime aykırı denilerek Taylor Kuralına atıf yapılıyordu. Oysa 1993 yılında reel faiz makalesini yazan Taylor, formülünde potansiyel GSYİH ve nötr faiz gibi bir ekonomide ölçülemeyen, gözlemlenemeyen ancak varsayımlara dayalı hesaplanabilen iki değişkeni dikkate alıyordu.
Enflasyon hedefi niye gelişmiş ekonomilerde %2 seviyesinde kimse nedenini akademide ve literatürde bilmezken, 2000 ve Euro geçişi sonrasında başta Fed ve ECB’nin sıfır faiz seviyesindeki Keynes Likidite Tuzağı herhalde bizde ana akımda atlanmış olmalı ki, bırakın negatif reel faizi, ECB’nin negatif (eksi) politika faizini içeren tonla akademik makale de ya bilinmiyordu ya da dikkate alınmıyordu.
Muhteşem iletişim
Unutmak mümkün değil, programlarda, haber ve yazılarda bilim dışı olarak adlandırılan anortodoks politikalar için Fed örnek gösterilirdi.
Ne kadar da muhteşem iletişim yaparak piyasaları yönlendirdiği anlatılırdı. İşte Warsh dedi ki, “forward guidance yok artık, iletişim artık para politikamızda ön planda olmayacak, 130 kelime varken 380 kelimeye gerek yok”. Metinden cımbızlı kelimeler yok demek yani. Tam burada “ama o baz para, kendi parası ile borçlanıyor ki” tarzı neoklasik yanlış ezberleri de unutmak mümkün değil.
Yetmez ama Warsh yine dedi ki: “Phillips Eğrisine de inanmıyorum”. Şimdi burası çok önemli. Yani enflasyonla işsizlik arasındaki ters yönlü ilişkiyi kabul etmiyorum demek. Fiyat istikrarı ve tam istihdam “dual mandate” kelimesinin hakkını vermek için, biri için diğerinden vazgeçmem demek. İşte bu merkez bankacılığında ve para politikalarında bir devrim demek. Bizde maalesef korelasyon (ilişki) ile nedenselliği sıkça karıştıran blog yazılarının bu hususta manşetlere çekildiği hele düşünülünce.
Sevim koş, koş
Ana akımda merkez bankacılığı örneği diye anlatılan Fed için “piyasaları ne güzel hazırladılar, bak enflasyonu gördüler faizi takkk arttırdılar” diye çok söylem oldu. O sene 8 banka batınca kimsede sormadı ki “bu nasıl güzel hazırlık böyle” diye. Üstelik Fed’in denetim mekanizmasında, bir direktörünün batan bankalardan birinin CEO’su olmasını da hatırlayınca, insanın aklına liyakat kelimesi de gelmez mi?
Fed için ana akımda liyakat örneği olarak anlatılar da çoktu. Sonra Trump geldi. Bina renovasyon bütçesindeki aşımı dile getirmez mi? Powell kongrede yeminli ifadesinde yanlış beyan mı vermişti? Neyse mahkeme (savcı) ile uzlaşarak yönetim kuruluna geçti de sorgu sual bitti, sular duruldu.
Bir de bağımsız merkez bankacılığı iddiası vardı. Neoliberalizmin özellikle Friedman sonrası öğretisi. Gerçi sermayesi, döviz rezervi dikkate alındığında finansal, bilançosundaki hazineyi fonlayan %95’lik aktifi dikkate alınca politika bağımsızlığını ana akımda kimse sorgulamazdı ama esas Kamala Harris ile Trump yarışırken seçimden önce “şaaakkk bir 50 baz puan faiz indirince” kimse çil yavrusu gibi dağılmadı. Bu arada stratejik petrol rezervleri tarihi düşük seviyeye indiği için enflasyon düştü ABD’de. Bugün de ara seçim öncesinde yine aynı seviyelerde.
Motor rektifiye
İnsan sormadan edemiyor haliyle. Sahi kuzum, siz bu işi bildiğinize emin misiniz, diye. Kim neyi ne kadar biliyor veya iyi biliyor, tartışmalı ama net olan Warsh son çiviyi çaktı.
Zaman zaman sosyal medyada ısıtılan konulardan biri de memur sayısı ve maaşları. Öncelikle memur sayımız OECD, İskandinav ve AB ülkelerine göre kıyaslandığında nüfusa oranla çok değil.
Vergilerimiz memur maaşlarına gidiyor söylemi de Friedman’ın “enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur” cümlesi kadar yanlış. Asgari ücretten vergi alınmazken, kurumlar vergisi tahsilatı gelir vergisinden hep düşükken hele. Devlet önce harcar sonra bölüşümü dengelemek için vergi toplar.
Sanayide, ekonomide iyi bir rektifiyeci bulup hatalı yerleri düzeltmezsek motordan böyle boş seslerin gelmesi, neoklasik neoliberal sorunların devam etmesi kaçınılmaz.