Doğu kanadı yıkıldı
Başlığa bakan sanmasın ki Soğuk Savaş’tan bahsediyorum ya da stratejik bir ittifakın çöküşünden. Bahis konusu Beyaz Saray’ın doğu kanadı olan “East Wing”in yıkılma kararı. Başkan Trump Beyaz Saray’ın doğu kanadını yıkıp büyük bir balo salonu yapma kararı aldığında, tüm ABD’de büyük bir serzeniş oldu. Kimileri Trump’ın yaptığının ulusal mirası koruma kanununa aykırı olduğunu, kimileri ise ABD Başkanı’nın Beyaz Saray’da değişiklik hakkı olduğunu savundu. Peki bu renovasyonu bu kadar önemli kılan neydi? Bakalım.
Önce şunu söylemek istiyorum, benim gibi Amerika üzerine çalışan akademisyenler için enteresan bir dönem. Televizyonlarda, konferanslarda Amerikan iç ve dış politikasını analiz etmeye çalışıyoruz, ama esasen bir tarihin içinde yaşıyoruz.
Çünkü Amerikan sistemini belki de kökten sarsan bir üslup, siyaset, tavırlar, kararlarla karşı karşıyayız. Trump’ın bu duruşu, kararları ve politikaları eski dönemlerle alakasız olduğu için sert eleştirilere maruz kalıyor, ancak bizler Trump’ın nasıl bir başkan olduğunu, Amerika’ya iyi ya da kötü neler yaptığını dönemi bittikten belki de onlarca yıl sonra daha net göreceğiz.
100 yılı aşan gelenek
Beyaz Saray’daki bu yeni inşaatın önemi de Trump döneminde olması ve tarihi gelenekleri etkilemesinden olsa gerek, bu kadar sert eleştiriler alıyor. Doğu kanadı 1902 senesinde Theodore Roosevelt döneminde yapıldı. Betty Ford’un tabiriyle, “ABD’nin beyni batı kanadı ise, kalbi de doğu kanadıdır.” Batı kanadı ABD Başkanı’nın, Oval Ofis’in ve tüm danışmanların olduğu karar merkezidir. Yıkılan doğu kanadı ise First Lady’nin ofisi ve sosyal işlere dair büroların bulunduğu yerdir. 1947 senesinde Franklin Roosevelt buraya bir de sığınak ekledi.
Birçok First Lady, Eleanor Roosevelt gibi aktif bir şekilde ABD’nin en önemli vazifelerinden biri olan First Lady’liği buradaki ofislerinden yönetti. Gerçi Trump’ın ilk döneminde, ilk 108 günde Melania Trump sadece bu ofisi 14 gün kullanmış olsa da ABD’nin kalbi olarak isimlendirilen bu ofis yüz yılı aşkın bir tarihe ve geleneklerin oluşmasına şahitlik etmiş bir mekân.
Gelenekler kökten değişti
Esas sorun tabii ki bu değil. Yıllar içinde Beyaz Saray’da belli başlı değişiklikler yapıldı. İrili ufaklı inşaat işleri oldu, ama Beyaz Saray’ın bir kısmının yıkılıp yerine balo salonu yapılması kadar büyük bir inşaat ve değişiklik 123 senedir ilk kez oluyor. Trump döneminde olması, Trump’ın başkanlığı dönemindeki Amerikan başkanlık müessesesini kökten değiştirmesi ve her şeyiyle farklılaştırmasının sembolik bir değişimi olarak da görülüyor.
Yıllardır devam eden gelenekler silsilesi birden bir başkanın döneminde kökten değişiyor. Hiçbir uluslararası toplantıda ABD başkanlarının kendilerinden önceki başkanları eleştirdiğini, kendini mucizevi bir lütuf olarak görüp övündüğünü, hakaret eden ifadeler kullandığını göremezsiniz. Trump döneminde bu ve bu örneklere eklenebilecek onlarca örnek daha var. Akıllardaki soru, Trump’ın bu tavırlarının, üslubunun ve politikalarının 4 senelik bir süreyle mi kısıtlı olduğu, yoksa ABD başkanlık sisteminin ve bu sisteme bağlı üslubun artık tamamen farklılaştığı mı sorusu.
İşte bu yüzden Beyaz Saray’ın doğu kanadı meselesi sadece bir balo salonu ya da inşaat meselesi değil. Bir tarzın kalıcılığının ya da devamlılığının gözler önünde yükselişi meselesi. Tarihe geçip değiştirilecek bir yapısal değişiklikten ziyade, 300 seneye yaklaşan bir sistemin kökten değişim tarihini mi sembolize ettiğidir. Doğu kanadı inşaatı ABD için sadece bir inşaat değil, bir sistemin geleceğiyle ilgili sorunun cevabına dair olan merak meselesidir.