e-haciz borç kadar uygulanıyor, blokajı bankalar büyütüyor

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar, “10 bin lira alacak için ‘bir tuş’la 20 milyon liralık haciz konulur mu?” başlıklı yazım üzerine aradı:

- e-haciz ile ilgili konuyu 2020 yılı Ocak ayında çözdük. Sadece borç miktarı kadar e-haciz uygulanıyor. Bizim tarafta borçlunun tüm hesaplarının bloke edilmesi söz konusu değil.

Bunun üzerine konuyu gündeme getiren ve yazımda sözleri yer alan oda başkanlarını anımsattım:

- Sayın Başkan, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım ve Adana Sanayi Odası Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Kıvanç’la 26 Aralık 2020’de EGD’nın online buluşmasında konuştuk. O konuşmada e-haciz sıkıntısının sürdüğü dile getirildi.

Geçen hafta içinde İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’le sohbet ettiğimizi belirttim:

- Şekib Bey de e-haciz ile ilgili kendisine ulaşan yakınmaları daha yeni anlattı. Sorun çözülmüş olsa oda başkanlarına şikayetler, yakınmalar sürer mi?

Bekir Bayrakdar, bunun üzerine bir bilgi notu gönderdi. Konuya e-haciz tanımından girdi:

- e-haciz, borçlu mükelleflerin mal varlıklarının elektronik ortamda haczini tanımlamak için kullanılan bir ibaredir.

İcra yoluyla tahsilat konusundaki kanunlara işaret etti:

- Şahıslar arası alacakların icra yoluyla tahsilinde uyulacak kurallar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nda, kamu alacaklarının icra yoluyla tahsili ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.

Süresinde ödenmeyen amme alacaklarının vergi dairelerince “cebren” takip ve tahsil edildiğini vurguladı:

- “Cebren” takip ve tahsil işlemleri borçluya “ödeme emri” tebliği ile başlar. Borcun 15 gün içinde ödenmesi veya mal bildiriminde bulunulması gerektiği, aksi halde “cebren” tahsil olunacağı bildirilir.

Sonraki aşamayı aktardı:

- Borç 15 gün içinde ödenmezse, haciz kararı alınarak borçlunun “borca yetecek tutarda” mal varlığına haciz konulur.

6183 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle haciz işlemlerinin elektronik ortama taşınmasına imkan sağlandığına dikkat çekti:

- Elektronik ortamda yapılan hacizlerin hukuki sonuçları ile fiziki ortamda yapılan hacizlerin hukuki sonuçları arasında hiçbir fark bulunmuyor.

Konunun bankalar tarafıyla ilgili kanun maddelerinin altını çizdi:

- Bankalar nezdinde kamu alacakları nedeniyle yapılan hacizlerin hukuki dayanağı 6183 sayılı Kanunun 79’uncu maddesi, özel alacaklara yönelik hacizlerin dayanağı ise 2004 sayılı Kanunun 89’uncu maddesidir.

e-haciz uygulamasında bildirilerin yapıldığı kurumları sıraladı:

- Daha önce protokol imzalamış tüm bankalara, PTT’ye ve Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.’ye (MKK) Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Merkezi’nde e-haciz paketleri halinde elektronik ortamda tebliğ ediliyor.

İşlem sırasında borçlu mükelleflerin bankalar ve PTT’de varlığının bulunup bulunmadığının tespit edildiğini kaydetti:

- Mükellefin bankalar ve PTT’deki varlığının kamu alacağı tutarındaki kısmı için e-haciz bildirisi elektronik ortamda tebliğ ediliyor.

Bu noktada bankaların uygulamasının devreye girdiğini savundu:

- Bankalarca geliştirilmiş “risk yönetim sistemleri”nde, hakkında haciz gelmiş müşterilerini “yüksek riskli” görüp, bu müşterilerinin kredi borçlarını garanti altına almak için hesapları bloke edilebiliyor.

Gelir İdaresi Başkanlığı, e-haciz’le ilgili “10 bin lira için ‘tek tuş’la 20 milyon lira bloke ediliyor” sıkıntısı konusunda bankaları adres gösteriyor...

Bu durumda bankacılık sektörünün konuya çözüm üretmesi gerekiyor.

Alacaktan fazla haciz kararı talep edemeyiz

GELİR İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar, e-haciz konusuna açıklık kazandırmak için bir örnek verdi:

• 50 bin lira borcu olan bir mükellefe e-haciz uygulanacağını düşünelim.

• Bu mükellefin 5 bankada hesabı olduğunu varsayalım ve bunların tutarları da şöyle olsun:

• A Bankası: Vadesiz hesapta 110 bin lira var

• B Bankası: Vadeli hesapta 140 bin lira var

• C Bankası: Vadesiz hesapta 170 bin lira var

• D Bankası: Vadeli hesapta 500 bin lira var

• E Bankası: Vadeli hesapta 1 milyon lira var

• Bu durumda 110 bin liralık vadesiz hesaba 50 bin lira için haciz konulmak üzere tebligat yapılır.

• Diğer hesaplar için herhangi bir talepte bulunulmaz.

• Bu arada haciz işleminin uygulanacağı hesap belirlenirken üzerinde başka nedenle bloke olup olmadığına elbette bakılır.

Bekir Bayrakdar, konuyu örnekle açıkladıktan sonra şu noktanın altını çizdi:

- Kendisine “ödeme emri” tebliğ edilmemiş borçlulara haciz uygulanması mümkün değildir.

Sistem, “ödeme emri” tebliğ edilmemiş mükellefe haciz kararı uygulanmasını engeller.

Ardından ekledi:

- Vergi dairelerinin haciz kararı alınmış alacak tutarının üzerinde haciz talebinde bulunması hukuken ve teknik olarak mümkün değildir.

Bankalar Birliği ve Katılım Bankaları’na durumu yazılı anlattık

Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar, haciz taleplerinin bankalardaki yansımasını şöyle anlattı:

- Haciz isteklerinin vergi dairesi, icra dairesi, SGK veya TMSFden gitmesi, bankaların risk programları üzerinde farklı muameleye tabi tutuluyor. Haciz isteği risk olarak değerlendiriliyor.

Risk algısının bankaları harekete geçirdiğini kaydetti:

- Bankalar, bu risk algısı nedeniyle vergi dairesince bildirilen tutardan daha yüksek tutarda varlıkları bloke edebiliyor.

Bankalarla ilgili girişimlerini aktardı:

- Türkiye Bankalar Birliği'ne ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği'ne muhtelif tarihlerde yazılan yazılarımızla bankaların risk algısının gözden geçirilmesinde yarar görüldüğü belirtildi. Vergi dairelerinin talep ettiği tutarın üzerinde varlıkların bloke edilmemesi istendi.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar