Ekonomik büyümede yavaşlama işaretleri çoğalıyor
Geçen hafta sanayi üretim endeksini mercek altına almış ve verilerin belirgin bir şekilde bu sektörde durgunluğa işaret ettiğini görmüştük. Geçen hafta açıklanan inşaat ve hizmet üretim endeksleri de bu sektörlerde de durgunlaşma sinyalleri veriyor. Bu sinyaller ilk çeyrekte geçen yılın son çeyreğine kıyasla sadece yüzde 0,1 artış gösteren, yıllık olarak da yüzde 3,4’ten yüzde 2,5 gibi oldukça düşük bir seviyeye gerileyen ekonomik büyümenin ikinci çeyrekte daha da düşük bir seviyede kalabileceğini düşündürüyor.
İnşaatta büyüme durdu
İnşaatta kullanılan malzeme ve işgücü girdileri aracılığı ile sektörün çıktısındaki hacimsel değişimleri ölçen İnşaat Üretim Endeksinin (2021=100) mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilerinin sektörün yüzde 90’ından fazlasını oluşturan bina kesimine odaklandığımızda son 6 yılın gelişimini şöyle özetleyebiliriz: Bina endeksi zirveye 148,7 ile geçen yılın Ekim ayında ulaşıyor. Sektörün bu süre zarfında yaklaşık 1,5 kat büyümüş. Kasımdan itibaren endeks gerilemeye başlıyor ve Mayısta 135,6’ya geriliyor. Geçen yılın mayısında endeksin 134,7 seviyesinde olduğu dikkate alınırsa son bir yılda bina kesiminde büyüme yüzde 0,7’den ibaret. İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayıları da bu durgunluk görünümünü destekliyor. Mevsim ve Takvim Etkisinden arındırılmış ücretli çalışan sayısı Mayıs 2021’de 973 binden Mayıs 2025’te 1 milyon 254 bine yükselmiş. Yaklaşık yüzde 30 artış söz konusu. Bu yılın Mayıs ayında ise ücretli çalışan sayısı ancak 12 binlik artışla (yüzde 0,1) 1 milyon 266 bine gelebilmiş. Geçen yılların aksine bu yıl inşaat sektöründen ekonomik büyümeye dikkate değer bir katkı gelmeyeceği belli oluyor. Ama öte yandan satılan konut ve işyeri sayılarında son bir yılın gelişimine bakıldığında, 2017-2018 döneminde yaşanan önce büyük bir konut stok birikimi ardından reel fiyatlarda çöküş ve sektörde büyük bir daralma da pek olası görünmüyor. Nitekim son bir yılda binada (konut ve iş yerleri) “ilk el” satışlar 40.228’den 48.532’ye yükselmiş. Yüzde 20 oranında oldukça güçlü bir artış söz konusu. Yeni bina üretimi gerilerken bitmiş, kullanıma hazır bina satış sayısında artış ilk bakışta çelişkili gibi duruyor; satışlar artıyorsa neden daha fazlasını yapmasın? Ama inşaat firmaları önümüzdeki dönemde satış miktarında durulma bekliyorlarsa frene basmaları akılcı bir davranış olur.
Hizmet üretim endeksi Mart ayından itibaren düşüşte
Öncelikle Hizmet Üretim Endeksinin (2021=100) finans ve sigortacılık kesimini kapsamadığını belirtelim. Oysa bu kesim zaman zaman ekonomik büyümeye önemli katkı yapabiliyor. Örneğin bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın son çeyreğine kıyasla ekonomik büyüme yüzde 0,1’de kalırken Finans ve Sigorta Faaliyetlerinde büyüme yüzde 2,2 olmuştu. Dolayısıyla ikinci çeyrekte yine bu kesimden büyümeye pozitif bir katkı gelebilir. Ama öte yandan finans hariç hizmet sektöründe konaklama ve yiyecek hizmetlerinde düşüş olmasa da ulaştırma, depolama, karayolu taşımacılığı, bilgisayar programlama, danışmanlık gibi bir dizi faaliyet kollarında daralmalar görülüyor. Sonuçta toplamda Mart ayında 138,5 ile zirve yapan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Hizmet Üretim Endeksi nisanda 137,8’e mayısta 137,3’e gerilmiş durumda.
Görülen o ki bu kesimden de 2. çeyrekte büyümeye dişe dokunur bir katkı gelmeyecek. Sonuçta Nisan-Haziran döneminde üretim yönünden yıllık büyümenin yüzde 2,5’in altına inmesi, çeyreklik büyümenin de negatif olması kuvvetle muhtemel. Genel seçimlere kalan zaman giderek azalırken zaten düşük olan büyümenin daha da düşmesi iktidar açısından kuşkusuz endişe kaynağı olacaktır. Ağustosta ikinci çeyrek büyüme rakamları açıklandığında politik ekonomi senaryolarını tartışmaya başlayabiliriz.