Düşük emekli aylıklarının nedeni EYT mi, emekli aylığı hesaplama sistemi mi?
Bugün düşük emekli aylıklarıyla ilgili yapılan tartışmalarda en çok dile getirilen başlıklardan biri EYT düzenlemesi oluyor. Ancak mevcut tabloya baktığımızda düşük emekli aylıklarının temel nedeninin EYT olmadığını açık şekilde görüyoruz. Çünkü bugün henüz emekli olmamış milyonlarca çalışan da sistem üzerinden gelecekte alacağı emekli aylığını hesapladığında oldukça düşük rakamlarla karşılaşıyor.
Özellikle e-Devlet üzerinden yapılan hesaplamalar bunu net biçimde ortaya koyuyor.
4A kapsamında çalışan SSK’lılar “4A Emekli Aylık Bilgisi Hesaplama”, BAĞ-KUR sigortalıları ise “4B Emekli Aylık Bilgisi Hesaplama” ekranından bugün itibarıyla bağlanabilecek emekli aylıklarını görebiliyor.
Sisteme giren çalışanların önemli bir bölümü, yıllarca prim ödemelerine rağmen beklediklerinden çok daha düşük emekli aylıklarıyla karşılaşıyor.
Gelir seviyesi yükselse de…
Bugün yalnızca asgari ücretle çalışanların değil, asgari ücretin iki ya da iki buçuk katı ücretle çalışan kişilerin de hesaplanan emekli aylıkları çoğu zaman yaklaşık 20 bin lira seviyelerinde görünüyor. Daha dikkat çekici olan ise gelir seviyesi yükseldikçe dahi tablonun çok fazla değişmemesi.
Örneğin asgari ücretin dört, beş hatta altı katı ücretle çalışan kişiler dahi emekli aylığı hesaplama sistemine girdiklerinde yaklaşık 25 bin lira ile 28 bin lira 30 bin lira arasında emekli aylıklarıyla karşılaşıyor. BAĞ-KUR’lularda ise rakamlar çoğu zaman daha da düşük kalıyor.
Kendi primini cebinden ödeyen BAĞ-KUR sigortalıları açısından durum daha da çarpıcı. Bugün birçok BAĞ-KUR’lu, brüt asgari ücretin üç katına kadar prime esas kazanç üzerinden prim ödese bile ileride bağlanacak emekli aylığının beklentilerin oldukça altında kaldığını görüyor. Bu tablo, yalnızca düşük gelir grubunun değil, yüksek prim ödeyen kesimlerin de sistemden memnun olmadığını ortaya koyuyor.
Dolayısıyla mesele yalnızca düşük ücretle çalışanların düşük emekli aylığı alması değildir. Sorun artık sistemsel hale gelmiştir. Çünkü mevcut yapı, ödenen prim ile bağlanan emekli aylığı arasındaki ilişkiyi zayıflatmış durumda. Çalışanlar daha fazla prim ödeseler bile bunun emekli maaşına güçlü şekilde yansımadığını düşünüyor.
Sorunun temeli hesaplama sistemi
3 Mart 2023 tarihinde EYT yasası çıktı. Emekli aylığı hesaplama sistemi bu tarihte değişmedi, emekli aylığı hesaplama sistemi 1.10.2008’de değişti. EYT yasası çıkmasaydı emekli aylıkları bugün olduğu gibi düşük kalmaya devam edecekti.
Sorunun temelinde ise yıllar içerisinde değişen emekli aylığı hesaplama sistemi bulunuyor. Özellikle 2000 sonrası ve daha belirgin şekilde 1 Ekim 2008 sonrası uygulamaya giren sistemde aylık bağlama oranlarının düşmesi, güncelleme katsayılarının değişmesi ve büyümeden-gelişmeden emeklilere verilen payın azalması nedeniyle bağlanan emekli aylıkları giderek düşüyor.
Bu durum yalnızca SSK ve BAĞ-KUR’luları etkilemiyor. 1.10.2008 tarihinden sonra devlet memuru olan kişiler açısından da gelecekte bağlanacak emekli aylıkları oldukça düşük seviyelerde hesaplanıyor. Bugün kamu çalışanlarının önemli bir bölümü de ileride alacakları emekli maaşlarının çalışma dönemindeki gelirlerini karşılamayacağını görüyor.
Dolayısıyla mesele yalnızca bugün emekli olmuş kişilerin düşük aylık alması değil. Asıl dikkat çekici olan nokta, henüz emekli olmamış çalışanların da sistemde düşük emekli aylıklarıyla karşı karşıya olmasıdır. Bu nedenle “emekli sayısı arttı, EYT’liler emekli oldu, bu yüzden maaşlar düştü” yaklaşımı mevcut sorunu tam olarak açıklamıyor.
Çünkü sorun yalnızca emekli sayısının artması olsaydı, bugün çalışan ve henüz emekli olmamış kişilerin sistemde yüksek emekli aylıkları görmesi gerekirdi. Oysa mevcut tablo bunun tam tersini gösteriyor. Sistem bugün yalnızca mevcut emeklilere değil, gelecekte emekli olacak milyonlarca çalışana da düşük emekli aylığı hesaplıyor.
EYT düzenlemesi sosyal güvenlik sistemi üzerinde ek maliyet oluşturmuş olabilir. Ancak düşük emekli aylıklarının temel nedeni olarak yalnızca EYT’yi göstermek, sistemin yapısal sorunlarını göz ardı etmek anlamına gelir. Çünkü bugün ortaya çıkan tablo, emekli aylığı hesaplama sisteminin kendisinin düşük aylık üretmeye başladığını açık şekilde ortaya koyuyor.
Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin yeniden ele alınması gerekiyor. Özellikle çalışanların ödedikleri prim ile alacakları emekli aylığı arasındaki bağın güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde uzun yıllar çalışan, yüksek prim ödeyen milyonlarca kişi emeklilik döneminde ciddi gelir kaybı yaşamaya devam edecek.
Bugün artık tartışılması gereken konu yalnızca EYT değildir. Asıl tartışılması gereken konu, çalışanların gelecekte insan onuruna yakışır bir emekli aylığı alıp alamayacağıdır. Çünkü mevcut sistem yalnızca bugünün emeklilerini değil, yarının emeklilerini de düşük aylığa mahkûm edecek şekilde ilerliyor.