18 °C
Sami Altınkaya
Sami Altınkaya

e-İhracat ile aracısız ve toptan satış dönemi başladı

COVID-19’dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yaşam tarzımız değişti bile. Aramızdaki sosyal mesafeyi koruyarak, kişisel temizliğe daha dikkat ederek yaşıyoruz.

Ticaretin şekli de hızla değişecek. Online bir hayat ve dijitalleşme bizi kucakladı bile. İnternet üzerinden yapılan e-ticaret artıyor. e-İhracat bundan sonra daha çok konuşulacak. Bir havlu üreticisi düşünün. 100 bin adet havlu üretiyor. Yurtdışına bir firmaya ihraç ediyor. Parasını da vadelerle alıyor. Paranın kasasına girmesi yani geri dönüşü bir yılı bulabiliyor. Bu ticaret geleneksel bugüne kadar yapılan ihracat modeli. İşin detayına girmiyorum.

Sanayicimiz e-ticaretle ve e ihracatla tanıştı. 100 bin havluyu 100 bin kişiye bir kerede satıyor ve parasını da aynı zamanda alıyor. İşte bu model Türk sanayicisinin kurtuluşudur. Riski 100 bine bölüp, geceleri başını yastığa daha rahat koyup, huzurla uyumanın yolu dijital ticaretten geçiyor.

Buradaki sorun doğru pazar yerinde bu işi yapabilmektir. Dünya da bu işi yapan e ticaret siteleri var. Amazon, Alibaba ve Etsy gibi pazar yerleri bu işi yıllardır yapıyor. Ama bunlarda ürünü satanlar aracılar ve internetten satanlar. Üreticiler doğrudan satış yapamıyor.

ABD’de 2017 yılında kurulan Rgand’ın sisteminde ise ithalatçı, distribütör ve toptancı yok. Gıda ve ağırlama hizmetleri diye geçen mobilya, ev tekstili, züccaciye, temizlik grubu mutfak alet ve ekipmanları, gıda yiyecek ve içecek, endüstriyel mutfak gibi ürünler toptan olarak aracısız ABD pazarında satılabiliyor. Milyonlarca ticari alıcıya doğrudan ulaşıyor. Dış ticaret bundan sonra daha çok e ticaret ile yapılacak. Bu platformu hızlı giden bir tren gibi düşünebilirsiniz. Bu trende yer almak için hızlı ve çevik olmak zorundasınız. Aksi halde ilk istasyonda sizi trenden indiriyorlar. e-Ticaret treninde sürekli kalabilmenin yolu ise, sattığınız ürün bozuk veya hatalı çıktığında tartışmasız olarak geri almanız. Ürününüzün sürekli olarak tedarik zincirinde olması, yok veya kalmadı dememeniz. Bu sisteme uygun finans ve ödeme altyapısına sahip olmanız. Bir de üstüne kendini e ticaret siteniz yani pazar yeriniz olursa başarılı olabilirsiniz. Şimdi yeni dönemde ticaretin şekli daha da değişecek. Ürünlerinizi perakende olarak değil, toptan da satabileceksiniz. Bu da sanayicilerimiz için büyümenin en kestirme yoludur.

Türk üreticileri Rgand ile ABD pazarına giriyor

Amerika’da bulunan Rgand.com şirketi, gıda hizmetleri endüstrisinde sadece üreticilerin yer aldığı, ABD’de yerleşik ticari alıcılar ile doğrudan entegrasyon sağlayan global online pazaryeri.

2020 yılının Haziran ayıyla birlikte Rgand.com Türk üreticilerinin Amerikan pazarına ulaşmalarını sağlayıp, arada distribütör, toptancı ve hiçbir aracıya gerek kalmadan iş yapma fırsatı sunuyor.

Rgand pazar yeri Türk üreticilerine dünyanın en büyük gıda endüstri pazarı olan ABD pazarına doğrudan ihracat kapısı açıyor.

Rgand CEO’su Rovshan Rasulov “Rgand.com aracıların dite ettiği fiyat, ödeme şekli ve pazara giriş konusundaki bağlılığa bir son vererek, distribütör ve toptancıların pazardaki erişim ve dağıtım gücünü, üreticilerin kendi gücü yapmaktadır. Böylece Rgand sayesinde Türk üreticileri de hiçbir ithalatçı, distribütör ve toptancılar gibi aracılar olmaksızın kendi markalarıyla ABD gıda endüstrisindeki binlerce ticari alıcıya doğrudan erişim sağlayarak ihracatlarını ve marka değerlerini artırmış olacaklar” dedi. Yani Türkiye’deki üreticiler ABD’ye yaptıkları ihracatla, daha fazla kar elde edip, o pazarda kendi markalarına da yatırım yapabilecek. Bu bağımsız ve doğrudan ticaret yapma anlamına geliyor.

ABD Gıda Hizmetleri Endüstrisi

Amerika Gıda ve Restoran Endüstrisi; 1 milyondan fazla lokasyona, 2019’da 905 milyar dolar satış hacmine sahip. 2021 yılında ise 1.2 trilyon dolarlık büyümeye ulaşacak dev bir sektör. 580 milyar dolar ile Avrupa Birliği, 18 milyar dolar ile Rusya ve 13.5 milyar dolar ile Türkiye pazarı kıyaslandığında, Türkiye’nin yaklaşık 100 katı büyüklüğünde bir potansiyel olduğu görülüyor. Forrester Research raporuna göre, 2021 yılında sadece ABD’de B2B ticaretin içinde e-ticaret işlemi1.2 trilyon ABD Doları’na ulaşacak. Bu rakam ABD’deki tüm B2B satışların %13’ünden fazlası e-ticaret olacağını gösteriyor. Türkiye ile ABD arasında belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi ne ulaşabilmesinin en önemli yollarından biri, ürünlerinin ABD’ de bulundurulması ve online Pazar yerlerinde görünür olmaktan geçiyor.

Türkiye’nin ABD Gıda Hizmetleri Endüstrisi’ne girişindeki engeller

- Türk ürünlerinin pazara erişim sağlama konusunda sadece etnik marketlerde bulunabilmesi
- Üretici tarafından öngörülemeyen yanlış konumlandırma (ABD gıda hizmetleri sektörüne aracı, ithalatçı, distribütör ve büyük market zincirleri aracılığıyla girmeye çalışmaları)
- Distribütör, toptancı gibi aracıların diktesiyle birlikte private label ürünlerinin yanında Türk markalarının rekabete girememesi
- Bu sebeple marka görünürlüğü ve bilinilirliğinin az olması hem sektörün hem de toptan ticaret hacminin artması konusundaki en büyük engellerdir.
- Türkiye’nin en büyük holdingleri ABD pazarı için kapsamlı çalışmalar, fuarlar, pazarlama faaliyetleri ve yatırımlar yapmalarına rağmen toplam ihracatları yüzde 1’in altındadır.

Rgand Prime Fulfillment (RPF) nedir?

Üreticiler RPF sayesinde ABD’de depo, ofis, satış yönetimi teslimat ve erişilebilirlik gibi yüklü masraflara ihtiyaç kalmadan sattıkları mal kadar harcama yaparak, tüketicilere kapı teslimi yapabilme gücüne kavuşmuş oluyor. Böylelikle üreticinin nasıl erişim sağlarım, nasıl görünür ve bilinir olurum ve nasıl satarım soruları tek platformda çözüm buluyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap