Duty Free’ler, seyahatin yeni cazibe merkezi
Duty free mağazaları, artık yalnızca alışveriş değil, seyahatin vazgeçilmez deneyim duraklarından biri haline geldi. Türkiye ise artan yolcu trafiği, genişleyen ulaşım ağı ve yenilikçi hizmetleriyle global seyahat perakendeciliğinin yükselen yıldızı olarak öne çıkıyor.
Pandemi sonrası yeniden canlanan uluslararası seyahat, yalnızca turizmi değil, aynı zamanda havalimanlarından kruvaziyerlere kadar birçok temas noktasında büyüyen seyahat perakendeciliği sektörünü de derinden etkiliyor. Özellikle lüks markalar, yolculuk deneyimini daha çekici hale getirmek için gümrüksüz satış (duty free) noktalarında özel koleksiyonlar ve sınırlı sayıda ürünler sunarak bu alandaki varlıklarını güçlendiriyor.
Giderek daha fazla yolcu, seyahat sırasında alışverişi bir zorunluluktan çok keyifli bir deneyim olarak görmeye başlarken; kozmetikten modaya, teknolojiden parfüme kadar birçok ürün kategorisi de bu değişime ayak uyduruyor. Artan yolcu trafiğiyle birlikte yükselen tüketici harcamaları, seyahat perakendeciliğini bir yan sektör olmaktan çıkarıp, küresel ticaretin önemli oyuncularından biri haline getiriyor. Artık sadece havalimanlarıyla sınırlı kalmayan bu dinamik sektör, yolculara sunduğu benzersiz deneyimlerle öne çıkıyor.
Philip Morris International Global Seyahat Perakendesi Başkan Yardımcısı Beste Ermaner ve Setur Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (COO) Arzu Bozkurt Atalay ile Cannes’da yapılan TFWA Dünya Sergisi ve Konferansı’nda bir araya geldik. Setur ve PMI arasındaki 20 yılı aşkın iş birliğinin, “kazan-kazan” ilkesine dayandığına dikkat çekilirken; Beste Ermaner, seyahat perakendeciliği biriminin PMI için sadece ticari bir önem taşımadığını, aynı zamanda veri analizi ve teknoloji kullanımıyla şirketin global dönüşümüne liderlik ettiğini belirtti. Ermaner ve Atalay ile sektördeki bu dönüşümü ve Türkiye’nin konumunu konuştuk.
Türkiye pazarı yüzde 8 büyüyor
Global Seyahat Perakendeciliği pazarı dünyada 90 milyar dolarlık büyüklüğe sahip. Beste Ermaner’e göre, Türkiye›nin payı yüzde 3 olsa da büyüme hızı global ortalamanın üzerinde seyrediyor. Bu yükselişin en büyük nedeni, Türkiye’nin ulaşım ağına yaptığı devasa yatırımlar ve özellikle İstanbul’un dünya için önemli bir aktarma merkezi (hub) haline gelmesi. Ermaner, “Global seyahat perakendesi, Türkiye’de turizm gelirlerini ve istihdamı destekleyen stratejik bir kanal; büyüme potansiyeli, yolcu trafiği ve kişi başı harcama trendleriyle güçleniyor. Türkiye›nin seyahat perakendeciliği pazarının 2024 yılında 2 Milyar Euro’nun üzerinde bir değere ulaştığı tahmin ediliyor. Türkiye pazarı yıllık olarak yüzde 8 büyüyor" dedi.
Sadece havalimanlarından ibaret değil
Beste Ermaner, gümrüksüz satış (duty free) sektörünün sanılanın aksine çok daha geniş ve karmaşık bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. “Duty free denince akla genelde sadece havalimanları geliyor” diyen Ermaner, havalimanlarının yanı sıra, kara sınır kapıları, havayolları, feribotlar, deniz limanları, ticari gemiler, diplomatik ve askeri kanallar gibi pek çok farklı noktada gümrüksüz satışların gerçekleştiğini belirtti. Ermaner’e göre, bu çok kanallı yapı, her ülkenin ve her kanalın kendine özgü ticari dinamiklerine göre farklı ticari stratejileri uygulanmasını zorunlu kılıyor.
Fiyatın yerini deneyim aldı
Beste Ermaner, “Pandemi öncesinde genel olarak duty free alışverişinin birincil sebebi fiyat avantajıydı. Şimdi ise deneyim ilk sıraya yerleşti” diyerek, bu dönüşümün arkasındaki ana dinamikleri açıkladı. Ermaner’e göre tüketiciler artık ürünün konumlanmasına, mağaza tasarımlarına, genel deneyimlere odaklanıyor. Arzu Bozkurt Atalay da "Deneyim havalimanına geldiğimizde değil, seyahat etmeye karar verdiğimiz anda başlıyor» dedi ve şirketlerin bu yolculuğu 360 derece kucaklaması gerektiğini belirtti.
2025’e yeni ismi ile başladı
PMI Duty Free’nin, 2025’te “PMI Global seyahat perakendesi” olarak isim değişikliğine gittiğini kaydeden Ermaner, “PMI Global Seyahat Perakendesi, dünya genelinde seyahat eden 350 milyondan fazla yetişkin yolcuya, 160’tan fazla pazarda, 500’ün üzerinde havalimanı ve 1.000’den fazla satış noktasında hizmet sunan geniş bir ağ üzerinden faaliyet gösteriyor. Türkiye özelinde ise bu ağ; 18 havalimanı, 15 kara sınır kapısı, 13 feribot/deniz limanı & ticari gemi arzı ve 1 diplomatik kanal aracılığıyla hizmet veriyor” dedi. Ermaner, şirketlerinin global satışları içinde duty free’nin payına ilişkin net bir rakam vermekten kaçındı.
Ancak bu iş biriminin öneminin sadece ticari büyüklükle sınırlı olmadığını vurguladı. “Philip Morris’in global yapısı içinde seyahat perakendeciliği, sadece ölçeğiyle değil, aynı zamanda global dönüşüme liderlik etmesiyle de büyük bir önem taşıyor” diyen Ermaner, bu bölümün şirketin geleceğini şekillendirdiğini belirtti. Seyahat perakendeciliği birimini “dünyaya açılan bir kapı” olarak konumlandırdıklarını ifade etti. Ermaner, dünya genelindeki trendleri ilk keşfeden birim olarak, bu bilgileri iç pazarlara aktarma sorumluluğu taşıdıklarını ve bu sayede şirketin genel dönüşümüne önemli katkılar sağladıklarını belirtti.
Son iki yılda yurt dışına açıldık
Setur, 1965’ten bu yana global seyahat perakende alanında faaliyet gösteriyor. Setur’un iş hacminin yarısından fazlasının duty free’den geldiğini belirten Arzu Bozkurt Atalay, “Yurt içinde 24, yurt dışında 3 lokasyonda toplam 67 mağaza ve 600’ün üzerinde satış personeli ile hizmet sunuyoruz. Özellikle Kapıkule gibi devasa kara sınır kapılarında biz varız. Pek çok sınır kapısı mağazamız, birçok Avrupa havalimanından daha büyük ve zengin” dedi. Son iki yılda globalleşme stratejisiyle Almanya’da Köln, Hamburg ve Düsseldorf havalimanlarında operasyonlara başladıklarını söyleyen Atalay, bu başarının Setur’un tecrübesi ile Koç Holding’in gücünün bir yansıması olduğunu ifade etti.
"Vize kaynaklı yolcu kaybı yaşamadık"
Son dönemde artan vize sorunlarının sektörü nasıl etkilediği sorusuna yanıt veren Arzu Bozkurt Atalay, “Maalesef zor bir dönemden geçiyoruz ama sektör bir şekilde kendini dengelemeyi başarıyor” dedi. Kimlikle seyahat imkanları ve kapıda vize uygulamalarının devreye girmesiyle, vize kaynaklı yolcu kaybının büyük ölçüde telafi edildiğini belirtti.
Alışverişte yaratıcılık ve inovasyon kritik
Arzu Bozkurt Atalay, seyahat perakendeciliğinde mağaza içi deneyimin önemine dikkat çekti. Alışverişi keyifli bir deneyim haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Atalay, “Müşteriyi mağaza içinde en konforlu şekilde ağırlayarak, başlangıçta alışveriş amacı olmayan bir yolcuyu bile müşteriye dönüştürmeyi amaçlıyoruz” dedi. Atalay, bu süreçte yaratıcılık ve inovasyonun kritik bir rol oynadığını vurguladı. Mağaza konseptlerini, yolcunun hız ve zaman baskısı altında bile tüm fırsatları görebileceği ve gümrüksüz alışveriş hakkını tam olarak kullanabileceği şekilde tasarladıklarını belirtti.
“Ne kadar vakti olursa olsun, o zamanı en iyi şekilde değerlendirmesini ve akılda kalıcı bir alışveriş deneyimi yaşamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Bu hedefe ulaşmak için “walk through” olarak adlandırılan, yolcunun doğal akışını takip eden mağaza tasarımları üzerinde çalıştıklarını söyleyen Atalay, değişen tüketici beklentilerini ve yeni nesillerin alışkanlıklarını yakından takip ederek, mağaza konseptlerine sürekli yeni yaklaşımlar getirdiklerini de sözlerine ekledi.