Dul eşin ölüm aylığı: Kim ne kadar aylık alır?
Ölüm aylığına ilişkin en fazla soru, eşe bağlanan aylık konusunda geliyor. Özellikle “Eşim vefat etti, çalışıyorum yine de aylık alabilir miyim?”, “Çocuğum var, aylık oranım neden değişti?” veya “Tek başıma yaşıyorum, neden yüzde 75 yerine farklı oran uygulanıyor?” soruları, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yöneltilen başvuruların önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Oysa 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, dul eşe ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin kuralları ayrıntılı şekilde düzenliyor. Ancak bu kuralların doğru bilinmemesi, zaman zaman yanlış beklentilere ve gereksiz itirazlara neden olabiliyor.
İlk şart: Resmî evlilik bağı
Dul eşe ölüm aylığı bağlanabilmesi için öncelikle ölüm tarihinde sigortalı ile resmî evlilik bağının bulunması gerekiyor.
Başka bir ifadeyle, fiilî birliktelik, nişanlılık ya da uzun yıllar birlikte yaşamış olmak tek başına ölüm aylığı hakkı sağlamıyor. Kanun, yalnızca ölüm tarihinde devam eden resmî evliliği esas alıyor.
Bu nedenle boşanmış eşler, daha sonra yeniden evlenmemiş olsalar bile eski eşlerinden dolayı ölüm aylığı alamıyor.
Her dul eş aynı oranda aylık almıyor
Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri de ölüm aylığı oranları.
Kanuna göre dul eşe bağlanacak aylık oranı, hak sahibi çocuk bulunup bulunmamasına ve bazı sosyal güvenlik şartlarına göre değişiyor.
Hak sahibi çocuk bulunan dosyalarda dul eşe genel olarak yüzde 50 oranında ölüm aylığı bağlanıyor.
Buna karşılık, aylık bağlanmış çocuğun bulunmaması ve dul eşin Kanunda belirtilen istisnalar dışında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık almaması halinde ise aylık oranı yüzde 75 olarak uygulanıyor.
Dolayısıyla tek bir oran söz konusu değil. Aynı sosyal güvenlik statüsünde bulunan iki dul eş, aile yapılarındaki farklılık nedeniyle farklı oranlarda ölüm aylığı alabiliyor.
Çocukların durumu aylığı etkiliyor
Hak sahibi çocukların bulunması yalnızca çocuklara bağlanacak aylığı değil, dul eşin alacağı oranı da doğrudan etkiliyor.
Örneğin küçük yaştaki bir çocuğun ölüm aylığı almaya başlaması, dul eşin aylık oranının yeniden belirlenmesine neden olabiliyor.
Benzer şekilde, çocuğun yaş sınırını doldurması, öğreniminin sona ermesi veya aylık alma hakkını kaybetmesi gibi durumlarda dosyadaki hak sahipliği yapısı değişebiliyor. Bu değişiklikler, diğer hak sahiplerinin aylık oranlarına da yansıyabiliyor.
Çalışmak her zaman aylığı engellemez
Vatandaşların önemli bir kısmı, işe başladığında ölüm aylığının mutlaka kesileceğini düşünüyor. Oysa sosyal güvenlik sisteminde uygulanacak kurallar; sigortalının tabi olduğu mevzuata, çalışma statüsüne ve hak sahipliğinin dayandığı kanuna göre farklılık gösterebiliyor.
Bu nedenle yalnızca “çalışıyorum” ya da “emekliyim” bilgisiyle kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değil. Her dosyanın kendi hukuki şartları içinde değerlendirilmesi gerekiyor.
Yeniden evlenme halinde ne olur?
Dul eş açısından en önemli değişikliklerden biri yeniden evlenmedir. Kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde yeniden evlenilmesi halinde ölüm aylığı sona erer. Bu nedenle medeni durumdaki değişikliklerin zamanında SGK’ya bildirilmesi büyük önem taşır. Aksi halde yersiz ödeme yapılması halinde, SGK’nın bu tutarları yasal faiziyle birlikte geri istemesi söz konusu olabilir.
En sık yapılan yanlışlar
Uygulamada özellikle şu hatalar dikkat çekiyor:
* Her dul eşin otomatik olarak yüzde 75 oranında aylık alacağını düşünmek.
* Çocukların hak sahipliği durumunun aylık oranını etkilemediğini sanmak.
* Ölüm aylığının başvuru yapılmaksızın kendiliğinden bağlanacağını zannetmek.
* Medeni durum veya çalışma hayatındaki değişiklikleri SGK’ya bildirmemek.
Bu yanlış bilgiler, hak kayıplarına veya gereksiz uyuşmazlıklara neden olabiliyor.
Sonuç:
Dul eşe bağlanan ölüm aylığında tek tip uygulama bulunmuyor. Aylığın bağlanması ve oranı; hak sahibi çocukların varlığı, sosyal güvenlik statüsü ve kanunda öngörülen diğer şartlara göre belirleniyor. Bu nedenle ölüm aylığı konusunda yapılacak değerlendirmelerde genel söylemler yerine, her dosyanın kendi hukuki özellikleri dikkate alınmalı ve gerektiğinde SGK kayıtları üzerinden inceleme yapılmalıdır.
Gelecek yazımızda, ölüm aylığında kız ve erkek çocukları için uygulanan farklı kuralları, 5510 sayılı Kanun kapsamında hangi şartlarda aylık bağlandığını ve hangi durumlarda aylığın kesildiğini ayrıntılı olarak ele alacağız.