Dört haneden üçü ‘hızlı fiyat artışı’ sürecek diyor

Enflasyonla mücadele­de negatif psikolojik faktörü oluşturan hane halkının beklentisi son bir yıl­da önemli oranda gerilemek­le birlikte hala çok yüksek dü­zeyde kaldı.

Hanelerin gelecek bir yılın sonunda tüketici fiyatları (TÜ­FE) bazında enflasyon beklen­tisi kasım ayında yüzde 52,24 olarak ölçüldü. Hane halkının bu yüksek beklentisi, ekono­mik verilerin değil, “ekonomik duygunun” sonucu olarak de­ğerlendiriliyor, buna göre enf­lasyonda teknik düşüş olsa bi­le halk enflasyonun bittiğine inanmıyor. Dört haneden üçü, fiyatların daha hızlı ya da ay­nı oranda artacağını düşünü­yor. Halkın yüksek enflasyon beklentisi ise, gerçek enflasyo­nu bizzat yaratabilen bir meka­nizma niteliği taşıyor.

Enflasyon düştü beklenti düşmedi

Enflasyonu tek haneye indir­me hedefiyle 2023 ortalarında başlatılan parasal sıkılaştırma esaslı ekonomik programın iki buçuk yıllık uygulama sürecin­de manşet enflasyonda önemli bir düşüş sağlandı. Mayıs 2023 sonunda yüzde 35,59 olan yıl­lık TÜFE artışı Mayıs 2024’te yüzde 75,45’e kadar çıktıktan sonra izleyen dönemde başla­yan kesintisiz düşüş sürecinde bu yıl ekim sonu itibarıyla yüz­de 32,87 ile son 47 ayın en dü­şük düzeyine indi. 2026-2028 Orta Vadeli Programı’na (OVP) 2026 için yüzde 16 enflasyon hedefi konuldu. Uluslararası Para Fonu (IMF) ise son kon­sültasyon raporunda bunu yüz­de 22 olarak öngörüyor.

Beklentilerde kesimler arası uçurum

İleriye yönelik enflasyon bek­lentisinde, kesimler arasında da geniş marj bulunuyor. Gelecek on iki ay sonrasının yıllık enf­lasyon oranına ilişkin beklenti kasımda önceki aya göre piyasa katılımcılarında 0,23 puan ar­tarak yüzde 23,49, reel sektörde 0,60 puan düşerek yüzde 35,70, hane halkında 2,15 düşe­rek yüzde 52,24 oldu.

Söz konusu beklen­ti bir yıl önceye göre ise piyasa katılım­cılarında 3,71, reel sektörde 12,1 ve ha­ne halkında 11,81 puan düştü. Hane halkının beklenti­si, son bir yıldaki bu gerilemeye rağmen hala yüzde 50’nin üzerinde kaldı ve di­ğer kesimlerle belirgin ayrışma devam etti.

TÜİK’in ekim sonunda yüzde 32,87’ye inen resmi yıllık manşet enflasyonunda 2025 gerçekleşmesi de yüzde 33-34 civarında bekleniyor. Son bir yılda beklentilerdeki düşüş­te bu seyrin rolü bulunuyor. An­cak hane halkının beklentisinin yurt içi diğer kesimlere, OVP hedeflerine, uluslararası eko­nomi kuruluşlarının yıllık tah­minlerine göre hala çok yüksek olduğu görülüyor.

Tüketici fiyatlarının “daha hızlı veya aynı oranda” artaca­ğını düşünen hane halkı oranı­nın kasımda önceki aya göre 2 puana yakın artışla yüzde 75’in üzerine çıktığı dikkati çekiyor. Bu ise Merkez Bankası’nın 2015 başından bu yana olan dönemi kapsayan veri setinde yer alan 131 ayın en yüksek düzeyi.

Beklentinin kendisi enflasyon yaratır mı?

Ekonomi literatüründe beklen­tilerin reel enflasyon yaratma­sına, “kendi kendini gerçekleş­tiren dinamik” (self-fulfilling) deniyor. Sadece hane halkı değil, tüm kesimlerin beklenti düzeyi bunda rol oynuyor. Ör­neğin, gelecekte yüksek enflas­yon bekleyen firmalar yeni fiyat etiketlerini daha yüksek be­lirtiliyor, maliyet artışı olmasa bile “ileride artar” diyerek zam yapıyor, fiyat geçişkenliği hızla­nıyor. Beklenti fiyat artışını, o da TÜFE’yi tetikliyor.

Çalışanlar ve sendikalar, bek­ledikleri enflasyona göre üc­ret talep ediyor. Hane halkının beklentisi, ücret taleplerinin şekillenmesinde belirleyici olu­yor. Ücret artışları maliyetleri artırıyor, firmalar bunu fiyatlara yansıtıyor, TÜFE’yi artıran bir döngü oluşuyor.

Yüksek enflasyon bekleyen tü­ketici, “ileride daha pahalı olur” düşüncesiyle talebi öne çeke­rek, dayanıklı tüketimi artırı­yor, talep kaynaklı fiyat baskısı oluşuyor.

Kur da fiyatların ana belirleyi­cilerinden biri; halk kurun yük­seleceğini düşünüyorsa, döviz talebi artıyor, bu durumda kur yükseliyor, ithal maliyetler TÜFE’ye yansıyor.

Enflasyon beklentilerinin hede­fin çok üzerinde olduğu durum­larda Merkez Bankasının faiz politikası etkisizleşiyor, dezenf­lasyon süreci yavaşlıyor. Buna göre beklentiler, para politika­sının kredibilitesini belirliyor. Bu faktörler nedeniyle beklen­tiler düşmeden enflasyonu ka­lıcı olarak düşürmek mümkün olmuyor, merkez bankalarının başarısı sadece faiz politikasına değil, beklentileri çıpalanması­na bağlı bulunuyor.

Manşet enflasyon ve gelecek 12 ayın sonunda beklenen oran (TÜFE; %)

 Neden diğer kesimlerde daha düşük?

 Kesimlerin ileriye yönelik enflasyon bekleyişleri; piyasa katılımcıla­rında para politikası, faiz, kur projeksiyonlarına; reel sektörde temel olarak maliyet artışı ve talep düze­yine, hane halkında ise market fişi ve kişisel eko­nomik kaygılara göre şekilleniyor. Kesimlerin enflasyonu algılama ve hissetmede farklı ölçüm çerçeveleri, bekleyişler arasında derin uçurum yaratıyor.

Veri erişimi ve analiz kapasitesi yük­sek piyasa katılımcıları ve reel sektör, hedefler ve para politikasına daha yakın, hane halkı ise başta zamlarla ilgili olmak üzere haber akışı ve sosyal medyaya odaklı. Bu nedenle hane halkında, resmi istatistiklere kuşkuyla yak­laşım daha güçlü. Türkiye’nin kronik enf­lasyon geçmişi hane halkında beklenti yapışkanlığının ana nedeni.

Beklentide yapışkanlığın 7 ana nedeni

1 Halkın enflasyon algısı ile TÜFE’nin ölçtüğü enflasyon farklı: Hane halkının odaklandı­ğı, günlük alışveriş yaptığı gıda, kira, ulaştırma gibi kalemlerde­ki artış TÜFE ortalamasının üze­rinde seyrediyor. Dolayısıyla al­gılanan enflasyon resmî enflas­yonun üzerinde.

2 Geçmiş enflasyonun taşıyıcılığı: Türkiye’de enflasyon beklentileri genelde “Geçen yıl ne olduysa, gelecek yıl da ona yakın olur” şeklinde. Hane halkı beklentisinin bir yılda 11,8 puan düşse de hala yüksek oluşu, beklentilerin yavaş düştüğünü gösteriyor.

3 Güven problemi ve resmi veriye şüphe: Araştırmalara göre hane halkı TÜİK verilerine yüksek düzeyde güven duymuyor. Gerçek fiyat artışını olduğundan daha yüksek algılama eğilimi, beklentileri yukarıda tutuyor.

4 Kur geçişkenliği ve “kur ge­leceği belirler” algısı: Hane halkı için kur, fiyatların geleceği olarak algılanıyor. Döviz kuru yatay seyretse bile, “Bir nokta­da tekrar sıçrar” beklentisi sü­rüyor. Bu da 12 aylık beklentiyi yukarı çekiyor.

5 Ücret ve vergi ayarlamalarının önden fiyatlanması: Önümüzdeki 12 aya ilişkin beklentileri; düşük oranda da olsa asgari ücret artışı, kira artış tavanının kalkma ihtimali, yeni vergi düzenlemeleri, enerji, ulaştırma, sağlık gibi alanlarda gelecek kamu zamları şekillendiriyor. Hane halkı bu unsurları şimdiden fiyatlıyor.

6 Fiyatlama davranışına dair öğrenilmiş deneyim: “Fiyat düşmez, sadece artış hızı azalır” şeklindeki yaygın kültürel bellek enflasyonda beklentiyi yapışkan kılıyor.

7 Hane halkı için enflasyon geçim sıkıntısı demek: Beklenti anketleri; kişisel ekonomik kaygısı yüksek olanların enflasyonu da daha yüksek beklediğini gösteriyor. Dolayısıyla beklenti sadece ekonomik değil, psikolojik bir gösterge.

Dört haneden üçü ‘hızlı fiyat artışı’ sürecek diyor - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.367,60 -1,89 %
Dolar 45,5124 0,18 %
Euro 52,9176 -0,45 %
Euro/Dolar 1,1625 -0,37 %
Altın (GR) 6.665,68 -1,89 %
Altın (ONS) 4.540,56 -2,40 %
Brent 106,17 2,16 %