Ekonomide çift forvet devri kısa mı sürdü?

Emrah LAFÇI
Emrah LAFÇI Ekonominin Doğası dunya@dunya.com

Ekonominin yönetimi, politikaların belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin dönem dönem kafa karışıklığı yaşanabiliyor. Son dönemde bizde bu kurumlar hangileri, kağıt üzerinde nasıl konumlandırıldılar, uygulama be şekilde oldu, bunlara biraz bakalım bu yazıda. Burada kritik değişikliğin 2018’deki “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçince yaşandığını en baştan söyleyelim.

16 Nisan 2017 Türkiye için çok önemli bir değişim tarihidir. Anayasadaki önemli değişikliklerin halk oylamasıyla kabul edildiği tarihten bahsediyorum. Bu köklü yapısal değişikliğin uzun vadede Türkiye üzerinde etkilerinin ne şekilde oluşacağını zaman gösterecek ve Türkiye siyasi tarihini analiz edenler için de önemli bir çalışma alanı sağlayacak. Bizim konumuz ekonomi olduğu için bahsettiğim sistem değişikliğinin ekonomi üzerindeki etkilerine biraz değinelim.

Yeni sisteme göre ilk seçimler 24 Haziran 2018’de gerçekleştirldi. 10 Temmuz’da da yeni sistemin ilk kabinesi görevine başladı. Bu kabinede ekonomiyle ilgili önemli görevler tek bir bakanlık altında birleştirildi ve o bakanlığa da “Hazine ve Maliye Bakanlığı” dendi. Malumunuz bakan olarak da Berat Albayrak atandı. O dönem için bu bakanlığın bu kadar güçlendirilmiş olması ve Berat Albayrak’ın bu göreve atanması birçok çevrede sürpriz olarak algılanmıştı.

Neydik ne olduk?

Peki sistem değişikliğinden önce, Binali Yıldırım’ın başbakan olduğu 65. Hükümet’te yukarıda bahsettiğim ekonomiyle ilgili görevlerde kimler bakanlık yapıyordu?

Mehmet Şimşek - Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı

Nihat Zeybekçi – Ekonomi Bakanı

Lütfi Elvan - Kalkınma Bakanı

Naci Ağbal - Maliye Bakanı

Herkesin malumu olan bu bilgileri sizinle paylaşma sebebim, maalesef hafızamızın biraz zayıf olması ve dönem dönem çok önemli detayları atlamamız. Yukarıda saydığım isimlerden Lütfi Elvan ve Naci Ağbal, Berat Albayrak’ın istifası ve önceki Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın görevden alınması sonucu ekonominin dümenine geçen isimler. Şimdiye kadar gördüğümüz üzere de oldukça uyumlu bir çalışma gerçekleştiriyorlar. Bu değişiklikleri kronolojik olarak düşündüğümüzde herhalde şu benzetmeyi yapmak doğru olur;

Teknik Direktör koltuğunda oturan Sayın Erdoğan çift forvetli sistemden, tek forvetli Berat Albayrak sistemine geçip, sonuca tesir edemediği anlaşılınca tekrar çift forvetli sisteme geçmiştir. Bu arada da Sayın Elvan ve Sayın Ağbal’ı da yedek kulubesinde her an oyuna girecek şekilde hazır tutmuştur. Bu tercihler tabiidir ki tartışılabilir ama ben farklı bir noktaya da dikkat çekmek istiyorum. Ki zaten ekonomiye ilişkin dananın koptuğu yer hep burası oluyor. Sayın Erdoğan oynattığı oyuncuların performansını beğenmezse koşarak sahaya girip golü kendi atmaya çalışıyor. Bu köşede bu konuya özellikle 11 Kasım’da Sayın Erdoğan’ın yaptığı bir konuşmaya istinaden değinmiştim. Yazıyı da ekonomik gidişata bir konuşmasıyla bu kadar olumlu katkı yapan Sayın Cumhurbaşkanı’nın bundan sonra sahneyi görevlendirdiği kişilere bırakarak bu katkısını sürdürebileceğini düşünüyorum diyerek bitirmiştim. Öyle de oldu. Oldu ama maalesef 2 ay sürdü.

Murat Uysal’ın suçu neydi?

Bu hafta içi önce TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun faize ve bankalara karşı açıklamaları, arkasından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem’in tweetleri ve nihayet en önemlisi Cuma günü Sayın Erdoğan’ın konuya ilişkin açıklamaları bir arpa boyu yol alamadığımızı bize gösterdi. Risk buydu ve işte realize oldu. Bu konuya lişkin zaten pamuk ipliğine bağlı olan güven çok çabuk zedelenmiş oldu. Faizin sebep enflasyonun sonuç olduğunu, enflasyonu düşürmek istiyorsak faizi düşürmemeiz gerektiğini savunan söyleme geri dönmüş olduk. Ben bunun tam tersini savunduğumu burada birkaç kere yazdım. Sayın Ağbal ve Sayın Elvan da böyle düşünecek olmalılar ki göreve geldiklerinden beri Merkez bankası faizlerinde artışlar gerçekleştirildiğini görüyoruz. Ekonomideki bu çift sesli ve kafa karışıklığı varmış görüntüsü veren durum devam ederse son 3 yılda yaşadığımız sıkıntıların da devam edeceği oldukça açık.

Burada sorulması gereken çok temel bir soru daha var;

“Madem faizlerin düşük tutulması ekonominin sağlığı açısından daha iyi, Murat Uysal’ı neden görevden aldınız?”

Bu soruya pekala faizleri düşük tuttuğu için almadık, sebep başkaydı şeklinde de cevap verilebilir. Belki de sorunlarımızın hepsinin düğümlendiği nokta burasıdır. Çünkü o başka olan sebebi ekonomik aktörlerin hiçbiri bilmiyor. Ve bu sistemde Sayın Cumhurbaşkanı’nın da bunu açıklama gibi bir zorunluluğu yok, belli ki niyeti de yok.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar