24 °C
Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

e-Ticarete antrepo eli değer mi?

Bugün yazıma evvela bilmeyenler için antrepolar hakkında kısa bir bilgi vererek başlamak, sonra da konuyu e-ticaret, daha doğru tabirle e-ihracat ile ilişkilendirmek isterim. Antrepo, Fransızca’dan dilimize geçmiş bir kelime; anlamı, gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer, yani bir tür ardiye. Gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulmuş ve eşyaların gümrük mevzuatında düzenlenen şekilde konulması hâlinde süresiz kalabildiği yerler olarak da zihnimizde canlandırabiliriz. İthalatçı konumundaki bir firma, üçüncü ülke menşeli bir malın topluluk dışı bir ülkeden ithali esnasında malın tamamını ülkesine sokarak bütün ithalat vergilerini ödemek istemiyorsa malları bir gümrük antreposuna yerleştirmek suretiyle başlangıçta ithalat vergisini ödemeyerek ve orada oluşan ardiye masrafına katlanarak, ihtiyacı kadar ithalat yapmak suretiyle kendisine bir tür finansman sağlaması olarak da nitelendirebiliriz.

Bu sıra antrepo işletmecileri bir hayli dertli. Bunun sebeplerinden biri, ilave gümrük vergisine tabi bazı eşyalar için, daha önce yüzde 10 olan teminat oranının yüzde 25 olarak uygulanacak olması iken, diğer bir sorun ise, ithal eşyada parsiyel yüklerin antrepolarda 48 saat süreyle geçici depolama yeri statüsünde bulundurulmasının 1 Eylül’de kaldırılacağı kararı. Daha basit bir ifade ile içinde birden fazla ithalatçının yükü olan araçlarda, her bir yük sahibi firma beyannamesini verme işlemini tamamlamadan araçların boşaltılmayacak olması. Tabi bu işin ucu antrepo işletmecileri kadar nakliye firmalarına ve ithalatçılara da dokunmakta.

1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nın da kutlandığı güne denk gelen bir çalıştaya ben de konuşmacı olarak davet edildim. Mentor Grup ortağı ve Dışyönder Başkanı şapkalarım ile katıldığım çalıştay, oluşturulması hedeflenen antrepo işletmecileri derneği tarafından organize edilmiş ve dernekleşme fikrinin hayata geçirilmesi ile bahsetmiş olduğum sorunların tartışılmasına yönelik idi. Dernek kararı için girişimcileri kutluyorum, önemli bir adım. İşleri kolay mı, elbette değil. Zira ithalat maliyetlerinin yükseltilmesi ve geçici depolama yeri olarak adlandırılan, daha çok devletin veya TOBB’un işletmeci olduğu bu alanların daha fazla gelir elde etmesine endekslenmiş bir düşünce yapısı ile mücadele etmek durumundalar. Ancak ithalatçılar mevcut uygulamada çok dikkatli olmak zorunda. Zira Gümrük Kanunu’nun 236. maddesine göre eşya boşaltılıp 48 saat içerisinde beyanname verilirken eşyada ortaya çıkacak olası bir farklılık halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katına kadar para cezası ile karşı karşıya kalabilirler. Çalıştayda dile getirdiğim için burada da ithalatçıların dikkatini çekmeyi isterim.

Şimdi gelelim herkesi ilgilendiren bir başka noktaya. Pandemi sürecinde hep birlikte gördük ki, ihracatımızın bundan sonraki yükselişinde e-ticaretin yahut e-ihracatın rolü çok yüksek olacak. Zaten rakamlar da bunu ortaya koymaya başladı. Geçtiğimiz gün Ticaret Bakanı Sayın Ruhsar Pekcan da konunun önemini belirtti ve artık ihracatın bu yöne evrildiğini ve yeni düzenlemelerin de devam edeceğini belirtti. 2019 yılı Mart ayında Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak da mikro ihracatta kayıt dışılığı ortadan kaldırmada antrepoların önemli olacağını belirtmişti. Yenidünyada ve ticaretin yeni işleyişinde e-ihracatın her geçen gün önemini arttıracağı ve artmasında antrepoların da büyük bir fayda sağlayacağını göz ardı etmemek gerekiyor. Zira büyük resme baktığımızda, zaten devletin kontrolünde olan yerler olduğu göz önünde bulundurarak, küçük ölçekli ihracatçıların eşyaları antrepolarda birleştirmek suretiyle bu yöne kanalize olacaklarını düşünerek mevzuatları zorlaştırmak ve maliyetleri arttırmak yerine bilakis ucuzlatmak çok önemli hale gelmiş durumda.

Hani hep söylerim ya, teknoloji geliştikçe, ticaret de gelişip artıyor, ekonomiler büyüyor. Teknoloji bir birim büyüyor ise, yarattığı etki ile ticaret en az iki birim artıyor ve bir yandan da gelişiyor. Rakamlar da bunu zaten ortaya koyuyor. Teknoloji ile beraber ticaretin uygulanış şeklinin de değiştiğini, nesiller değiştikçe de tüketim alışkanlıklarının farklılaştığını görüyor ve gözlemliyoruz. Üzerine bir de pandemi krizi ile alışveriş alışkanlıklarının da farklılaştığını gözlemlediğimizde e-ticaretin beklenenden çok daha hızlı büyüyeceği görülebiliyor. Hepi topu 25 yıllık bir maziye sahip e-ticarette gelinen noktanın büyüklüğü gidilecek noktayı da zaten ortaya koyuyor. İstikrar sağlarsak, Avrupa’nın en büyük e-ihracat ülkesi olmamız da bir mucize olmaz. İnanalım, tartışalım, mevzuatlarımızı zorlaştırıcı hale değil kolaylaştırıcı noktaya taşıyalım ve bir de cesaret edelim. Emin olun gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap