Doktorların ‘ekonsey’i dünyaya açılan bir girişime dönüşür mü?

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

ÜROKLİNİK’in (Ürolojide Robotik Cerrahi Merkezi) kurucusu Prof. Tibet Erdoğru, bir süre önce hastanelerdeki “konsey”modeline kafa yordu:

-Hastaların durumunu değerlendirmek üzere farklı uzmanlıkları olan doktor arkadaşlarımızın bir araya gelmesiyle “konsey” oluşturulur. “Konsey” hastanın durumunu farklı yönleriyle değerlendirir, tedavinin yol haritası belirlenir.

Duruma göre 5-6 doktordan oluşan “konsey”in konuyla ilgilenmesinin hastaların güvenini artırdığını irdeledi:

- Pandemi döneminde “konsey”leri online ve görüntülü platformlarda yapmaya başlamıştık. Acaba bunu “ekonsey” şeklinde kalıcı bir modele dönüştürebilir miyim?

Pandeminin etkisiyle bir yıldır “online görüntülü gerçekleşen konsey” buluşmalarını dikkate alarak platformunu kurdu:

● ekonsey.com online medikal danışmanlık… Prof. Tibet Erdoğru,kısa süre önce kurduğu platformda doçent-profesör düzeyinde, farklı uzmanlıkları olan 42 doktordan oluşan kadroya ulaştı.

Prof. Erdoğru ile geçenlerde buluştuk. Bir gece önceki “ekonsey”den söze girdi:

- ABD’den böbrek kanseri bir hasta bize başvurmuştu. Türkiye saatiyle akşam 21.00’de ben dahil 6 profesör görüntülü platformda ABD’deki Türk hastayla buluştuk. Aramızda nükleer tıp uzmanı, göğüs cerrahı da vardı.

Söz konusu “ekonsey” görüşmesinin 40 dakika sürdüğünü belirtti:

-Böbrek kanseri hastamızın akciğerinde metastaz söz konusuydu. Konsey toplantısında akciğerdeki metastazın temizlenmesi kararı çıktı.

Ardından Gaziantep’ten bir hasta ile buluşmayı aktardı:

- Böbrek taşı olan hastamız Gaziantep’ten bağlandı. Ben İstanbul’dan, diğer doktor arkadaşlarım da Bursa ve Ankara’dan bağlandı.

Hastanın raporlarını, böbreği ile ilgili görüntüleri inceledik. Hastayı dinledik. Sonra da tedavi için yol haritasını çizdik.

Böbrek rahatsızlığı olan bir doktorla gerçekleşen görüşmeye değindi:

- Böbrek hastası doktor için 4-5 profesörden oluşan “konsey” oluşturduk. Görüntülü platformda görüştük, raporlarını inceledik. Hastamız olan doktor, “4- 5 profesörle yüz yüze görüşmek istesem epey uğraşacaktım. Ekonsey ile kısa sürede görüşmeyi yaptım” dedi. “ekonsey”in mevcut halini bir “startup” gibi gördüğünü bildirdi:

- “ekonsey” muayene veya tedavi hizmeti vermiyor. Sadece danışmanlık hizmeti veriyor. “ekonsey”e danışan hastanın, görüştüğü doktorlardan birine tedavi olmak gibi bir zorunluluğu yok.

Zamanla “ekonsey”deki doktor sayısının 400’e çıkabileceğini ifade etti:

- Kısa süre içinde “ekonseyinternational” ı da kurmayı düşünüyorum. ABD’den başvuran Türk hasta, uluslararası alanda da önümüzde fırsat olduğunu bize gösterdi. Belki de sağlık alanında dünyaya açılan bir girişime dönüşürüz.

Platformun şirket yapısıyla ilgili şu noktanın altını çizdi:

- Şirketi ben kurdum ama ortaklıklar gündeme gelecek. Gerekirse ben yüzde 5 hisse sahibi olarak kalırım. Bu platformun Türkiye’nin dünyaya açılan bir değeri olmasını istiyorum.

Pandemiyle gündeme gelen “doktor ekonseyi”, Prof. Erdoğru’nun hedefl ediği gibi dünyaya açılan bir girişime dönüşür mü?

Cerrahide uyguladığı tekniğin adını ‘İstanbul’ koydu, dünyaya tanıttı

PROF. Tibet Erdoğru, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp ve üroloji ihtisas eğitimi gördü. 2 yıl Alman hastanesinde uzman olarak çalıştı. Harvard Üniversitesi (ABD) Tıp Fakültesi “Massachusettes General Hospital”da “Böbrek Taşı Hastalıkları Merkezi”nde Prof. Stephen Dretler başkanlığında endoskopik taş cerrahi eğitimi gördü.

Akademik kariyerine Akdeniz Üniversitesi’nde devam ederken, doçentliği sırasında Heidelberg Üniversitesi’ne (Almanya) bağlı Heilbronn Hastanesi Üroloji Kliniği’nde Prof. Jens Rassweiler ile ürolojide laparoskopik kanser ve rekonstrüktif cerrahi konusunda eğitim aldı.

Prof. Erdoğru, 2010’dan sonra robotik ve laparoskopik cerrahi uygulamalarında adından söz ettirmeye başladı. Son 8 yılda 17 eğitim projesine imza attı.

Üroloji robotik ve laparoskopik cerrahi konusunda öne çıkan canlı ameliyat kongresi “Challenges in Laparoscopy & Robotics 2015”i İstanbul’da düzenleyip, başkanlığını yaptı. 2014 yılında pelvik ağrı konusunda uyguladığı “Laparoskopik Pudental” tekniğine “İstanbul” adını verdi. “Istanbul Technique”i “Journal of Surgical Endoscopy” dergisinde yayınladı.

Prof. Erdoğru, cerrah adayı doktorların eğitimine dönük olarak canlı yayınlanan ameliyatlara imza attı. Ameliyatları İspanya, İtalya, Güney Kore, Portekiz, Avusturya ve Almanya’dan 1000 dolayında cerrah izledi.

2019 yılında felçli mesaneli bir hastada ilk kez “Pudental Sinir”e pil yerleştirdi. Mesane yerleştirilen pil ile çalıştı. Prof. Erdoğru’nun bu başarısı 2020 yılında literatüre de girdi.

Prof. Erdoğru’nun ulusal ve uluslararası 7 kitapta üroloji laparoskopik ve robotik cerrahi bölümleri bulunuyor. Yayınlanmış uluslararası bilimsel makale sayısı da 83’e ulaşıyor.

“Institute Scientific Information” verilerine göre bilimsel dergilerde Prof. Erdoğru’ya yapılan atıf sayısı 227 olarak karşımıza çıkıyor.

Cumhurbaşkanlığı ‘ara dönem adayı’ yetkiyi nasıl kullanacak?

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, önceki akşam partisinin “Ekonomi ve Finans Politikaları Eylem Planı”yla ilgili çalışmalarını gözden geçirmek üzere bir grup ekonomistle buluştu.

Buluşmaya Deva Partisi’nden Ekonomi ve Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakçı, Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir, Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Politikaları Başkanı Burak Dalgın ile Ömer Gencal, Gülçin Avşar, Alper Akalın, Ahmet Yereli ve İhsan Günaydın katıldı.

Babacan, sohbetin sonunda parlamenter sisteme geçiş konusunda şu mesajları verdi:

Ara dönemde seçilecek Cumhurbaşkanı “Parlamenter sistem istiyorum” diyecek ama mevcut sisteme göre seçilecek. Mevcut sistemin bütün yetkileri elinde olacak. Bu yetkiyi nasıl kullanacak?

“Parlamenter sistem istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı adayı veya adaylarının geçiş döneminde nasıl çalışacaklarını baştan deklare etmeleri lazım.

Parlamenter sisteme geçiş sözü veren adaylardan, “Cumhurbaşkanı seçilirsem mevcut yetkileri 6 aydan fazla istemem” diyen çıkar mı?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar