Emekli ve asgari ücret artışlarında gerçeklik testi: %31 enflasyon, beklentiler ve olası senaryolar
Türkiye enflasyonu düşürmeye odaklı para politikasını sürdürürken, yıl sonu enflasyon verileri ve buna bağlı olarak yapılacak maaş artışları toplumun en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Özellikle emekliler, hızla artan hayat pahalılığı nedeniyle enflasyon farkının ötesinde bir iyileştirme talep ediyor. Asgari ücretliler ise geçen yılın yüksek artışının ardından bu yıl nasıl bir zam geleceğini merak ediyor.
Bu çerçevede, yıl sonunda enflasyonun %31 seviyesinde gerçekleşmesi senaryosu altında emekliler, memurlar ve asgari ücret için nasıl bir tablo ortaya çıkacağını değerlendirelim.
Enflasyonda son viraj: Yüzde 31 hedefi için aralık kritik
Türkiye’de TÜFE ilk 10 ayda %28,62 oldu.
Buna göre:
* Kasım ayında %1,
* Aralık ayında %1
enflasyon gelirse, yıl sonu %31,2 seviyesine ulaşılacak.
Dolayısıyla hükümetin açıkladığı %31 hedefi, Aralık ayının düşük gerçekleşmesiyle yakalanabilir.
Emeklilerin Yılın İlk Yarısında Aldığı Zam Önemli Ama Alım Gücü Açığı Büyük
Emekliler Temmuz ayında:
* SSK–Bağkur emeklileri: %16,67
* Memur ve memur emeklileri: %15,57
oranında artış almıştı.
Yıl sonunda TÜFE’nin %31 olması durumunda yılın ikinci yarısına ilişkin farklar şöyle oluşuyor:
* SSK–Bağkur emeklileri: %12–13
* Memur ve memur emeklileri: %19–20 (toplu sözleşme farkıyla) +1.000TL
Bu oranlar birleştirildiğinde:
SSK ve Bağ-Kur Emeklilerinin yıllık toplam artışı tam olarak %31’e , memur ve memur emeklilerinin ise %40’lara denk geliyor.
Ancak burada emeklilerin temel şikâyeti artış oranının değil, güncel alım gücünün yetersizliği.
En düşük emekli aylığı 16.881 TL.
Bu aylığa %12–13 zam yapılırsa:
* 18.900 – 19.050 TL aralığına çıkıyor.
Bu seviye; kira, gıda, ulaşım ve enerji harcamalarının mevcut düzeyi karşısında emeklinin ihtiyacını karşılamıyor.
Bu yüzden SSK–Bağkur emeklileri ek iyileştirme (seyyanen artış) talep ediyor.
Peki bu mümkün mü?
Hükümetin mevcut ekonomi politikaları enflasyonu düşürmeye odaklı olduğundan:
lEk seyyanen artış,
* Genel intibak,
* Geniş kapsamlı refah payı
ihtimalleri düşük.
Ancak memur emeklilerinin %19–20 zam alması, SSK–Bağkur emeklilerinde 6 puanlık refah payını gündeme taşıyabilir. Bu olursa en düşük emekli aylığı yaklaşık 20.250 TL seviyesine yükselebilir.
Asgari Ücrette Beklenti: Teknik Olan %16–20, Gerçek Olan %25
Temmuz ayında asgari ücrette artış yapılmadı. Mevcut net asgari ücret 22.104 TL.
Enflasyon hedefi: %16
Uluslararası tahminler: %20
Ancak sahadaki ekonomik gerçeklik farklı:
* Kiralar bir yılda %100’e yakın arttı,
* Gıda enflasyonu %70– 80 bandında,
* Giyimde çift haneli artışlar var,
* Reel alım gücü ciddi biçimde düştü.
Bu nedenle asgari ücrete %16–20 artış sahada karşılık bulmuyor.
En güçlü beklenti %25 zam olarak öne çıkıyor.
Bu durumda yeni asgari ücret: 27.630 TL
Yani:
27.500 – 28.000 TL bandı en gerçekçi senaryo.
Hükümet daha yüksek bir artış yapar mı?
Evet, teknik olarak mümkün.
Ama enflasyon hedefi ve bütçe disiplini nedeniyle %25 üzerinde bir zam olasılığı zayıf.
Son 5 Yılda Asgari Ücret Artışları (Alt Alta – Tablosuz)
Türkiye’de asgari ücret son 5 yılda en çok tartışılan ekonomik göstergelerden biri oldu. Artışlar şöyle gerçekleşti:
* 2021: Net 2.825 TL – Artış oranı %21,6
* 2022: Net 4.253 TL (Ocak) - 5.500 TL (Temmuz) – Artışlar %50,5 ve %29,3
* 2023: Net 8.506 TL (Ocak) - 11.402 TL (Temmuz) – Artışlar %54,7 ve %34
* 2024: Net 17.002 TL – Yıllık artış %49
* 2025: Net 22.104 TL – Yıllık artış %30
Bu tablo, 5 yılda asgari ücretin yaklaşık 8 katına çıktığını gösteriyor.
Ancak artışların tamamı hayat pahalılığını geriden takip ettiği için reel alım gücü emekli ve çalışan kesim tarafından hâlâ yetersiz bulunuyor.
Genel değerlendirme ve sonuç
2025 yılına girerken ortaya çıkan tablo özetle şöyle:
* SSK–Bağkur emeklileri: %12–13 fark, yıllık toplam %31
* Memur–memur emeklileri: %19–20 fark +1.000TL yıllık toplam %40
* Asgari ücret: En güçlü beklenti %25, yeni seviye 27.500 – 28.000 TL
Emeklilerin önemli bir bölümü bu oranlarla hayat pahalılığına karşı korunmadığını düşünüyor.
Asgari ücretliler ise %25’i makul görse de, reel alım gücündeki erime nedeniyle daha yüksek artış talep ediyor.
Sonuç olarak:
Türkiye, ücret artışlarını belirlerken enflasyon hedefi ile vatandaşın alım gücü arasındaki mesafeyi kapatma mücadelesi veriyor.
Önümüzdeki günlerde açıklanacak Kasım ve Aralık enflasyonlarıyla tablo netleşecek ve Aralık ayı sonunda hem emeklilerin hem çalışanların 2025’e hangi gelir düzeyiyle gireceği belli olacak.