Ekonomi uçuyorsa bu oranlar ne, bu oranlar doğruysa uçan ne?

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Toplam gelirden en yoksul yüzde 5 ancak yüzde 1 kadar, en zengin yüzde 5 ise yüzde 22 dolayında pay alıyor. Bu yıllardır böyle. Yerimizde sayıyoruz yani. Ama biz yine de on beş yılın tablosunu detaylı olarak vermeyi tercih ettik. Olur ya birileri bu tabloyu kesip saklar da ara ara bakıp ekonomide "uçan, kaçan, tırmanan, kıskandıran, vatandaşı refaha boğan" gelişmeler olmadığını görür.

Normalde geçmişte eylül aylarında yayımlanan, TÜİK’in bu yıl hazirana çektiği ve bir anlamda kamuoyuna daha güncel bir şekilde ulaşmasını sağladığı önemli bir araştırma var: “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması.” Pek bir değişiklik olmayacağını biliriz bilmeye de yine de her yıl merakla bekleriz bu araştırmayı.

TÜİK dün 2020 sonuçlarını açıkladı. Önceki yıllara göre pek bir fark yok. Gelirin nasıl dağıldığına bakıyoruz; doğrusu bu alanda pek istikrarlıyız, gelir dağılımı çarpıklığı yıllardır aynı şekilde sürüyor. Birkaç örnek verelim:

En yoksul yüzde 5’lik kesim gelirden yüzde 0.9-1.0 pay alabiliyor; en zengin yüzde 5’lik kesimin payı yüzde 20.0-22.5 aralığında...

Nüfusun yarısı gelirin dörtte birine bile sahip olamıyor. Geçen yıl için bu pay yüzde 23.3 düzeyinde.

Toplam gelirin yarısını nüfusun yüzde 80 kadarı paylaşmak zorunda. Kalan yarıyı ise nüfusun yüzde 20’si alıyor.

Bir detay daha verelim. Nüfusun yüzde 95’i, toplam gelirin yüzde 78’ini paylaşıyor, kalan yüzde 5’in payı ise yüzde 22.3 düzeyinde.

Bunlar 2020’nin sonuçları. Ne önceki yıla göre önemli bir fark var, ne bir önceki yıla göre... Hatta elimizdeki veri seti 2006’ya kadar, yani on beş yıl öncesine kadar gidiyor ve 2006’ya göre de neredeyse hiç değişiklik yok.

Peki bu tabloyu niye verdik?

Gelir dağılımındaki çarpıklık yıllar boyunca değişmeden geliyorsa birkaç örnek aktarmakla yetinmeyip tüm yılların oranlarını bir tabloya dökerek tek tek niye verdik? Bunu düşünen okurlar olabilir.

İstiyoruz ki birileri bu tabloyu kesip saklasın!

Özellikle "ekonomik kalkınmışlıkla başı dönenler”, bu tabloyu onlar saklasın!

Saklasın ki ekonomide aslında “uçan, kaçan, tırmanan, kıskandıran ve vatandaşı refaha boğan” gelişmeler olmadığını görsün!

Bu yapılırsa ekonomide aslında nereden nereye “gelmediğimiz” bir kez daha gözler önüne serilecektir. Ve yine görülecektir ki vatandaşın refahı, daha iyi yaşayabilmesi adına bir arpa boyu yol alamamışız.

Bunu biz söylemiyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri söylüyor. Kaldı ki gerçek tablo bundan daha kötü de olabilir. Hele hele gelir yüzdeleri, örneğin yüzde 1 gibi daha küçük alındığında çarpıklık çok daha belirgin olarak ortaya çıkacaktır.

Buna rağmen bu tablo bile vatandaşın refahı ve gelir dağılımı çarpıklığının biraz olsun iyileştirilmesi adına yıllar yılı hiç yol alamadığımızı ve aynı yerde saydığımızı ortaya koymaktadır.

TATİLE, ET YEMEYE, ISINMAYA PARA YOK!

TÜİK’in dünkü açıklamasında yer alan yaşam koşulları araştırmasının da çarpıcı sonuçları var. Birkaç örnek:

- Okuryazar olmayanların yüzde 26.7’si, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 25.7’si, lise altı eğitimlilerin yüzde 14’ü, lise ve dengi okul mezunlarının yüzde 8.3, üniversite mezunlarının yüzde 3.2'si yoksul. Yoksulluk 2019'a göre tüm gruplarda artış gösterdi.

- Belli harcamaları yapamayacak durumda olan haneler maddi yoksunluk (yoksulluk değil) içinde sayılıyor. İşte bu oran 2019'a göre 1.1 puan artarak geçen yıl yüzde 27.4’e yükseldi.

- Hanelerin yüzde 59’u evden uzakta bir haftalık tatil yapamıyor, yüzde 37’si iki günde bir et, tavuk ya da balık yiyemiyor, yüzde 32’si beklenmedik bir harcama ihtiyacı ortaya çıkarsa bunu karşılayamamanın endişesini yaşıyor, yüzde 20’si evini istediği gibi ısıtamıyor, yüzde 58’i de eskimiş mobilyalarını para yokluğundan değiştiremiyor.

- Hanelerin yüzde 35’i evinde sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri gibi sorunlar yaşıyor. Yüzde 37’lik bir kesim, paradan bağımsız olarak evin yapısından dolayı iyi ısınamıyor. Yüzde 16 odaların karanlık olmasından ve yeterince ışık alamamaktan şikayetçi.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Fotoğraf 26 Temmuz 2021
Stockholm sendromu 19 Temmuz 2021