Ekosistemi kavramak ve kültür oluşturmak önemli/2

Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT BUZDAĞININ DİBİ rustu.bozkurt@dunya.com

Doğaltaş sektöründe “ekosistem ve kültür oluşumunu” tartışmak istediğimiz bu bölümde geçen hafta üç konu üzerinde durduk: Küresel ekosistem ve çevre analizinin önemi, sektörde meta analizi yapma aşamasına gelindiği ve sektörle ilgili STK yönetimlerinin ortak dil ve strateji belirlemelerinin önemi…Bu son yazımızda da sektörde net bilgi, etkin koordinasyon ve odaklanmanın gereği, pazarlama ve satış sorunları, ödünsüz gözetim ve denetimlerin yapılması ve geliştirici bir kültürün oluşturulması üzerinde duracağız.

“Net bilgi, etkin koordinasyon ve odaklanma”

Değer katan bir üretim süreci net bilgi, etkin koordinasyon ve odaklanmayı gerektir. Doğaltaş üretimi dünden bugüne bugünkü yapısıyla önemli aşamalardan geçmiştir. Sektördeki iş insanlarının başarılarını görmezden gelemeyiz… Görmezden gelemeyiz, kendimize sormamız ve kendimizle yaratıcı bir yüzleşme içinde olmamız da gerekir.

Net bilgiye erişmek için saha bilgileri, ocak bilgileri, navlun sorunları, enerji temini, işleme tesisleri, ambalajlama ve son tüketiciyle kadar lojistik uygulamaları hakkında envanter bilgilerine sahip olmalıyız. Yazılı kayıt sistemi geliştirmeyen, istatistik anketlerini ciddiye almadan yanılmalarına yol açan anlayış egemense sağlıklı gelecek yaratmanın temeli olan net bilgi, etkin koordinasyon ve odaklanmanın sinerjisinden yararlanamayız.

İhtiyaçlarımızı tam ve doğru belirlemek ve uygun yatırımlarla onları karşılamak için önce “küçük ve büyük veriye” ulaşmamız gerekir. Ulaşabildiğimiz verileri ayıklayarak ehlileştirmek, işe yarayanlarını elimizin menzilinde tutmak gerekli ama yeterli değildir. Bir sonraki aşama uygun bir “model ve benzetim sistemi” oluşturmaktır. Etkin modeller olmaksızın işimizi kolaylaştıracak analizler ve sentezler yapamayız.

Buraya kadar anlatmaya çalıştığımız hususlar birçok insana “fantezi” gibi gelebilir. Eğer ticaretin dünya genelindeki dönüşümünü, belirginleşen eğilimleri, yüzleşmeye başladığımız fırsat ve tehlikeleri, kendi olanak ve kısıtlarımızı uygun yöntemlerle sorgularsak rakiplerimizden bir adım öne geçebiliriz. O zaman, “pazarlama ve satış tekniklerinde” açıklarımızı kapatır; markalaşmanın yolunu açar, piyasada daha iyi fiyat alarak gelirlerimizi artırabiliriz.Aliya İzzet Begoviç’in dediği gibi, “ Kültürün temel amacı, özünüzü terbiye ederek kendinizle baş edebilmektir”. Eğer küresel piyasalarda hak ettiğimiz yeri alacaksak, doğaltaş ekosisteminin pazarlama ve satış sorunlarını, kültürünü oluşturmanın temel bir bileşeni olarak algılamalı ve değerlendirmeliyiz.

Pazarlama ve satış yapılanması yeterli mi?

Mobil iletişimin yarattığı potansiyeller bağlantı, iletişim-etkileşim ve işbirlikleri alanlarını katlanarak büyütüyor. İnsanlık tarihinde hiç görülmemiş ölçekte kentler oluşuyor. Barınma için konut, üretim için işyeri ihtiyaçları artıyor. Teknoloji yeraltı ve yerüstü kaynaklara erişmeyi kolaylaştırıyor. İnsanlar, toplum olmanın özelliği olan hiç görmedikleri ve bilmedikleri başkaları için “en iyiyi üretme” yarışını giderek hızlandırıyor. Teknoloji insan zihninin işleyişini, algılarının kökenini, davranışlarını yönlendiren duyguları anlayabilecek düzeye geliyor… İster doğaltaş satın, isterseniz bir cam tabak; Ar-Ge ile müşteri eğilimlerini anlamak, iletişim ve etkileşimle müşteriye ürün sunmak ve kabul ettirmek gerekiyor. Pazarlama ve satış etkinlikleri geçmiş dönem anlayışında ayrılıyor; yeni bir bakış açısı gerektiriyor.

Doğaltaş üretiminde de pazarlama ve yatış yapılanmasını gözden geçirmenin tam zamanı…Bugünkü yapılanmanın bizi sağlıklı bir geleceğe taşıyıp taşımayacağını sorgulamalı; firma ölçeğinde, sektör düzeyinde, ülke yönetim düzleminde ve küresel oyunculuk anlamında yapmamız gerekenleri net bilgilerle tanımlamalıyız…

Üretim sürecinin bütün aşamalarını, bütün katmanlarını sorgulayarak yeni yapılanma ihtiyacını belirlemeliyiz. Unutmayalım ki, “canlıların uzun ömürlü olanları en güçlüleri olmadığı gibi, en akıllıları da değildir. Uyum yetenekleri güçlü olanlardır”. Doğaltaş üretiminde de değişen dünya koşullarına uyum öncelikli ve ivedilikli gündemimizdir. Bu yeni gündem bizi doğaltaş kültürünün bir başka bileşenine götürür: Öngörme ve önlem alma, gözetim ve denetim disiplinine.

Sektörde “öngörme ve önlem alma, gözetim ve denetim disiplini” yeterli mi?

Teknoloji değişse de, bağlantı, iletişim-etkileşim ve işbirlikleri yapıları farklılaşsa da insanoğlu birikimlerini, bilincini, bakış açısını, buluşlarını, beklentilerini harekete geçirerek bereket üretebiliyor. İster doğaltaş üretelim, dilersek başka alanda iş insanı olalım, “öngörme ve önlem alma, gözetim ve denetim disiplini” olmaksızın ciddi bir kültür yaratamayız.

Doğaltaş üretiminde de “öngerme ve önlem alma disiplini” hayatı konulardan biridir. Orta vadeli plan yapma bilincine erişmeden; plan için veriler toplayarak öngörme ve önlem alma disiplinini işletmeden işyerlerimizi sağlıklı yönettiğimiz söylenin fazla bir anlamı yoktur.

Etkili öngörülerde bulunsak da dünyanın en ileri üretimini gerçekleştirsek de, yaptığımız işle gili “gözetim ve denetim disiplinini” uygulamıyorsak mutlaka bir açığımız olacaktır. Kişilere dayalı “etkin gözetim ve denetim” yerini hızla sisteme dayalı “edilgen gözetim ve denetime” bırakıyor… Her şeyin uçtan uca ölçülebildiği bir aşamaya doğru hızla ilerliyoruz. Ölçenler, öngörenler, önlem alanlar, gözetleyerek, denetleyerek hayatın öz gerçeği ile yüzleşenler sağlıklı bir üretim kültürü oluşturuyor.

Doğaltaş sektöründe de “geliştirici kültür” yaratır ve yaşatırsak kendimiz de, insanımız da kazanacak..

Geliştirici doğaltaş kültürü nasıl inşa edilir?

Kültür değerleri her zaman geliştirici değildir. Önyargıya, yerleşik doğruya, kalıp düşünceye ve kör inanca dayalı kültür değerleri de vardır. Geleneklerin taşıdığı birçok değer günün sorunlarını çözmek için yeterli değildir. Hawking’in modele göre gerçeklik kuramında belirttiği gibi, “Gerçeklik diye bir şey yoktur; modele göre gerçeklik vardır. Modelinizin varsayımlarını sorgular ve değiştirirseniz, gerçekliğiniz de değişir”.

Bugünün dünyası, dünün dünyasından hızla ayrışıyor… Dünün zihni modelinde geçerli olan varsayımlar bugünün sorunlarını çözmeye yeterli olmuyor.

Doğaltaş üretiminde “geliştirici kültür” oluşturmak istiyorsak, önce bugüne kadar geçerli olan zihni modellerimizin varsayımlarını sorgulamalıyız. Varsayımlarımız arasında eskiyen ve günün gerçeklerine uymayanları elemeliyiz. Yeni ihtiyaçlar, yeni veriler, yeni modeller ve yeni analizlerle yol haritalarımızı çizmeliyiz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar