Döviz geliri düşük kaldı dış ticaret açığı büyüdü
Dış ticaret açığı büyüme ivmesini sürdürürken, yaz sezonunun başlamasına rağmen turizm gelirlerinin geçen yılın altında kaldığı haziran ayında cari işlemler dengesi 4 milyar doların üstünde açık verdi.
Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre, Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olan cari işlemler dengesi alarm vermeye devam ediyor. Döviz kazandırıcı faaliyetlerin ithalat faturasını karşılamakta yetersiz kalması makro dengeler üzerindeki baskıyı artırıyor. Haziran ayında cari işlemler dengesi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 84,8 oranında dramatik bir artışla 4 milyar 194 milyon dolar açık kaydetti.
Aylık açık 4,9 milyar dolar civarındaki piyasa beklentilerinin altında gelse de geçen yılın aynı ayındakinin neredeyse iki katı olan yüksek düzeyi ile kronik dış dengede kırılganlığı teyit etti. Aylık bazda verilen yüksek açıkta, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının yüzde 30,9 büyüyerek 8 milyar 533 milyon dolara ulaşması etkili oldu. İhracat yüzde 20,1 artışla 24,4 milyar dolara çıksa da ithalatın yüzde 22,7 yükselerek 32,9 milyar dolara fırlaması ticaret dengesini bozdu. Seyahat dengesindeki (turizm) brüt gelirlerin 5 milyar 93 milyon dolardan 5 milyar 799 milyon dolara gerilemesi de dış ticaret açığını fonlayacak net döviz girişini sınırladı.
Hizmetler dengesi toplamındaki net giriş 6 milyar 851 milyon dolarla geçen yılın yüzde 12,5 üzerinde. Dış ticaret açığının yanı sıra karşılıklı yatırımlardaki gelir-giderler ile faiz gelir-giderini kapsayan “birincil gelir dengesi”ndeki 1 milyar 785 milyon ve karşılıksız transferlerle ilgili ikincil gelir dengesindeki 727 milyon dolarlık aylık net çıkışlar cari açığı büyüttü.
Haziran açığının finansmanında portföy yatırımları ve kredi mekanizmaları başı çekti. Finans hesabından 4 milyar 168 milyon dolar net giriş sağlandı. Doğrudan yatırımlardan 899 milyon dolar çıkış yaşanırken, yabancıların hisse ve tahvil alımları ile ilgili portföy yatırımlarından ise 2 milyar 537 milyon dolar net sermaye girişi gerçekleşti. Bankalar ve diğer sektörlerin kullandığı kredileri içeren diğer yatırımlardan ise 4 milyar 36 milyon dolar giriş görüldü.
Finansmandaki bu hareketliliğe rağmen resmi rezervler haziran ayında 1 milyar 39 milyon dolar düzeyinde sınırlı bir artış gösterdi. Bu arada Merkez Bankası, kaynağı belirsiz para hareketlerini gösteren Net Hata ve Noksan kalemini, veri ölçüm yöntemlerinin SWIFT tabanlı modernizasyonu ile revize etti. Kayıtsız milyarlarca doların doğru muhasebe kalemlerine aktarılması sonucu haziran Net Hata ve Noksan verisi 39 milyon dolar gibi sembolik bir düzeye indi.
Altı aylık fatura 34,5 milyar dolar
Ocak-haziran döneminde, Türkiye ekonomisinin biriktirdiği toplam cari açık geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32,9 artarak 34 milyar 548 milyon dolara ulaştı. Yılın ilk yarısındaki devasa açığın temel kaynağı, yüzde 18 büyüyerek 43 milyar 720 milyon dolara ulaşan dış ticaret açığı oldu. İlk altı ayda ithalat yüzde 5,2 artışla 176 milyar 845 milyon dolara ulaşırken, ihracat sadece yüzde 1,6 artışla 133 milyar 125 milyon dolarda kaldı.
Hizmetler dengesinin 23 milyar 807 milyon dolarlık net katkısı ve seyahat gelirlerinin geçen yıla paralel seyretmesi, dış ticaretteki bu devasa deliği kapatmaya yetmedi. Birincil gelir dengesindeki 12 milyar 847 milyon dolarlık net çıkış ve ikincil gelir dengesindeki 1 milyar 786 milyon dolar açık ilk yarıdaki negatif gidişatı hızlandırdı.
İlk yarıda açığın finansmanı büyük oranda rezerv erimesi ve borçlanma ile sağlandı. Finans hesabı genelinde altı ayda 49 milyar 386 milyon dolarlık bir hareket izlendi. Doğrudan yatırımlardan net 1 milyar 118 milyon dolar çıkış, portföy yatırımları kanalıyla ise yalnızca 1 milyar 128 milyon dolar net giriş oldu. Finansmanın asıl yükünü, 22 milyar 52 milyon dolarla girişle diğer yatırımlar karşıladı.
Bu finansmanın da 27 milyar 904 milyon dolarlık bölümü net kredi kullanımı ile sağlandı. Yabancıların efektif mevduatlarında 9 milyar 316 milyon dolarlık net çekiliş, ticari kredilerde de 3 milyar 416 milyon dolar net geri ödeme gerçekleşti. Bu dönemde cari açık ve finansman dengesizliği nedeniyle Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları 32 milyar 308 milyon dolar eridi. İlk yarıda Net Hata ve Noksan kalemi ise 14 milyar 735 milyon dolarlık gizemli bir sermaye çıkışı yansıtıyor.
Yıllık açık 38,9 milyar dolar
Haziran 2026 itibarıyla Türkiye’nin yıllıklandırılmış cari açığı 38 milyar 888 milyon dolara ulaştı. 2026-2028 Orta Vadeli Program’da (OVP) yılın tümü için öngörülen 22,3 milyar dolarlık açık hedefinin tutması için kalan 6 ayda 12,2 milyar dolar cari fazla verilmesi gerekiyor. Son bir yıldaki cari açıkta 76,5 milyar dolara ulaşan devasa dış ticaret açığı baş faktör oldu. Yıllık ithalat faturası 349,3 milyar dolara dayanırken, ihracat gelirleri 272,7 milyar dolar seviyesinde sıkıştı. Hizmetler dengesinin büyük kısmı turizm ve taşımacılık geliri olmak üzere yıllık bazda sağladığı 63 milyar 747 milyon dolarlık net döviz girdisi, dış ticaretin hasarını telafide kritik bir baraj görevi görse de ekonomiyi net açık pozisyo-nundan kurtarmadı.
Yıllık açığın finanse edilmesinde borç bağımlılığı ve rezerv kullanımı kronikleşti. Finans hesabı genelinde yıllık net akış 59 milyar 563 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Yıllık doğrudan yatırımlar net bazda 312 milyon, portföy yatırımları 6 milyar 368 milyon ve krediler 52 milyar 938 milyon dolar katkı verirken, ticari krediler 88 milyon, net efektif ve mevduatlar 21 milyar 846 milyon dolar negatif yönlü etki yaptı. Bu kırılgan finansman kompozisyonu ve sıcak para çıkışları sebebiyle, son 12 ayda Merkez Bankası rezervlerinden 27 milyar 168 milyon dolar harcandı. Son bir yılda Net Hata ve Noksan kalemindeki çıkış ise 20 milyar 436 milyon dolar olarak yer aldı.
Çekirdek dengede ivme kaybı
Türkiye ekonomisinin gerçek döviz yaratma gücünü gösteren altın ve enerji hariç “çekirdek cari denge” haziran ayında 1 milyar 462 milyon dolar fazla verdi. İlk bakışta bu fazla olumlu görünse de bir önceki ay çekirdek cari fazlanın 3,8 milyar dolar olduğu dikkate alındığında bunun bir ivme kaybı olduğu görülüyor.
Bu durum, altın ve enerji gibi dışsal faktörler dışarıda bırakıldığında bile ekonominin döviz üretme kapasitesinin sadece bir ayda yüzde 61,5 oranında eridiğini gösteriyor. Altın ve enerji gibi kontrol dışı maliyetler çıkarıldığında bile ekonominin ürettiği fazlanın bir ayda yarı yarıya erimesi, iç talepteki veya genel ihracat kapasitesindeki yapısal ivme kaybını net şekilde ortaya koyuyor.
Altın ve enerji hariç fazladaki gerileme, makro dengelerdeki bozulmanın sadece enerji maliyetlerinden kaynaklanmadığını, ekonominin kendi iç dinamiklerinde de ciddi bir döviz üretme (ivme) kaybı yaşadığını gösteriyor. Haziran 2025’te çekirdek cari fazla 4 milyar 375 milyon dolar düzeyinde bulunuyordu. Yıllık bazda bakıldığında da çekirdek dengede 2,9 milyar dolarlık net bir kan kaybı söz konusu.
