Dünya resesyona girerken…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Dünya ekonomisinde resesyon çanları bir durgunluk sürecinin yılın ikinci yarısında egemen olacağını gösteriyor, hazır olalım…?

2008‘den bu yana yaşanan 3 krizin zincirleme etkisiyle, küresel tedarik zinciri tümüyle kırıldı, enerji ve gıda fiyatlarında büyük yükselişler yaşandı, pandemide yaratılan parasal genişleme ‘’küresel enflasyon etkisi‘’ yarattı. Şimdi dünyanın egemen ekonomilerini “resesyon dalgası’’ bekliyor. Gelişmekte olan ülkelerde görülen büyümenin durması ve bir stagflasyon sürecinin yaşanması kaçınılmaz.              

Ukrayna krizi globalleşme olgusunun askıya alınmasına neden oldu. Ekonomide ‘’etkinlik’’ yerini ‘’güvenlik’’ olgusuna bıraktı, yeni bir ‘’korumacılık’’ uygulanır oldu.               

ABD, NATO’nun genişlemesiyle siyasal liderliğini biraz daha derinleştirdi. Ancak ekonomik anlamda işi zor. Ekonomi aşırı ısındı ve şimdi Larry Summers kuralı işleyecek: Buna göre işsizlik %4‘ün altında, enflasyon %4‘ün üstünde ise resesyon kaçınılmaz. 1945‘den bu yana 12 resesyon yaşayan ABD‘de daralmanın ‘’ılımlı’’ geçmesi bekleniyor. Ama bunun dünya üstündeki etkisi büyük.                

AB’de bir yandan enerji şoku, öte yandan Rusya’ya uyguladığı ambargo nedeniyle tüketici güveni büyük oranda kırıldı. Yüzde 8’lik enflasyon ortamında bazı mallarda “kıtlık‘’ yaşanması kaçınılmaz. Enerji girdisi krizi yaşanması halinde bu ‘’tüketici paniği’’ne dönüşebilir. Bu resesyon, 27 ülkeli AB’de kalıcı durgunluk yaratabilir.            

Çin’de büyüme oranı el’an yüksek, enflasyon ise düşük. Ancak ülke ‘’salgın kapanmaları’’ nedeniyle moralsiz. Japonya, 2000’den bu yana daralan ekonomi ortamından çıkmış değil, bu nedenle sıfıra yakın faiz uygulamaya devam ediyor.           

Rusya, ise yüksek enflasyona rağmen büyüme eğilimini sürdürüyor. En önemlisi dolar karşısında çok düşen ruble tekrar istikrar kazanmaya başladı.           

Latin Amerika dünyasında, Brezilya dışında dünya ekonomisi üstünde etki yapacak ülke yok. Brezilya ise stagflasyon tehlikesi ile karşı karşıya.            

Sonuçta ABD’nin Fed yönetimi 75 puan faiz arttırınca 45 ülkenin Merkez Bankası faiz artırımı yoluna girdi. Bu önlem enflasyonist eğilimi engellese bile bir resesyon tehlikesini önlemeye yeterli gözükmüyor.

GÜNÜN SÖZÜ:

96. Gazi Koşusu’nu bir dişi kısrakla kazanan jokey Özcan Yıldırım’ın ödülünü ‘’genç kızların dünyası’’na adaması dikkat çekici…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Resesyon mu var? 15 Ağustos 2022
Yine Kavala davası… 11 Ağustos 2022
Cevabı zor sorular… 03 Ağustos 2022