6 °C
Didem ERYAR ÜNLÜ
Didem ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

Elektrikli otomobil üretimi 2021'e kadar 16 kat artıp 16 milyon ade

İngiltere merkezli IMS Research tarafından yayınlanan rapora göre 2021 yılına kadar, hibrid, pil veya yakıt hücresi ile çalışan elektrikli otomobil üretimi, 2010 yılına oranla 16 kat artış kaydederek 16 milyona ulaşacak ve küresel otomobil üretiminin yüzde 16'sına denk gelecek.

IMS Research baş analisti Jon Cropley "Küresel elektrikli otomobil piyasası için öngörülen bu muazzam büyüme, bir yandan müşterilerin ucuz ve yeşil otomobil talebi, diğer yandan dünya genelindeki hükümet politikaları tarafından destekleniyor. Bu durum otomotiv endüstrisinde çok büyük bir değişim yaratacak" derken, Mevcut otomobil üreticileri ve tedarikçilerinin yanı sıra, çok sayıda yeni oyuncunun da bu yeni talebe cevap vermeye çalıştığını söylüyor.

IMS Research tahminlerine göre 2010 yılında, hibrid araçların üretimi bir milyonun altında gerçekleşti. Bu oran, küresel otomobil üretiminin yüzde 2'sine denk geldi. Aynı sene pilli otomobil üretim oranı 16 bin; plug-in hibrid üretim oranı ise 2 bin ile sınırlı kaldı.

Cropley, elektrikli otomobil üretiminin ilk yıllarında Japon üreticilerin lider konumda olduğunu, fakat diğer ülkelerden elektrikli otomobil üretimine yönelik ilginin hızla artığını ifade ediyor. Bugün, elektrikli otomobillere yönelik artan talep, Toyota, Ford ve General Motors gibi büyük üreticilerin yanı sıra, Tesla Motors, Coda, Fisker, BYD, Aptera gibi yeni isimlerin de piyasaya girmesine neden oluyor.

Elektrikli otomobiller, otomotiv sektörünün dışından yeni oyunculara da yer açıyor. ABD'li A123 Systems ve Güney Koreli LG Chem, başlıca elektrikli otomobil programlarına yönelik lityum iyon pil tedarik ediyorlar. Tedarik zincirinin daha aşağılarına indiğimizde ise Infineon Technologies, Texas Instruments ve STMicroelectronics gibi yarı iletken şirketlerini görüyoruz.

Elektrikli araçlar Türkiye'nin de gündeminde

Frost & Sullivan Türkiye Direktörü Philipp Reuter, Türkiye otomotiv sanayinin elektrikli otomobillerle ilgili olarak orijinal parça üreticileri (OEM), batarya üreticileri, şarj sağlama istasyonları ve entegratörler gibi ilgili tüm dalları yakından takip ettiğini söylüyor. Frost & Sullivan'ın öngörüsüne göre en az dokuz OEM, bu dönemde kendi elektrikli araç modellerini piyasaya sürecek ve yüzlerce şarj istasyonu hizmete girecek. İçinde bulunduğumuz dönemde pazarın olgunlaşacağını ifade eden Reuter, segmentte dengeli bir büyümeye 2015 yılında ulaşılmasını bekliyor.

Bu arada geçtiğimiz günlerde Lordlar Kamarası'nda sektörün önde gelen katılımcıları ile Frost&Sullivan tarafından düzenlenen "Şehir Hareketliliği" panelinde toplu ulaşım ve elektrikli otomobiller masaya yatırıldı. Nüfus artışına bağlı olarak mega şehirlerin hızla gelişmesiyle ortaya çıkan şehir içi ulaşım oranının yükselişine karşı acil ve uygulanabilir çözümler aranan panelde öncelikli olarak vurgulananlar; Seyahat süresinin azaltılması, yatırımlara ağırlık verilmesi ve sıfır emisyon taahhüdüne bağlı kalınarak etkili ve sürdürülebilir bir ulaşım için stratejilerin geliştirilmesi oldu. Panel katılımcılarının satır başlarına bakmamız gerekirse;

* Düşük Karbon Ulaşım APPG Başkan Yardımcısı Lord Adrian Palmer'e göre, kentlerde sera etkisi yapan gaz emisyonlarının temel kaynakları endüstriyel üretim, inşaat ve ulaşım alanlarında kullanılan enerji. Palmer, Uluslararası Enerji Kurumu'nun 2010 yılı yüksek emisyonunu açıklamasının ardından geleceğin ulaşımının mutlaka verimli, sürdürülebilir ve düşük karbon düzeyinde olması gerektiğini söylüyor.

* Nissan'ın Sıfır Emisyon Departmanı'ndan Olivier Paturet, elektrikli bir araç kullanmanın artık bir gerçeklik olduğunu söylüyor. Paturet, elektrikli araçların kapasite ve performanslarının yeterli düzeyde olduğunu vurguluyor.

* BMW'nin Hareketli Servis Müdürü Dr. Bernhard Blattel öncelikli olarak, tüketicilerin belli bir hizmeti zorunlu olarak değil, beğendikleri için kullanmaları gerektiğini ifade ediyor. Blattel, BMW'nin bu ihtiyacı karşılayacak elektrikli araçların geliştirilmesinde konfor ve güvenliğe odaklandığını, fakat bunun yanı sıra, kişisel ve kamusal ulaşım arasındaki engelleri 'yenilikçi otomobil paylaşım' projesiyle kaldırmayı hedeflediğini söylüyor.

* Frost & Sullivan Otomotiv/Ulaşım Ortağı ve Uygulama Direktörü Sarwant Singh'a göre, otomotiv endüstrisinin, kamusal ulaşım lobisini geleceğin şehirleri için ulaşımın önemli ve sürdürülebilir bir değeri olduğuna ikna etmesi gerekiyor. Bununla birlikte, hükümetlerin de desteğini alarak sıfır emisyon araçların geliştirilmesi çok önem taşıyor.

Bu noktada, Dünya Bankası Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Baş Uzmanı Prof. Daniel Kammen'ı sözünü hatırlamakta fayda var: "Benzinle yaşadığımız 100 yıllık aşk ilişkisinden vazgeçmek zor olacak, fakat rekabetçi bir ortamda yeni bir rekabet yaratmak, sanayi açısından olumlu olacak. Bundan hem tüketiciler hem de çevre karlı çıkacak. Bu sürecin zayıf halkasını piller oluşturuyor. Piller yeterince enerji depolayamıyorlar, şarj edilmeleri gerekiyor ve zaman içinde eskiyorlar. Elektrikli otomobil devrimini hızlandırmak açısından, bu yöndeki üretime destek verilmesi çok önemli."