Emeklilikte 2025–2026, kıdem tazminatı ve borçlanma dengesi

2025 yılının sonuna yakla­şırken emeklilik planlama­sı yapan sigortalılar için yal­nızca yaş ve prim günü değil, hangi yılda emekli olunaca­ğı da doğrudan gelir seviyesi­ni belirleyen kritik bir unsur haline gelmiş durumda. 2025– 2026 geçişi; emekli aylıkları, kıdem tazminatı ve borçlan­ma maliyetleri açısından çok önemli bir finansal eşik niteli­ği taşıyor.

EYT kapsamı kimleri kapsıyor?

8 Eylül 1999 tarihine kadar sigortalı olanlar EYT kapsa­mındadır.

Bu kişiler için emeklilikte yaş şartı bulunmamaktadır.

EYT’liler:

* İlk işe başlama tarihleri­ne göre,

* 5.000 gün ile 5.975 gün arasında değişen prim günü­nü tamamladıklarında,

* Yaş şartı aranmaksızın emekli olabilmektedir.

Burada altı çizilmesi gere­ken nokta şudur: İstenen prim günü sayısı, kişinin ilk sigor­talı olduğu tarihe göre belir­lenir.

EYT dışında kalanlar için emeklilik şartları

8 Eylül 1999 tarihinden sonra sigortalı olanlar EYT kapsamında değildir.

Bu grupta:

* 8 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olanlar,

* Kadınlar 58 yaşında,

* Erkekler 60 yaşında,

* SSK’da 7.000 gün,

* Bağ-Kur ve Emekli Sandı­ğı’nda 9.000 gün

şartıyla emekli olabilmek­tedir.

Dolayısıyla bu dönemde si­gortalı olanlar için hem yaş, hem de yüksek prim günü şar­tı birlikte aranmaktadır.

EYT’liler için borçlanma büyük avantaj

Özellikle EYT kapsamında olup:

* Yaş şartı bulunmamasına rağmen,

* İlk işe giriş tarihine göre kendilerinden istenen 5.000– 5.975 gün prim şartını ta­mamlamakta zorlananlar, için borçlanma imkânları önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Askerlik, doğum, yurtdışı çalışmaları ve benzeri borç­lanmalar yoluyla prim günü artırılabilmekte ve daha er­ken emeklilik mümkün ola­bilmektedir.

Borçlanmalarda 2026’da yüksek oranda artış olacak

Borçlanma yapacaklar açı­sından 2026 yılı son derece kritik bir eşiktir.

2026 itibarıyla:

* Doğum borçlanmasında oran değişmiyor: %32 olarak devam edecek.

* Ancak asgari ücrete ya­pılacak zam oranında doğum borçlanması tutarı artacak.

* Diğer borçlanmalarda (askerlik, yurtdışı, Bağ-Kur ihyası vb.):

* Oran %45’e çıkacak,

* Aynı zamanda asgari üc­ret artışı da bu tutarların üze­rine eklenecek.

Bu iki unsur birlikte değer­lendirildiğinde, 2026 yılında yapılacak borçlanmaların çok daha yüksek maliyetli olacağı açıkça görülmektedir.

Başvuru tarihi esas, ödeme tarihi değil

Burada hayati önemde bir teknik detaya özellikle dikkat çekmek gerekir:

Borçlanmalarda ödemenin yapıldığı tarih değil, müracaat tarihi esas alınır.

Yani:

* 31 Aralık 2025 tarihine kadar borçlanma için Sosyal Güvenlik Kurumu’na müraca­at edenler,

* Ödemeyi 2026 yılında yapsalar dahi,

* Borçlanma tutarlarını 2025 yılı şartlarına göre öder­ler.

Borç tahakkuku tebliğ edil­dikten sonra:

* Yurtdışı borçlanması ve Bağ-Kur ihyasında 90 gün,

* Diğer borçlanmalarda 30 gün ödeme süresi bulunmak­tadır.

2026’ya kalan emeklilikte aylık düşüşü de var

2025 yılında emekli olma­yıp müracaatını 2026’ya bı­rakanlar için bir başka önem­li teknik detay daha bulunu­yor.

SSK, Bağ-Kur ve 1 Ekim 2008 tarihinden sonra devlet memuru olarak göreve başla­yanlar açısından, emekli ay­lığı hesaplamasında yaklaşık %2 civarında bir düşüş söz ko­nusu olacak.

Bu düşüş:

* Geçici değil,

* Emeklilik süresi boyunca kalıcı bir gelir kaybı anlamına geliyor.

Ancak karar sadece yüzde 2’ye göre verilmemeli!

Emeklilik kararını yalnızca “%2 daha yüksek aylık” üze­rinden vermek, eksik bir yak­laşım olur. Özellikle çalışan­lar için emeklilikle birlikte gündeme gelen kıdem tazmi­natı da mutlaka hesaba katıl­malıdır.

Bugün itibarıyla:

* Kıdem tazminatı tavanı: 53.919 TL

* Brüt asgari ücret: 26.005,50 TL

2026 yılı için beklentiler:

* Asgari ücrette yaklaşık %25 artış,

* Brüt asgari ücretin 32.500 TL civarına yükselme­si,

* Kıdem tazminatı tavanı­nın da yaklaşık 64.000 TL se­viyelerine çıkması yönünde­dir.

Bu artışlar, 2026’ya kadar çalışmaya devam edenler için daha yüksek kıdem tazminatı anlamına gelmektedir.

2025 yılı:

* Emekli aylıkları,

* Borçlanma maliyetleri,

* Kıdem tazminatı açısın­dan önemli olacak.

Özellikle:

* EYT kapsamında olup prim günü eksiği bulunanlar,

* Borçlanma veya Bağ-Kur ihyası yapacak olanlar,

31 Aralık 2025 tarihini kri­tik bir son tarih olarak görme­li ve planlamalarını bu tarihe göre yapmalıdır.

Emeklilikte doğru karar, he­sap yapılarak verilen karardır.

Yazara Ait Diğer Yazılar