Dünyada festival sezonu başlıyor
Kışın gri günleri geride kalırken dünyanın dört bir yanında şehirler baharı festivallerle karşılıyor. Bahar kutlamaları, Adalar'daki Mimoza Festivali'nden Dublin’in yeşil sokaklarına, Japonya’nın kiraz çiçeklerinden Hindistan’ın renk patlamasına kadar baharı ve eğlenceyi bir araya getiren unutulmaz deneyimler sunuyor.
Dünyanın bir tarafında savaşlar devam ederken, diğer tarafında da yüz yıllardır baharın gelişini festival ve bayramlarla kutlayan insanoğlu Kuzey Yarımküre’de yine çiçeklerin açmasını kutlamaya hazırlanıyor.
Türkiye’deki bahar festivalleri, İstanbul’un Adalar ilçesindeki mimoza festivaliyle start aldı. İşte baharı karşılamak için dünyanın dört bir yanında düzenlenen en dikkat çekici festivaller…
Adalar’da baharın habercisi: Mimoza
İstanbul’un Prens Adaları, baharı mimozaların sarı çiçekleriyle karşıladı. Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’da üç gün süren Mimoza Festivali; sanat etkinlikleri, doğa buluşmaları ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel programlarıyla Adalar’da yeni bir bahar geleneğinin kapısını araladı.
Festivalin sembolik başlangıcı Burgazada’daki Madam Martha Koyu’nda gerçekleştirilen mimoza fidanı dikimi ile oldu. Adalar’da baharın gelişiyle birlikte açan mimoza ağaçları, sarı çiçekleri ve kendine özgü kokusuyla adaların doğal dokusunu sararken, narin görünümünün ardındaki dirençli yapısıyla umut ve dayanışmanın da simgesi olarak görülüyor.
Bu anlamıyla mimoza, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile kurduğu güçlü bağ sayesinde kadın dayanışmasının sembollerinden biri olarak da öne çıkıyor.
Sanat, müzik ve doğa bir arada
Festival boyunca dört adanın farklı noktalarında düzenlenen sergiler, söyleşiler, müzik dinletileri ve sürpriz performanslar, baharın coşkusunu Adalar’ın sokaklarına taşıdı.
Bando gösterileri, dans performansları, sirk gösterileri ve çocuk-yetişkin atölyeleri festival programını renklendirirken; ziyaretçiler yerel üreticilerin mimoza temalı ürünlerini keşfetme fırsatı buldu. Festivalin açılışında konuşan Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, mimozanın anavatanının Güneydoğu Avustralya ve Tazmanya olduğunu hatırlatarak, bu zarif ağacın 1800’lü yıllarda Adalar’a getirildiğini ve zamanla bölgenin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti.
Dublin’de yeşil bir şölen: St. Patrick’s Day
Her yıl 17 Mart’ta kutlanan St. Patrick’s Day, dünyanın birçok şehrinde düzenlense de kutlamaların kalbi tartışmasız biçimde Dublin’de atıyor. İrlanda’nın başkenti bu özel günlerde günler süren geçit törenleri, sokak performansları ve canlı müzik etkinlikleriyle adeta yeşile bürünüyor.
Şehrin ana arterlerinden O’Connell Street, dev geçit törenlerinin merkezi olurken, binlerce kişi müzik ve dans eşliğinde kutlamalara katılıyor.
Japonya’da baharın zarafeti: Hanami
Japonya’da bahar denildiğinde akla ilk gelen geleneklerden biri Hanami, yani kiraz çiçeklerini izleme geleneği mart sonu – nisan başı gibi yapılıyor. Geçmişi 8. yüzyıla kadar uzanan bu kültürel ritüel, her yıl ülkenin dört bir yanında gerçekleşiyor.
Bu dönemde parklar, tapınak bahçeleri ve şehir kanalları pembe çiçeklerle kaplanırken, insanlar piknikler ve yürüyüşlerle bu kısa ama büyüleyici doğa şöleninin tadını çıkarıyor. Tokyo’daki Ueno Parkı, akşamları kiraz çiçeklerinin altına yerleştirilen fenerlerle masalsı bir atmosfere bürünüyor.
Hindistan’ın renk patlaması: Holi
Baharın gelişini kutlayan en coşkulu festivallerden biri de Hindistan’daki Holi, yani “Renkler Festivali”. Genellikle mart ayında düzenlenen bu kutlama, iyiliğin kötülüğe karşı zaferini ve baharın gelişini simgeliyor.
Festivalin arifesinde ülkenin birçok yerinde Holika Dahan adı verilen büyük ateşler yakılıyor. Ertesi gün ise sokaklar rengârenk toz boyalar ve su savaşlarıyla doluyor. İnsanlar birbirlerine renkler atarak kutlamalara katılıyor ve sokaklar adeta dev bir açık hava eğlencesine dönüşüyor. Festivalin geleneksel lezzetlerinden biri olan Gujiya ise badem veya hindistanceviziyle hazırlanan tatlı hamur işi olarak sofralarda yerini alıyor.
Hollanda’da Lale Mevsimi
Avrupa’da baharın en zarif manzaralarından biri Hollanda’daki lale tarlaları. Mart ortasından mayıs başına kadar milyonlarca lale, ülkenin kırsal bölgelerini rengârenk şeritlere dönüştürüyor.
Dünyanın en ünlü çiçek bahçelerinden biri olan Keukenhof Gardens, yedi milyondan fazla lalenin sergilendiği dev bir açık hava bahçesine dönüşüyor. Haarlem ile Leiden arasında uzanan Bollenstreek bölgesi ise bisikletle gezilebilecek lale tarlalarıyla tanınıyor. Dutch Flower Parade sırasında ise çiçeklerle süslenmiş dev araçlar Lisse sokaklarından geçiyor.

Valencia’da Ateş ve Sanat: Las Fallas
İspanya’nın Valencia kentinde düzenlenen Las Fallas Festivali, baharın en sıra dışı kutlamalarından biri. 15–19 Mart tarihleri arasında düzenlenen festival boyunca şehir, güncel olaylara göndermeler yapan dev satirik heykellerle doluyor.
Festival süresince Mascletà adı verilen havai fişek gösterileri şehir merkezini sarsarken, final gecesinde La Cremà töreniyle yüzlerce dev heykel yakılarak festival dramatik bir finalle sona eriyor.
İngiltere’de çılgın yarış
İngiltere’nin Gloucestershire bölgesinde düzenlenen Cooper’s Hill Cheese Rolling, dünyanın en ilginç bahar festivallerinden biri olarak biliniyor. Katılımcılar dik bir tepeden yuvarlanan peynir tekerleğini yakalamak için yarışıyor. Yarış oldukça tehlikeli olsa da her yıl yüzlerce kişi bu sıra dışı geleneğe katılıyor. Yarışa katılmak istemeyenler için ise seyirci olmak bile başlı başına eğlenceli bir deneyim.

Tayland’da dev su savaşı: Songkran
Tayland’ın geleneksel yeni yılı olan Songkran, her yıl 13–15 Nisan tarihlerinde ülkeyi dev bir su festivaline dönüştürüyor. Sokaklarda düzenlenen su savaşları hem sıcak iklimde serinletici bir eğlence sunuyor hem de arınmayı simgeleyen geleneksel ritüellerle birleşiyor.
Bangkok’ta Khao San Road, festivalin en hareketli noktalarından biri. Chiang Mai’nin tarihi surları ve hendekleri ise dünyanın en büyük su savaşlarından birine sahne oluyor. Festival boyunca tapınaklarda düzenlenen geleneksel su dökme törenleri de Tayland kültürünün önemli bir parçasını oluşturuyor.
