Dünya ilk şoku atlatmaya çalışıyor
ABD’nin bir süredir orta doğuda yaptığı silah ve asker yığınağı İran’a karşı bir müdahalenin yapılacağını akıllara getiriyordu. Fakat, tam da görüşmelerde olumlu yönde ilerlemeler olduğuna dair haberler varken hafta sonu İran’a saldırıların başlaması sürpriz oldu diyebiliriz.
Piyasalar açısından sürpriz olmasını gelişmekte olan ülkelere olan sermaye akımlarından anlıyoruz. Gelişmekte olan ülkelere yılın ilk iki ayında gelen sermaye akımını yıllıklandırdığımızda 1,1 trilyon dolara denk geliyor. Tahvil piyasasına olan akımlar yine yıllıklandırdığımızda 708 milyar dolar seviyelerinde. Bu rakamlar tarihi rekor sermaye akımlarına işaret ediyordu. Yıl başından günümüze dolar bazında hisse senedi getirilerine baktığımızda Kore borsası %51,7 ile ilk sırada. Onu %25,2 ile Tayvan, %23,6 ile Brezilya, %22,7 ile Türkiye takip ediyordu.
Şokun ilk etkileri
Şokun ilk etkileri piyasalara hızla yayıldı. Hisse fiyatlarında düşüşler, petrol ve doğal gaz fiyatlarında artışlar gözlendi. Bununla birlikte piyasaların panik halinden ziyade “temkinli” bir tepki verdiğini söyleyebiliriz. Bunun ardında yatan sebeplerden bir tanesi savaşın uzun sürmeyeceği varsayımının yapılıyor olması. Hem ABD’nin hem de İran’ın uzun süreli bir savaş sürecini tercih etmeyeceği ana varsayım olarak kabul ediliyor. Hürmüz boğazından geçişlerin tekrar sağlanacağına dair beklenti de “temkinli iyimserlik” havasını destekliyor.
Diğer taraftan Rusya-Ukrayna savaşı ekonomileri alternatif enerji kaynakları konusunda hazırlamış oldu. AB ekonomileri Rusya’dan aldıkları doğal gaz miktarını azaltırken ABD’den likit doğal gaz almaya yöneldiler. Dolayısıyla, enerji şoklarına karşı gelişmiş ekonomilerin kırılganlığı görece daha az diyebiliriz. İran’ın petrol ihracatı açısından Çin kritik öneme sahipti. İran ihracatının %85 kadarını Çin’e gerçekleştiriyordu. Bu durumda Çin’in alternatif petrol kaynaklarına yönelmesi gerekecek. Bunun da petrol piyasası için önemli bir problem yaratmayacağını düşünüyoruz.
Savaş haberleri sonrasında güvenli liman arayışı ABD dolarına talep yarattı ve ABD doları euro karşısında 1,18’lerden 1,16’lara geriledi. Altında ise şimdilik beklenen fiyat hareketi görülmedi. Hatta ons altın fiyatı geçtiğimiz Cuma günün altında seyrediyor. Bu durumun bir sebebi piyasalarda oluşan nakit talebi ve teminat tamamlama ihtiyacı karşısında altın satışlarının gerçekleşmesi olabilir. Bu bağlamda, altındaki hareket üzerinden piyasa algısı yorumlamak bizi doğru sonuçlara götürmeyebilir.
Türkiye ekonomisi bu şoklara alışkın
Savaşın Türkiye ekonomisi üzerinde farklı kanallardan etkileri olacaktır. Öncelikle İran ile yapılabilen sınırlı ticaretin durması kaçınılmaz görünüyor. İran’a ihracat yaptığımız makineler ve parçaları, plastikler ve çeşitli kimyasal ürünler, tarım ürünleri, metal cevherleri gibi ürünlerin ihracatı duracaktır. 2024 yılı itibariyle İran’a toplam ihracatımız 3,2 milyar dolar seviyesinde. Bu rakam toplam ihracatımızın %1,2’sine denk geliyor.
Ekonomi yönetiminin hafta sonu açıkladığı diğer önlemler de piyasaların haftaya sakin bir şekilde başlamasını sağladı. TCMB haftalık repo ihalelerini iptal ederek piyasada faizlerin 300 baz puan kadar artmasını sağladı. Dövize karşı yerel talep görülmezken 10 milyar dolar kadar yabancı yatırımcı çıkışı olduğu tahmin ediliyor. Son dönemde Türkiye’ye yönelen toplam yabancı yatırımlara göre bu miktarın düşük olduğunu ve yabancı yatırımcıların da panik satış yapmadıklarını anlıyoruz.
Akaryakıt fiyatlarında eşel mobil sistemine geçilmesinin gerekli ve önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Artan petrol fiyatlarının ekonomiye maliyetinin (şimdilik) vergi yükü azaltılarak hafifletilmesinin hem dezenflasyon hem de ekonomik aktivite açısından olumlu sonuçları olacaktır. Diğer taraftan, petrol fiyatı şokunun maliyetini artan bütçe ve cari açık üzerinde göreceğiz. Yazımızı Ulu Önder Atatürk’ün “savaş zorunlu olmadığı sürece cinayettir” sözünü hatırlayarak ve savaşın en kısa sürede bitmesi dileklerimizle bitirelim.