Ekonomik büyümede patika değişikliği

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Geçen haftanın en önemli gelişmesi kuş­kusuz ikinci çeyrek (Ni­san-Haziran) ekonomik büyüme rakamlarının açıklanmasıydı. Hatırlat­mak gerekirse son dönem­de yıllık olarak yüzde 3,5 civarında ve iç talep ağır­lıklı büyüyen Türkiye eko­nomisinde yılın ilk üç ayı­nın yıllık büyüme oranı yüzde 2,5’e gerilemişti. Bu rakam yüzde 2,6 olarak revize edildi. Yani bir şey değişmedi Çeyrekten çeyre­ğe büyüme ise yüzde 0,3’ten ibaret­ti. Türkiye için bu çok yetersiz bir büyüme oranı olsa da enflasyonla mücadelede TCMB’nin elini güç­lendiren bir gelişme olarak görüle­bilirdi; tabi düşüş iç talepteki da­ralmadan kaynaklanıyorsa ki bir ölçüde öyleydi. 2. Çeyrekte bunun devamının gelip gelmeyeceği merak konusuydu.

Son iki çeyrekte büyüme dinamikleri

İkinci çeyrekte yıllık büyü­me oranı biraz daha azalarak yüz­de 2,3’e indi. Ancak çeyrekten çey­reğe büyüme yüzde 0,3’ten yüzde 1,1’e yükseldi. Yıllık büyüme olarak düşünürsek yüzde 4,4 eder. Yıllık büyümede yüzde 2,6’dan 2,3’e dü­şüş esasen baz etkisinden kaynak­lanıyor. Eğer ekonomik büyümede bir yandan enflasyonla mücadeleyi destekleyen diğer yandan da milli gelir artışının çok düşük düzeylere düşmesine izin vermeyen bir pati­kaya geçilip geçilmediğini sorgula­mak istiyorsak büyümenin harca­ma kalemlerinde çeyrekten çeyreğe meydana gelen değişimleri mercek altına almamız gerekiyor. TÜİK mevsim etkilerinden arındırılmış zincirleme hacim endeksinde 1. ve 2. Çeyreklerde çeyrekten çeyreğe büyüme oranlarını aşağıdaki tablo­da topladım. (TABLO1)

İki çeyrek arasında büyüme di­namiklerinde farklılıklar son de­rece belirgin. GSYH’da uzak ara en büyük paya sahip olan özel tüketim geçen yıl sürekli artarken bu yılın ilk üç ayında duraklamıştı. İkinci üç ayda yüzde 1,3 oranında azalma var. Kamu tüketim harcamalarında ise keskin bir yön değişikliği söz ko­nusu. İlk çeyrekte yüzde 1,3’lük ar­tış yerini ikinci çeyrekte yüzde 2’lik daralmaya bırakmış durumda. İlk çeyrekte yüzde 2 daralan yatırımlar ikinci çeyrekte duraklamış. Kısaca­sı bu harcama kalemlerinde büyü­me dinamikleri iç talepte net bir da­ralmanın göstergesi.

Durum bu ise çeyreklik büyüme yüzde 0,3’ten yüzde 1,1’e nasıl yük­seldi diye sorabilirsiniz. Yanıt ihra­catta gerçekleşen güçlü artış. İlk üç ayda geçen yılın son üç ayına kıyas­la yüzde 7 azalan ihracatta ikinci üç ayda yüzde 6,4’lük artış gerçekleş­miş. İthalatta azalınca (-1,8) net ih­racat çeyreklik büyümeye 1,8 yüzde puanlık muazzam bir katkı yapmış. Daralan iç talebin negatif katkı­sı 1 yüzde puan. Fark 0,8 puan. Bu­na 0,3’lük stok artışını eklendiğin­de (Stok değişim hesabı için BE­TAM’ın bugün yayınlanan Büyüme Değerlendirme Notuna bakılabilir) yüzde 1,1’i buluyoruz.

Yeni büyüme patikası

Enflasyonla mücadeleyi önce­lik olarak kabul eden Yeni Ekonomi Programında strateji yüksek reel fa­izler ve kredi kısıtlaması gibi makro ihtiyatı önlemler ile reel ücretleri aşındırma politikaları kullanarak iç talebi baskılamak hatta mümkünse azaltmaktı. Ekonomik büyüme ise ihracat artışına emanet ediliyordu. İç talep baskı altındayken ithalat da azalacağından net ihracat büyümeye hatırı sayılır bir katkı yaparak GSYH artışını yüzde 4’lerin üzerinde tuta­bilecekti. Böyle olmadı. İç talep bu yılın ilk üç ayına kadar artmaya de­vam etti, ihracat ise enflasyonla mü­cadelenin bir aleti olarak kullanı­lan Türk Lirasının değerlenmesinin kurbanı oldu. Yıllık büyüme oranı ise yüzde 3,5 civarında kaldı.

Bir yandan enflasyonla mücade­leye faydası olmayan diğer yandan da düşük kalan ve dahası dış tica­ret açığını artıran bu büyüme pati­kası ikinci çeyrekte köklü bir şekil­de değişmiş durumda. İç talepte da­ralma ile beraber ithalat azalırken ihracatta ciddi artış büyümeyi çey­reklik bazda yüzde 1,1’e yükseltmiş durumda. Tekrar etmek gerekirse önümüzdeki dönemde çeyrekten çeyreğe büyüme bu oran civarında olursa yıllık büyüme yüzde 4 civa­rında gerçekleşir. Bu kuşkusuz enf­lasyona mücadele için gerekli aynı zamanda da enflasyonla mücadele­nin kaçınılmaz bedelini en azından makro düzeyde minimize eden ideal bir büyüme patikasıdır.

Hepimizin aklına gelen soruyu so­ralım: İkinci çeyrekte büyüme dina­mikleri istisnai farklı söylersek arızi bir durum mudur yoksa ekonominin yeni bir büyüme patikasına kalıcı bir şekilde geçişinin tezahürü mü­dür? Yanıt tartışmaya açık. Bugün açıklanacak olan Orta Vadeli Prog­ramı da gördükten sonra bir sonraki yazımda bu tartışmayı yaparız.

Ekonomik büyümede patika değişikliği - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 11.696,95 -3,09 %
Dolar 49,5275 0,13 %
Euro 55,7532 0,44 %
Euro/Dolar 1,1248 0,24 %
Altın (GR) 6.623,81 0,67 %
Altın (ONS) 4.186,80 0,38 %
Brent 103,30 -0,75 %