Ekonomide belirsizlik artıyor

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Her ne kadar Nisan ayı enflasyonu bek­lenenden düşük gelse de ekonomi yö­netimi bu yıl enflasyonda arzulanan hedef­lere ulaşamayacak gibi görünüyor. Özel­likle İran-ABD/İsrail savaşının yarattığı ekonomik maliyetler tam olarak Türkiye ekonomisine yansımadı. Neticede bu sene de ekonomide umduğumuz iyileşmelerin sinyallerini alamayacağız.

Görünen o ki ekonomi yönetimi iki yılı aşkın süredir uyguladığı enflasyonla mü­cadele politikalarına takılı kaldı. Özellikle enflasyonun arzulanan hızda düşüş kayde­dememesi TL’nin değer kazanmasına yol açarken dış pazarlardaki rekabet gücünde azalmaları beraberinde getirmektedir. İh­racatçı birçok firma bu durumun mali yü­küne maruz kalmaktadır. Ancak bunun da­ha ne kadar devam edeceği konusu ise hala net değil. Ekonomi yönetimi reel sektörün geleceğe yönelik beklenti oluşturabileceği herhangi bir bilgiyi ya da politikası kamu­oyu ile paylaşmıyor. Tüm bir reel sektörü geleceğe yönelik bir karanlıkla karşı karşı­ya bırakıyor. Doğal olarak girişimdi merak ediyor. Bu baskılar ve politikalar daha ne kadar devam edecek?

Mali kan kaybı devam ediyor

Uygulanan politikalar reel sektör işlet­me sermayesini tüketmesine yol açıyor. Kredi olanaklarının kısıtlı olduğu bir or­tamda bunun sürdürülebilir bir durum ol­masını beklememeliyiz. Ekonomi yöneti­mi geçen sene enflasyon muhasebesi uygu­laması ile sektöre önemli miktarda kaynak aktardı. Bunun sonucunda şirketler nega­tif kar açıklayarak, aksi durumda vergi ola­rak verecekleri miktarları sermayelerine aktarabildi. Ama bu sene böyle bir uygu­lama da yok. Artık mali kesimin ihtiyaçla­rı için uygulanan baskılanmış kurlar reel sektörün kâbusu.

Bu durumda bile girişim­ciler yine bunu daha ne kadar süreceğini ve bu süreçten nasıl çıkılacağını ve çıktıktan sonra reel kesimin zararlarının nasıl tela­fi edileceğini merak ediyor. Bu sorulara ce­vap bekliyor. Geleceğe yönelik olarak bek­lenti oluştururken bunların cevabına ihti­yaç duyuyor.

Uygulanan kur politikasıyla bugüne ka­dar içeriden kredi bulamayan firmalar dı­şarıdan borçlanmayı tercih ettiler. İran sa­vaşının yarattığı ekonomik ortamda artık buna devam etmek de çok mümkün görün­müyor. Hem yabancı kaynağa erişimin zor­laşması hem de faiz yükünün artması bir­çok şirket için dışarıdan borçlanma seçe­neğinin cazibesini azaltıyor.

Kanımca bu aşamada ekonomi yönetimi­nin reel sektördeki bu bilgi açlığını gider­mesine ihtiyaç var. Dahası sürdürülebilir­liği şüpheli bir politikadan nasıl çıkılacağı­nın da kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. Bunlar olmadığı zaman reel sektörün da­ha fazla bu belirsizliğe dayanabilecek mali kaynağı kalmayacak. Dolayısıyla girişimci ya kapasite azaltarak tasarrufa gidecek ya da işletmeleri kapatarak kan kayıplarının önüne geçecek. Zaten son günlerde bunla­rın bazı ekonomik göstergelere yansımala­rına şahit olduk.

Sonuç olarak ülkemizdeki siyasi rekabe­tin yarattığı belirsizlikler artarken hayatı zorlaşan iş dünyasının geleceği iyi değer­lendirebilmesi için daha fazla bilgiye ihti­yacı var.

Yazara Ait Diğer Yazılar