DTÖ’de anlaşmazlıkların halli ve AB-ABD dayanışması

Dr. S. Armağan Vurdu
Dr. S. Armağan Vurdu DEVR-İ ÂLEM armagan.vurdu@immib.org.tr

Dünya Ticaret Örgütü’nün kurulduğu 1995 yılında Çin ekonomisi ABD ekonomisinin onda biriydi, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri diye bir liste yoktu, dünyanın kaynakları bize yeter mi diye endişelenen bir avuç insan vardı, dijital çağa girdiğimizin farkında değildik, henüz müzik kasetlerden dinleniyordu. 2001 yılında gerçekleştirilen DTÖ IV. Bakanlar Konferansı’nda başlatılan ve bugüne kadar çok az kayda değer gelişme yaşanılan Doha Kalkınma Turu müzakerelerinde gelinen aşamada, gelişmiş ülkelerin dünyanın değişen ticari ve ekonomik yapısı dikkate alınarak müzakerelerde artık “yeni konular”ın formülize edilmesi gerekliliğini savunduğu, bazı gelişmekte olan ülkelerin ise henüz sonlandırılamamış müzakereleri bitirmeden yeni konuların müzakeresine geçilmesine gelişmiş ülkeler kadar yanaşmadığı görülüyor.

2021 Şubat ayında, COVID-19 ve getirdiği hızlı değişimler ile global mücadele esnasında DTÖ Başkanlığı görevini devralan Ngozi Okonjo-Iweala sanal basın toplantısında DTÖ’nün “pek çok zorlukla karşı karşıya olduğu ve geniş bir yelpazede reformlara ihtiyaç duyduğu bir dönemde” başkanlığı devraldığını vurguladı. Mevcut uygulamalarda modenizasyonun yanı sıra örgütün “yeni konular” olarak dijital ticaret, veri, mikro KOBİ’ler, yatırımlar, çevre ve kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi alanlarında da reforma gitmesi, 2021 yılı dünyasının toplumsal ve ekonomik yapısını yansıtması bekleniyor. Yeni konularda reform DTÖ üyeleri arasında kurulan ortak girişimlerle (Joint Statement Initiatives - JSIs) yol alırken çeşitli meşruluk ve güç dengelerini gözetememe konularında sorgulanıyor. 2019 Aralık ayından beri olduğu gibi duran anlaşmazlıkların halli mekanizması ise deyim yerindeyse acil müdahale talep ediyor. Mart ayı sonunda DTÖ Başkanı’nın da katılımıyla gerçekleşen G7 Ticaret Bakanları Toplantısında örgütün reform ihtiyacı ağırlıklı olarak anlaşmazlıkların halli için var olan sistemlerin yeniden şekillendirilmesi gereksiniminden ötürü gündemdeydi.

Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması, DTÖ üyeleri arasındaki ticaret uyuşmazlıklarının çözümü için panel aşaması ve temyiz aşaması olmak üzere iki aşamalı çözüm sunuyor. DTÖ’den önce GATT’ta sadece panel aşaması vardı. Anlaşmazlıkların Halli Kural ve Usulleri Hakkındaki Mutabakat Metni (AHMM), DTÖ Antlaşmaları’nın bir parçasıdır ve tek taahhüt ilkesi uyarınca da tüm üye devletler için bağlayıcıdır. Temyiz Organı’nın üyeleri Anlaşmazlıkların Halli Kurulu tarafından tüm DTÖ üyelerinin oybirliği ile atanır. Buradaki uyuşmazlıkların yarısından fazlasına taraf olan ABD, 10 yılı aşkın bir süredir Temyiz Organı’nın çalışma esaslarını ve kararlarını eleştiriyor, bazı Temyiz Organı atamalarını veto ediyor. Washington’da anlaşmazlıkların hallinde sadece panel seviyesinin olmasının, tek aşamalı çözüm mekanizması ile de GATT günlerine gidilmesinin görüşüldüğü belirtiliyor.

Son iki yıldır atamalara onay vermeyen ABD, DTÖ bünyesindeki temyiz yargıçlarının atanmasını bloke ediyor ve bu sebeple DTÖ bünyesinde temyiz davaları görülemiyor. Diğer taraftan, Aralık 2019’dan bu yana geçen 15 aylık süreçte 4’ü ABD’den, diğerleri ise S. Arabistan’dan, AB’den, Endonezya, G. Kore ve Pakistan’dan olmak üzere 9 temyiz başvurusu geldi.

Avrupa Komisyonu şubat ayında yeni açık, sürdürülebilir ve iddialı ticaret politikası gözden geçirme dokümanı yayınladı. DTÖ reformu da AB politikasının büyük kısmını oluşturuyor, bu sebeple politika dokümanının, anlaşmazlıkların hallini de içeren DTÖ’nün reformuna ayrılmış 18 sayfalık bir eki var. Ek’in büyük kısmı tam işleyen bir uyuşmazlık çözüm sistemini geri getirmek üzerine ve bu doküman AB komisyonun ABD’nin birçok endişesini kabul ettiği ilk dokümanı. Diğer taraftan, AB DTÖ Büyükelçisi Juan Machado geçtiğimiz hafta katıldığı, DTÖ’nün reformu ile ilgili sanal etkinlikte “AB’nin iki aşamalı sisteme bağlı olduğunu, GATT’taki panel sistemine gitmeye niyetli olmadığını” ifade etti.

Aslında ABD’nin tavrına göre masada kısa sürede çözülebilecek meseleler olduğu gibi detaylıca kurgulanması gereken vadesi daha uzun meseleler de var.

Örneğin şu soruya cevap verilebilmeli: DTÖ üyeleri ticaret partnerleri tarafından kuralların kapsamadığı adil ve makul olmayan uygulamalarla karşılaşınca ne yapmalı, ne yapabilir? Temyiz organının işleyişini nasıl düzeltmek gerektiğini söylemek biraz zor tabii. Önümüzdeki Kasım ayında 12. Bakanlar Konferansı olacak. Konferans pandemi sebebiyle yine ertelenmezse Bakanların bir yol haritası çıkarmasını umuyoruz. Aksi halde tıkanıklık devam edecek; panel raporları açıklanacak, temyiz organı işleve geçemeyecek.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar