25 °C
DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

“Ekonomileri hızlı açarsak en başa döneriz”

Dünya Bankası baş ekonomistliği ve Uluslararası Para Fonu genel müdür yardımcılığı görevlerinde bulunan Anne O. Krueger, “Ülkelerin birincil önceliği, vaka sayısını aşağı çekmek olmalı. Bu ancak mevcut ekonomik faaliyetleri yavaşlatacak önlemler almakla mümkün. Aksi takdirde, en zengin ekonomilerde bile sağlık sistemleri çökecek” yorumunu yapıyor.

Dünya Bankası baş ekonomistliği ve Uluslararası Para Fonu genel müdür yardımcılığı görevlerinde bulunan Anne O. Krueger, küresel ekonominin deneyimli isimlerinden birisi.

Washington Merkezli Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Araştırmalar Okulu'nda kıdemli araştırma profesörü olarak görev alan Krueger, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada, COVID-19 ile çöken ABD borsası arasında kalan küresel ekonominin 2008 krizinden daha kötü bir duruma gelebileceğini; bunun en büyük sorumlusunun ise, uluslararası iş birliği kapılarını kapatan ABD olduğunu söylüyor. Krueger’e göre, içinde bulunduğumuz krize çokuluslu bir çözüm bulunamadığı takdirde, ABD de herkes kadar acı çekecek.

“Keşfedilmemiş sularda yüzüyoruz. Kriz ‘V tipi’ mi olacak yoksa ‘U tipi’ mi olacak, bunu iki konu belirleyecek. Birincisi; aşının, virüsün ciddiyetini dengeleyen ilaçların ne kadar hızlı bulunacağı; ikincisi ise hükümetlerin pandemiye verdikleri tepkiler” diyen Krueger, “Ülkelerin birincil önceliği, vaka sayısını aşağı çekmek olmalı. Bu ancak, mevcut ekonomik faaliyetleri yavaşlatacak önlemler almakla mümkün. Aksi takdirde, en zengin ekonomilerde bile sağlık sistemleri çökecek” ifadelerini kullanıyor. Krueger’in yorumları şöyle:

Keşfedilmemiş sularda yüzüyoruz

“COVID-19 etkileri çok ciddi. Sorulması gereken asıl soru şu: Ekonomik gerileme keskin ve hızlı bir şekilde tersine dönebilecek mi; yoksa iyileşme çok uzun bir zaman mı alacak?

Keşfedilmemiş sularda yüzüyoruz. Kriz ‘V tipi’ mi olacak yoksa ‘U tipi’ mi olacak, bunu 2 konu belirleyecek. Birincisi; virüse karşı aşı ve ilaçların ne kadar hızlı bulunacağı; ikincisi ise hükümetlerin pandemiye verdikleri tepkiler. Uluslararası kuruluşlar zor bir süreçten geçiyor; bir yandan kısa vadeli ihtiyaçları karşılamaya çalışıyorlar; diğer yandan, uzun vadede yavaşlayacak ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için kaynaklarını korumaları gerekiyor. Yaşadığımız bu süreç, güçlü ve etkili uluslararası organizasyonlara ihtiyacımız olduğunu her zamankinden daha fazla ortaya koydu.”

Ekonomik faaliyetleri yavaşlatacak önlemler gerekli

“Ülkelerin önceliği, vaka sayısını aşağı çekmek ve hastalanan herkese sağlık desteği verebilir konuma gelmek olmalı. Bu da; mevcut ekonomik faaliyetleri yavaşlatacak önlemler almakla mümkün olacak. Aksi takdirde, vaka sayıları artmaya devam edecek ve en zengin ülkelerin sağlık sistemleri bile salgınla mücadele edemez hale gelecek. Vaka sayısının zirve yapmasının ardından, karantina önlemlerinin uzun süre devam etmesi gerekli. Testlerde verimlilik sağlanması ve tedavinin bulunması sonrasında, ekonomiler kademeli olarak yeniden açılabilir. Dolayısıyla bugün, hükümetlerin yavaş ve dikkatli davranmaları gerekiyor. Ekonomilerin hızlı bir şekilde açılması, vaka sayılarının çok hızlı bir şekilde yeniden artmasına neden olabilir ve en başa döneriz.”

Ekonomiyi canlandırmak için 2 temel adım

Anne Krueger, hem küresel ekonomiyi canlandırmanın, hem de güven ortamını oluşturmanın hala mümkün olduğunu söylerken, bunun için 2 temel öneride bulunuyor:

1. 2008 krizinde korumacı politikaları engelleyen anlaşma benzeri; G20 veya IMF himayesinde planlanacak ortak para ve maliye politikalarını hayata geçirmek.

2.icaret savaşlarında karşılıklı barış ilan etmek ve ikili ilişkiler yerinde, çokuluslu ticaret anlaşmalarını desteklemek.

Bu dönemde iş birliği, “kendi kendime yeterim” demekten çok daha faydalı

“50’den fazla ülke tıbbi gereçlerin ithalatını kontrol altına aldı. Bu durum, uzun vadede herkese zarar verecek. İthalata bağımlı olan ülkeler, bu sınırlamalara karşı, oldukça yüksek maliyetlere katlanarak kapasite geliştirmek zorunda kalacaklar. İhracat yapan ülkeler ise pazar payı kaybedecek. Risk paylaşımının çok büyük avantajlar sağlayacağı bir dönemde, her bir ülke tek başına kalmış olacak. Oysa pandemi zamanlarında, iş birliği, ülkelerin kendi kendine yeterli konuma gelmesinden çok daha faydalı.”

ABD, Türkiye dahil tüm ittifaklarına zorbalık yaptı

“Bugün geldiğimiz noktada, resesyon engellenemez. 2013’te SARS, 2009’da H1N1, 2012’de MERS, 2014-16’da Ebola ve 2008 yılında yaşanan finans krizi çokuluslu ortak müdahalelerle aşıldı. Fakat COVID-19’a karşı küresel bir cevap veremedik. Trump hükümeti, uluslararası iş birliği yerine; ikili ilişkileri tercih ediyor; ittifakları dahil herkese zorbalık yapıyor. AB ve Japonya yüksek gümrük vergilerine tabi tutuluyor; Türkiye, Meksika, Güney Kore, Hindistan, Brezilya, Arjantin, Kanada müzakere edilmeyen taleplere maruz bırakılıyor. Tüm bu korumacı politikalar, tedarik zincirlerini kopartırken, dünya genelinde yatırım iştahını yok ediyor.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap