Dünya bu seçimleri konuşacak
2026 yılında dünya siyasetine birçok ülkede düzenlenecek seçimler damgasını vuracak. İsrail’deki parlamento seçimlerinden ABD’deki ara seçimlere kadar birçok ülkede sandık başına gidecek olan seçmenler, aynı zamanda dünyanın da kaderini belirleyecek.
2026 yılında dünyada birçok ülkedeki seçmenler sandık başına gidecek. Bunlardan bazıları şüphesiz kritik ve herkesi ilgilendiren seçimler. İşte 2026’da izlememiz gereken en önemli yedi seçim:
Macaristan parlamento seçimleri (12 Nisan)
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ve Fidesz Partisi, 2022'de halk oylarının yüzde 54'ünü aldı ve bu, partinin parlamentoda üst üste dördüncü kez üçte iki çoğunluğu elde etmesine yol açtı. Orbán, bu çoğunluğu muhalefetin sesini kısmak ve basında sansürü artırmak için kullandı. 2026’daki seçimler, Macar seçmenlerin 15 yılı aşkın bir süredir iktidarda olan Orbán ve Fidesz'den bıkıp bıkmadığını ortaya çıkaracak.

Kolombiya'da cumhurbaşkanlığı seçimleri (31 Mayıs)
Kolombiya'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi, Latin Amerika'da son dönemde görülen sağa kayma eğiliminin devam edip etmeyeceğini test edecek. Eski bir solcu gerilla olan mevcut Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, yeniden aday olamaz. Petro'nun cumhurbaşkanlığı, yolsuzluk skandalları, Kolombiya'nın Marksist-devrimci FARC ile yarım asır süren iç savaşını sona erdirmek için 2016'da imzalanan tarihi anlaşmanın şartlarını uygulamaya yönelik başarısız çabalar ve ABD ile artan siyasi gerilimler nedeniyle gölgelendi.
Kolombiya'nın muhafazakar çoğunluklu Senatosu ve Kolombiya mahkemelerinin iç hukukun büyük bir kısmını engellemesinden bıkmış olan Petro, ülkenin anayasasını yeniden yazmak için Ulusal Anayasa Meclisi'nin toplanmasını istedi. Ülkede artan siyasi şiddetle birlikte Petro'nun popülaritesi düştü. 2026'da cumhurbaşkanlığına aday olması beklenen muhalefet senatörü Miguel Uribe Turbay, Haziran ayında bir konuşma yaparken vurulduktan iki ay sonra hayatını kaybetti.
Ermenistan'da parlamento seçimleri (7 Haziran)
Ermenistan'da 2026'da yapılacak parlamento seçimlerinin en belirleyici unsurlarından biri, Azerbaycan ile uzun süredir devam eden çatışmalar sonucunda Dağlık Karabağ’ı kaybetmesi ve Mart 2025’ye ABD Başkanı Donald Trump arabuluculuğunda Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan barış anlaşması olacak. Ermenistan halkının önemli bir bölümü bu anlaşmayı benimsemedi. Öte yandan Başbakan Paşinyan her şeye rağmen Ermenistan'ın en popüler politikacısı olmaya hala devam ediyor.
İsveç genel seçimleri (13 Eylül)
İsveç genel seçimleri, Avrupa'da popülist siyasetin gücüyle ilgili bir gösterge niteliği taşıyor. 2022'den beri Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki ülke; ılımlılar, İsveç Demokratları, Hıristiyan Demokratlar ve liberal partilerden oluşan merkez sağ bir hükümet tarafından yönetiliyor. Hükümet, çete şiddetindeki artışın yanısıra göç ve vatandaşlık kuralları konusundaki tartışmalarla da karşı karşıya. Şu anda Magdalena Andersson'un lideri olduğu Sosyal Demokratlar anketlerde tüm partilerin önünde yer alıyor, ancak koalisyon hükümetine katılabilecek diğer merkez sol partiler anketlerde düşük gözüküyor.

Brezilya cumhurbaşkanlığı seçimleri (4 Ekim)
Brezilyalılar önümüzdeki sonbaharda sandık başına gittiğinde birden fazla alanda oy kullanacaklar: Cumhurbaşkanlığı, cumhurbaşkanı yardımcılığı, Ulusal Kongre'nin her iki meclisi, tüm eyalet valilikleri ve meclisleri. Seçmenlerin en büyük endişeleri muhtemelen yavaşlayan ekonomik büyüme, enflasyon ve artan suç oranları olacak. Brezilya ekonomisi resesyona (durgunluğa) giriyor olabilir ve enflasyon yüzde 5'in biraz altında. Donald Trump'ın yüzde 50'lik gümrük vergileri, ek ekonomik zorluklar anlamına geliyor. Brezilya'nın cinayet oranı dünyanın en yüksek oranlarından biri olmaya devam ediyor. Geçen ay Rio de Janeiro'daki iki mahalleye düzenlenen polis baskını, suç çetelerinin gücünü azaltmadı ancak 132 kişinin ölümüne neden oldu. Görevdeki Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva, 2022'de dördüncü bir dönem için aday olmayacağını söyledi. Ancak daha sonra fikrini değiştirdi ve Ekim ayında yeniden adaylığını açıklayarak, “80 yaşına giriyorum, ama emin olun ki 30 yaşındayken sahip olduğum enerjinin aynısına sahibim” dedi. Eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro, dört yıl önce Lula'ya yenildikten sonra darbeyi kışkırtmaktan 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve aday olmaktan men edildi. Bolsonaro'nun oğlu Eduardo Bolsonaro ve Brezilya'nın en kalabalık eyaletinin valisi Tarcísio de Freitas, Brezilya'nın sağ kanadının bayrağını taşıyacak muhtemel rakipler. İlk anketlerde Lula önde görünüyor, ancak bu üstünlüğü, Trump ile son zamanlarda yaşadığı çatışmaların bir sonucu olarak kendisine verilen destek oylarına bağlı olabilir.
İsrail parlamento seçimleri (27 Ekim)
İsrailliler 2018 ile 2022 arasında beş kez sandık başına gitti, ancak istikrarlı bir koalisyon hükümeti kuramadı. Bu durum, Başbakan Benjamin Netanyahu'nun İsrail tarihinin en sağcı ve en dinci hükümetini kurduğu 2022'de değişti. Netanyahu, son 29 yılın 18’inde başbakanlık yapmış bir lider.
2019'da “güveni kötüye kullanma, rüşvet alma ve dolandırıcılık” suçlamalarıyla yargılanmaya başlananan Netanyahu’nun davası hala devam ediyor. 2022'deki seçim zaferinin ardından, yargı denetimini kısıtlamak için yasalar çıkarmaya çalıştı.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırısının ardından Netanyahu ulusal birlik hükümeti kurdu. Ancak Gazze’de yaşanan soykırım, Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere uyguladığı şiddet ve Gazze için savaş sonrası planlar konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıkınca, hükümet sadece sekiz ay sonra dağıldı. İsrail Parlamentosu yani Knesset, 2026 Mart ayına kadar yeni bir bütçeyi kabul etmek zorunda, aksi takdirde seçimler otomatik olarak tetiklenecek. Normal şartlarda ise seçimlerin Ekim ayına kadar yapılması gerekiyor. Ülkede her ne kadar Netanyahu’ya muhalif ciddi bir kesim bulunsa da muhalefetin bölünmüş olması Netanyahu’nun seçilme şansını artırıyor.
ABD ara seçimleri (3 Kasım)
Geldik zurnanın zırt dediği yere. ABD’deki Temsilciler Meclisi’nde 2026 Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin sonuçları, sadece Amerikan siyasetinin değil, dünyanın da gidişatını önemli ölçüde etkileyebilecek nitelikte.
ABD’de Temsilciler Meclisi için yapılan ara seçimler genellikle görevdeki başkan için bir referandum işlevi görür. Ve genellikle iktidardaki partinin aleyhine sonuçlanır. Başkan Donald Trump’ın lideri olduğu Cumhuriyetçi Parti şu anda Temsilciler Meclisi'nde sadece yedi sandalye farkla önde.
Anketlerde seçmenlerin yaklaşık yüzde 60'ı ülkenin yanlış yöne gittiğini düşünüyor ve Amerikalıların yaşam maliyetlerinin artması nedeniyle ekonomik konularda endişe duyuyor. Öte yandan muhalefetteki Demokrat Parti de tıpkı Cumhuriyetçiler gibi seçmenler nezdinde popüler değil.
Demokratlar Kongre'de Temsilciler Meclisi’nde ve Senato’da çoğunluğu geri alırsa Washington'daki siyasi gerginlik muhtemelen daha da derinleşecek. Ayrıca, Donald Trump’ın Epstein belgelerinin açıklanmasıyla ortaya çıkan görüntüleri nedeniyle Kongre’de Trump hakkında görevden alma girişimi ortaya çıkabilir. Bu nedenle ABD ara seçimleri tüm dünyayı ilgilendiriyor.