Ekonominin ana yolunda yazılım gidecek

Kerem Özdemir
Kerem Özdemir KEREM İLE İŞİN ASLI elfkerem@gmail.com

Andreessen Horowitz Kurucu Ortağı Marc Andreessen 2011’deki “Yazılım, şirketleri yiyor” başlıklı yazısında şirketlerin içsel ya da gerçek değerinin (intrinsic value) aksine finansal değerin çok fazla tartışılmasından ve yaşanan değişimin anlaşılmamasından yakınıyor. Bu yakınma bugüne de ışık tutuyor.

Andreessen “Silicon Valley’in en iyi yeni şirketlerinin altında yatan gerçek değerin karşıtı olarak, finansal değerleme etrafında çok fazla tartışma var. Benim kendi teorim, yazılım şirketlerinin ekonominin geniş şeritlerini devralmaya hazır olduğu dramatik ve geniş bir ekonomik değişimin ortasında olduğumuz şeklinde” diyor.

Yazılım şirketleri ile ilgili kehanette, değişim alanı olarak teknoloji ve ekonomiye işaret edildiğine dikkat edin. Yatırımcılık tarafında kısa bir araştırma ile, gerçek değere yatırım yaklaşımının Omaha Kahini olarak tanınan Warren Buffett’ın yatırım anlayışının merkezinde yer aldığını görebilirsiniz. Burada ilginç bir yol ayrımı var. Buffett, yıllar boyunca teknoloji hisselerine yatırım yapmadı ve bunun nedenini de bu alanı anlamadığı şeklinde ifade etti. Hatta, sakıza yatırım yaparken teknolojiye yatırım yapmaması üzerine deyimler bile üretilmişti.

Buffett’ın yatırım tarihine biraz yakından bakarsak şu anda yaşanan ekonomik ve teknolojik değiişim arasındaki ilişkiyi daha yakından anlayabileceğiz. Buffett’ın şirketi Berkshire Hathaway’in teknolojiye ilk yatırımı, 2016’da Apple’a yatırdığı 1 milyar dolar ile oluyor. Motley Fool, hisse almayı sürdüren Berkshire Hathaway’in Apple’daki payının 2020 itibariyle yüzde 5’in üzerine çıktığını yazarken Buffett’ın şirketinin diğer iki teknoloji yatırımının da e-ticaret devi Amazon ve veri ambarı şirketi Snowflake’e yapıldığını kaydediyor. Buffett analizi yapmaya niyetim yok. Değişimle ilgili anlatacağım şeye ışık tutması açısından bu kesiti aktarıp Andreessen’e geri dönüyorum.

Netscape’i hatırlayan var mı?

Marc Andreessen, 1993’te ABD’de Mosaic web tarayıcısını yazıyor. 1993-1997 yılları arasında National Center for Supercomputing Applications (NCSA) bünyesinde geliştirilmiş bir web tarayıcısı olan Mosaic hakkında, grafik tabanlı bir arayüze sahip olduğunu, internetin ya da World Wide Web’in bilinirliğini artırmaya katkıda bulunduğunu ve Vikipedi’deki şu ifadeyi aklınızda tutun: “Sezgisel arayüzü, güvenilirliği, Microsoft Windows bağlantı noktası ve basit kurulumu, web’deki ve Microsoft işletim sistemlerindeki popülerliğine katkıda bulundu.”

Andreessen’i bunun ardından Netscape’in kurucuları arasında ve geliştiren ekibin içinde çalışırken görüyoruz. Bunun öncesinde Microsoft 1995’te Internet Explorer’ı çıkarıyor ve yıllar boyunca sürecek bir Microsoft tekeline karşı Netscape’in hakları teranesine girişi yapılıyor. Hangisi insanlık için daha iyiydi? Bu uhrevi konuyu meraklılarına bırakıyorum. Sadece Netscape’i hatırlayan olup olmadığını ve Microsoft’un 2022’de Internet Explorer’ı tarihe gömdüğünü hatırlatmakla yetiniyorum. 

Netflix dizilerini aratmıyor, değil mi? Sara’yı Kim Öldürdü dizisinde bu kadar dönemeç vardı. Bu kadar dönemeçten geçerken asıl dönüşümün yaşandığı yer neresi diye baktığımda interneti görüyorum.

Asıl değişimi yakalamanın önemi

Çok geriye gitmeye gerek yok; Andreessen makalesinde 2000’li yılların başlarında 50 milyon civarında olan internet kullancısı sayısının 2 milyarın üzerine çıktığına işaret ediyor. Bugün eşyanın interneti (IoT) sistemleri ile birlikte onlarca milyar kullanıcıdan bahsediyoruz. Andreessen, filmler ve tarımdan ulusal güvenliğe kadar birçok alanı etkileyen değişimi, “Önde gelen işletmelerin ve sektörlerin daha ve daha fazlası yazılım üzerinde ve online servisler olarak kullanarak faaliyet gösteriyor. Bunun kazananlarından birçoğu, kalıplaşmış sektör yapılarını istila ve altüst eden, Valley-tarzı girişimciliğe dayanan teknoloji şirketleri” dedikten sonra gelecek 10 yılda çok daha büyük değişim beklediğini kaydediyor. Şu anda içinden geçtiğimiz yıllar, 10 yıl sonrasına işaret ediyor ve bundan sonraki 10 yılı şekillendirmek için benzer bir vizyonu geliştirmek gerekiyor. Andreessen, 2010’ların başında Silicon Valley tarzını bu şekilde göklere çıkarırken 2022’de Andreessen Horowitz’in şirket genel merkezini buluta taşıyıp Silicon Valley’in dışında açtığı ofislerle fiziksel dünyaya yayılma kararı alması, gereken radikallik düzeyine işaret ediyor.

Bu değişimin ana ekseninde ekonomi yer alıyor. Andreessen, “2000’de ortağım Ben Horowitz ilk bulut bilişim şirketi Loudcloud’un CEO’suyken, temel internet uygulamasını çalıştıran bir müşterinin maliyeti aylık 150 bin dolardı. Bugün aynı uygulamayı Amazon bulutunda çalıştırmanın maliyeti aylık 1.500 dolar civarında” diye yazıyor. Bunun yaklaşık 10 yıl öncesi olduğunu not düşeyim.

Bütün bu olgular, ülke olarak bir an önce 5G ve bulut teknolojilerine odaklanmamızı gerektiriyor. Anlatacağım.

PÜF NOKTASI

Workcube Genel Müdür Yardımcısı Olgar Ataseven ile sohbet ederken, gelecek 10 yıl için bu yazının sonuna ekleyecek malzeme buldum. Yarını planlamaya, bugünü yönetmeye ve dünü denetlemeye dayanan yaklaşım, bizi beş temel unsura götürüyor.

* Esneklik: Web tabanlılık ile her yerden internet bağlantısı ve tarayıcı ile sisteme girmeye olanak tanınması ile sağlanıyor.

* Bütünsellik: Tüm yazılımın uygulama ve modülleri birbiri ile entegre çalışması ile sağlanıyor. 

* Gerçek zamanlılık: Tüm veriler ve raporlar anında alınabiliyor.

* Sınırsız özelleştirme: Şirketlerin kendilerini yazılıma uydurması yerine şirkete uyan yazılımın geliştirilmesini sağlıyor.

* Süreç temellilik: İş süreci yönetimi (BPM) aracı ile şirketlerdeki binlerce prosese uygun çalışılıyor.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Şimdi reklamlar... 11 Ağustos 2022
Felsefenin sefaleti 18 Temmuz 2022