14 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Dünya Bankası araştırmasına göre Suriyelilerin ekonomimize etkisi

Dünya Bankası, “Suriyeli Göçmenlerin Türk İş Piyasasına Etkisi” başlıklı bir çalışma yaptırmış. Çalışmayı haberleştiren arkadaşımız Mehmet Kaya’nın aktardığı bilgiye göre, Suriyeli göçmenler 2014 yılında Türkiye’de yabancılar tarafından kurulan şirketlerin yüzde 26’sının ya sahibi ya da büyük hissedarı durumundalar. Çalışmada, bunun sonucunda bu kişiler daha önce yerli iş gücü tarafından yapılan işlerin yüzde 1.2-1.4 oranında Suriyeliler tarafından yapılmaya başlandığı belirtiliyor. 

Çalışmada 2011-14 yıllarında kayıtdışı çalışan Türklerin yüzde 5 kadarının işlerinin Suriyeliler tarafından devralındığı bilgisine de yer veriliyor. Suriyeli mültecilerin çalışma izinleri olmadığı için kayıt dışı çalışmalarda yoğunlaştıklarının altı çiziliyor. Suriyelilerin çalıştığı alanların kayıtdışı, yarı zamanlı ve tarım alanları olduğu belirtiliyor. 

Arkadaşımız Gülay Pehliven’ın haberinde ise Suriyeli kalifiye mobilya işçilerinin oymacılık, marangozluk ve ahşap kesimi ve döşemecilik alanlarında İnegöl’de kalifiye eleman eksikliğini tamamladıkları bilgisi yer alıyor. İnegöl Mobilya Sanayicileri Dernek Başkanı Yavuz Uğurdağ, “ Suriyeliler İnegöl’de kalifiye eleman eksiğini kapatıyorlar. Katkıda bulunan bu insanların normal çalıştırılması sektörümüz için faydalı. Ayrıca Arapça bilmeleri de Arap ülkeleri pazarlarına ihracatımıza katkı sağlıyor” açıklamasını yapıyor. 

BM Mülteci Komiserliği Suriye’de 7.6 milyon kişinin evlerini terk ettiğini bunların 4 milyon 13 bininin başka ülkelere göçtüğü bilgisini veriyor. Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin 1 milyon 761 bin olduğunu, Ürdün’e 630 bin, Irak’a 250 bin. Mısır’a 134 bin Suriyeli göçmenin gittiğini belirtiyor. 

Türkiye’deki Suriyeliler, Türkiye’nin 10 milyonluk sınır kentlerine 1.2 milyon ek nüfus yükü getirdiği belirtilirken, gelenlerin yüzde 85’inin kamplar dışında olduğu bilgisi veriliyor. 

Türkiye’nin bugüne kadar 4.5 milyar dolar harcadığı, buna karşın AB’den gelen toplam yardımın 246 milyon dolarda kaldığı açıklanıyor. 

Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyasal Araştırmalar Merkezi (HUBO) Müdürü Doçent Dr. Murat Erdoğan’ın araştırmasına göre, kitlesel göçler ve göç edilen ana vatanda durumun iyi olmaması göç edilen ülkede kalıcılığı artırıyor. Bu durum Suriyeli göçmenlerin yüzde 75-80’inin ülkemizde kalıcı olduğunu veya başka ülkelere geçme isteğini tanıyacağını gösteriyor. 

Giderek artan bu araştırmalar ve gelişmeler Suriyeli mülteciler konusunun ülkemiz ve iş dünyamız açısından çok boyutlu olarak acil kararlar alınmasının zorunluluğunu ortaya koyuyor. Okuduğum her araştırma bilgisi, her haber, bunu bir kere daha hatırlatıyor.