Dünya Bankası da belirsizliklere dikkat çekiyor

Tuğrul BELLİ
Tuğrul BELLİ GÜNDEM t.belli@turkishbank.com

Dünya Bankası (DB) geçen hafta “Türkiye Ekonomik İzleme Raporu”nun 3. sayısını yayınladı. Raporun alt başlığı “Yeni bir Rota Çizmek.” Raporun ilk kısmında yakın dönemde ekonomide vuku bulan gelişmeler ve Hükümetin aldığı önlemler ele alınırken, ikinci kısımda ise bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili Dünya Bankası’nın görüşlerine yer verilmiş.

Rapor benim de uzun zamandır dikkatini çektiğim bir noktaya, ekonomide ve ekonomi yönetiminde süregelen belirsizliklere ve bu durumun yatırımlara olan etkisine dikkat çekmekte. Geçen hafta başlığı “Belirsizlik ve Yatırımlar” olan yazımı şu cümleyle sonlandırmıştım: “Neticede, yatırımcıların önlerini çok net şekilde görebildikleri bir siyasi ve ekonomik ortam tesis edilmeden yatırımların canlanması ve Türkiye’nin sağlıklı ve kalıcı bir büyüme ortamına kavuşması zor gözüküyor.”

DB raporunda belirsizlik – yatırım ilişkisini ortaya koymak amacıyla bir kaç grafik verilmiş. İlk grafikte yabancı yatırımcıların bir ülkeye yatırım yaparken en çok önem verdikleri ülke karakteristikleri sıralanmakta. “Siyasal istikrar ve güvenlik” ile “yasal ortam ve düzenlemeler” ilk iki sırada. (Sonra sırasıyla “büyük domestik pazar”, “makroekonomik istikrar”, “kaliteli iş gücü” ve “iyi fiziki altyapı” geliyor.) Hemen yanında yer alan ikinci grafikte ise Türkiye’nin “düzenleyici yönetişim” (regulatory governance) konusunda kendisiyle aynı kulvardaki ülkelere kıyasla en kötü skora sahip olduğu gösterilmekte.

Raporda yapılan ticari düzenlemelerin ve çıkarılan yasaların etki değerlendirmelerinin yeterince yapılmadığı ifade edilmekte. Türkiye'de bakanlıklar veya düzenleyici kurumlar tarafından önerilen yönetmeliklerin metinlerini önceden yayınlayarak tartışmaya açmak şeklinde bağlayıcı bir yasal zorunluluk bulunmadığı da vurgulanmakta. Türkiye’nin özellikle yasal çerçevenin etkinliği ve yasal düzenlemelerle ilgili anlaşmazlıkların çözümünün etkinliği ile ilgili düzenleyici yönetişim göstergelerinin 2012 yılından sonra belirgin bir şekilde gerilediği de belirtiliyor.
Türkiye’de süregelen yasa enflasyonu ve ekonomik aktörlerin bunlara olan uyum sürelerinin yarattığı karışıklık ve belirsizlikler ekonominin verimli işleyişini ister istemez zayıflatmakta. DB büyük veri (big data) teknikleri kullanarak Türkiye'deki işletmeleri etkileyen kural ve düzenlemelerdeki değişikliklerin sayısı ve sıklığının son dönemlerde keskin bir şekilde arttığını ortaya koymakta. 2007’de 551 olan bu değişikliklerin sayısı 2018’de 3800’e çıkmış bulunuyor!
Dünya Bankası kurallar ve düzenlemelerdeki değişikliklerin giderek daha fazla ihtiyari araçlarla yapıldığına dikkat çekmekte. 2003-2008 arasında çoğu değişiklik birincil yasalarda yapılan değişikliklerle gerçekleştirilirken, 2009'dan sonra ise çoğu değişiklik alt düzey yönetmelik ve genelgelerle gerçekleştirilmiş. 2016-2018 arasında yapılan değişikliklerin ise yüzde 90’ı bu şekilde yapılmış. DB düzenlemelerin bu şekilde yapılmış olmasının illa ki kuralların kalitesi ve uygunluğu açısından bir bozulma işareti oluşturduğu anlamına gelmeyeceğini, ancak genel olarak ekonomideki belirsizlikleri mutlaka ki artırıcı bir unsur olduğunu ifade etmekte.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar