Ekonomideki karar süreçleri nasıl iyileştirilebilir?

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM seref.oguz@dunya.com

Etkin yönetim için vizyon, misyon, strateji üçgeninde planın öneminden söz edilir. Fakat tüm bunlar bütüncül bir yaklaşım içinde gerçekleşmiyorsa plan da işe yaramaz. Burada kritik başarı faktörü, karar süreçlerinin iyileştirilmesidir. Ancak bu sayede nitelikli karar oluşur ve uygulama şansı bulabilir.

Eğer plan yapar ama buna uymazsan, günübirlik yaşar, tepkisel davranır, değişen koşulların yönettiği süreçlerle etkisiz kararları, yetkisiz kurumlarla yürütmek zorunda kalırsınız. Bugün ekonomi yönetiminde en fazla dikkat edilmesi gereken; tam da budur.

KAŞ YAPAYIM DERKEN GÖZ ÇIKARMAMALI

Amaç, dolarize olan ekonomiyi dövizin baskısından kurtarmak olabilir. Gereklidir de… Ancak ihracat gelirlerinin önce %25’ine, ardından %40’ını Merkez’e satışı zorunlu kılarken, etki-tepki analizi yapmaz ve piyasa aktörlerine danışmazsan, altın yumurtlayan tavuğun sağlığını tehlikeye atmış olursun.

Örnekler çoğaltılabilir; kur korumalı mevduat, Gelire Endeksi Senet (GES), BDDK’nın döviz tebliği ve diğerleri… Bankalar, “ne olduğunu anlayana dek kredi vermeyeceğiz” diyorsa, karar süreçlerindeki hataları gözden geçirmek gerekmez mi? Sık alınan ve birbiriyle çelişen kararlar, piyasa bozucudur.

İKİ SORU İKİ CEVAP

Seçim ekonomisi varken, karar süreçleri nasıl iyileştirilebilir?

Hangi şart altında olursa olsun, piyasayı yönlendirecek her karar, müşavere ile, uzmanları ve aktörleriyle birlikte alınmalı, olası sonuçları önceden irdelenmeli… Bir sorunu düzeltmek için alınan karar, başka sorunları tetikliyorsa, burada basiretli ve isabetli kararlardan söz etmek mümkün olmaz.

Kararın doğru ve yanlış alındığının ölçüsü var mı?

Elbette… Eğer kararın başarısı söz konusu olacaksa, öncelikle bu kararın taraflarının güven duyması gerekecektir. Masa başında, bürokrat veya tek boyutlu uzmanlıklarla alınan kararlar, doğru değer üretemeyeceğinden bir süre sonra mevzuat, yasa, yönetmelik enflasyonu doğuracaktır.

NOT

ÇOKLU DİSİPLİN İÇİNDE KATILIMCI OLMAK

Karar vericilerin düştüğü en büyük hata, “her şeyi biliyor” olmaları yanılgısıdır. Kamunun elinde yaptırım gücü ve idare erki olabilir ama kararın muhatabı olanları devre dışı bırakırsan, hayatla örtüşmeyen tedbirler almış olursun.

Ölçmeden, biçmeden, piyasa tepkisini kestirmeden, aktörlerin düşüncelerine saygı duymadan alınan kararların doğurduğu sonuçlar, bugün ekonomiyi içinden çıkılmaz handikaplara sokmuş bulunuyor. İki kollu insana 3 kollu gömlek biçebilirsin de bunu üzerine giyecek olanın ne işine yarayacaktır?

Çoklu disiplin, bürokratın, hukukçunun, kamu maliyecisinin veya benzer uzmanlıkların dışına çıkabilmek, kararın yasal tabanı veya tekniği yanı sıra sosyolojik, psikolojik ve hayatın pratiğine uyumu da hesaba katılmak zorundadır. Aksi halde kararların piyasa bozucu neticesine ulaşılmış olur.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Haftada 4 gün çalışsak? 12 Ağustos 2022