Eğitim ve ders dışı etkinlikler

Faruk GÜLER
Faruk GÜLER Kurumsal Bakış

Öğrencilerimiz için yeni bir sınav maratonu daha başladı. İlk olarak 27 Mart’ta Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı ile başlayan maraton, 5 Haziran’da Liselere Geçiş Sistemi Sınavı ve ondan kısa bir süre sonra da, 18-19 Haziran tarihleri arasında Yükseköğretim Kurumları sınavları ile devam edecek. Bütün eğitim sistemimizin bu sınavlara odaklı planlanmış olduğunu söylemek abartılı olmaz. Zira, okul yaşı gelen çocuklar için okul seçiminden başlayan süreç de dahil olmak üzere, sistem tamamen bu sınavlara en iyi hazırlanma ortamını bulmak üzerine dizayn edilmiş durumda. Üniversiteye hazırlık süreci, ayrıca devasa bir sektör tarafından da yönetilmektedir. Oysa eğitim sisteminin sadece üniversiteye hazırlık odaklı bir yaklaşımda olmaması gerekiyor. Bireyleri özgüveni yüksek, sorumluluk sahibi iyi birer vatandaş olarak yetiştirmek; aralarında güzel sanatlar, spor ya da müzik yetenekleri olan öğrencileri seçip, onları kendilerine uygun olan alanlara yönlendirmek gibi çok daha geniş bir perspektifte planlanması gereken ve toplumların geleceğini şekillendiren son derece önemli bir alandır eğitim.  

Matematik, fen bilimleri, Türkçe, tarih, coğrafya; öğrencinin eğitim hayatı, rüyasında dahi formül ezberleyip, problem çözecek kadar bu derslerle boğuşarak geçirilmemeli. Eğitim, yardımcı öğretim metotları ile bilgiyi daha kolay ve kalıcı şekilde öğrenciye verme imkanı sunan bilimsel bir alandır aynı zamanda. Örneğin, ders dışı sosyal etkinlikler, gelişmiş ülkelerde sıkça uygulanan önde gelen eğitim metotlarıdır. Erken yaşlardan itibaren bireyin çok yönlü gelişiminde en az ders içi etkinlikler kadar önemsenen ders dışı etkinlikler, öğrencilerin formal öğretim süreci içerisinde öğrendiklerini pekiştiren ve aldıkları bilgilerin yaşamla ilişkili olduğunu gösteren uygulamaya dönük, tamamlayıcı ve bütünleyici etkinliklerdir.

Bizim ülkemizde de ders dışı etkinliklerin çerçevesi, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nde şöyle tanımlanmıştır: Öğretim programlarının yanında öğrencilerde özgüven ve sorumluluk duygusu geliştirmeye, yeni ilgi alanları oluşturmaya, milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerleri kazandırmaya yönelik bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda öğrenci kulübü ve toplum hizmeti kapsamında gerçekleştirilen tüm etkinlikler ders dışı etkinliklerin içeriğini oluşturmaktadır. Milli Eğitim genelgesi ders dışı etkinlikleri izcilik, beden eğitimi ve spor çalışmaları, halk oyunları, güzel sanatlar, TÜBİTAK koordinasyonu ile ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik yürütülen bilim olimpiyatları ve proje çalışmaları olarak tanımlamıştır.  

Ancak, normal zamanlarda da yeterli düzeyde gerçekleştirilmeyen ders dışı etkinlikler, pandemi nedeniyle 2 yılı aşkın süredir tamamen durdurulmuştu. Şimdi ise serbest bırakılmış durumda. Normal zamanlarda bile okullarımızda bu tür etkinliklere yeterince önem verilmediği bir gerçek. Oysa araştırmalar ders dışı etkinliklerin toplumsal yaşam için son derece önemli olan becerileri ve yeterlilikleri geliştirmenin yanında, öğrencilere özsaygı, özdenetim gibi olumlu psikolojik etkiler kazandırdığını kanıtlamıştır. Bu gerçeği dikkate alan bazı gelişmiş ülkeler okulların ders dışı etkinlikleri gerçekleştirmesini zorunlu kılmıştır. PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sonuçlarına dair yapılan araştırmalar da ders dışı etkinliklere katılımın öğrencilerin akademik performanslarına olumlu katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur.

İyi bir eğitim, öğrencilerin becerilerini ve yaratıcı yönlerini geliştirmeli, onları farklı hobilere yönlendirmek için seçenekleri çeşitlendirmelidir. Ders dışı etkinlikler her okulun ve bulunduğu bölgenin olanaklarına göre belirlenebilir. Kentte ders dışı etkinlikler için sahip olunan fiziki koşulların en iyi şekilde değerlendirilmesi amacıyla gerekirse kamu ve özel sektör desteğinin de sağlanması, ilgili ve başarılı öğrencilere ilgi duydukları aktivitelerden daha çok yararlanmasını sağlayacak burs imkânlarının sunulması, geleceğimiz olan çocukların başarılarını etkileyecek önemli çalışmalar olacaktır. Yerel yönetimlerin, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin bu tür etkinliklerin planlanması ve yürütülmesi konusunda daha fazla zaman ayırması, eğitim sistemimizin okul, veli ve öğrenci işbirliği ile okullarımızın daha çok etkinlik yapmaya teşvik eden bir yapıya kavuşturulması eğitimdeki başarımızı arttıracaktır.

Bir sonraki yazımızda, bir uzay ve bilim merkezi olarak bu konuda örnek çalışmalar gerçekleştirerek, yıllardır Türkiye ve yurt dışından öğrencileri bilim, matematik ve teknoloji alanında kariyer yapmaları için motive eden Uzay Kampı Türkiye’nin çalışmalarını anlatacağız.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kurumsal sosyal sorumluluk 24 Ağustos 2022
Dijital oyun pazarı 20 Haziran 2022
Uzay atmosferinde kamp 19 Mayıs 2022
Savaş ve barış 28 Mart 2022
Üretim ve ihracat 31 Aralık 2021