Emlak piyasası ve gelecek senaryoları
İSTEB Koop Yönetim Kurulu Bşk. ULVİ ÖZCAN
Emlak her zaman iyi bir yatırım olmakla birlikte bugünlerde dünyanın içinde bulunduğu konjektör nedeniyle pek geçer akçe değil … Yaşadığımız süreç itibarıyla savaş nedeniyle dünyanın içinde bulunduğu durum dış ticareti durdurmuş, dış ticarette kazanılan paranın her zaman son park yeri emlak piyasasına para gelmez olmuştur.
Bunun yerine tercih edilen kıymetli madenler; özellikle altın ve gümüş, son iki yıldır (2024- 2026) oldukça agresif bir yükseliş trendi içine girmiştir. İçinde bulunduğumuz Mart 2026 itibarıyla piyasalara baktığımızda, bu yükselişin hem küresel hem de yerel sebeplerle tarihi zirvelere ulaştığını görüyoruz.
Bugün başta ihracat yapanlar olmak üzere farklı kesimlerde TL’nin çok değerli olmasından söz ediliyor ancak geniş bir kabul ile hükümetin tercihi nedenlerle döviz kurunun yukarı çıkmasına izin vermeyeceği de uzmanlarca ifade ediliyor. Ancak geçmişe bakarsak hiçbir devalüasyonu hükümetlerin tercihi olarak yapmadığını da görebiliriz. Döviz kurundaki artış ile emlak piyasası arasındaki ilişki, Türkiye gibi ithal girdi maliyetlerinin yüksek olduğu ekonomilerde oldukça karmaşık ve çok boyutludur. Bu durum, piyasayı hem "maliyet" hem de "yatırım" açısından etkiler.
Döviz yükselince emlak sektöründe yaşanan değişimler
1 İnşaat maliyetleri ve yeni konut fiyatları
Döviz artışının en doğrudan etkisi üretim aşamasında görülür. İnşaat sektöründe kullanılan demir, çimento, enerji ve teknolojik donanım gibi kalemlerin fiyatları ya doğrudan dövize endekslidir ya da üretim süreçleri dövizden etkilenir.
● Maliyet enflasyonu: Döviz artınca inşaat maliyet endeksi yükselir.
● Arz sıkıntısı: Müteahhitler, maliyet önünü göremedikleri dönemlerde yeni projelere başlamaktan çekinebilir. Bu da piyasadaki sıfır konut arzının azalmasına ve dolaylı olarak fiyatların artmasına neden olur.
2 İkinci el piyasasına yansıma
Yeni konutların fiyatları maliyetler nedeniyle yükselince, ikinci el konut sahipleri de mülklerinin değerini döviz bazında korumak veya piyasa rayicine uydurmak için fiyatlarını yukarı çekerler. Bu durum genellikle "psikolojik fiyatlama" ile başlar ve piyasa geneline yayılır.
3"Güvenli liman" etkisi
Dövizdeki dalgalanma arttığında, yatırımcılar ellerindeki likit paranın (TL) değer
kaybını önlemek için emlak yatırımına yönelebilirler. Eğer dövizdeki artış çok hızlı ve sertse, yatırımcılar kâr realizasyonu yaparak dövizden çıkıp somut varlık (emlak) almayı tercih edebilirler. Bu talep artışı, fiyatların daha da yükselmesini tetikler.
4 Alım gücü ve kredi erişimi (negatif etki)
Madalyonun diğer yüzünde ise döviz artışının yarattığı ekonomik belirsizlik vardır:
● Faiz oranları: Döviz artışı genellikle enflasyonu tetikler; enflasyonla mücadele için faizler yükseltilirse, konut kredisi maliyetleri artar.
● Talep düşüşü: Kredi faizleri yükseldiğinde, orta ve dar gelirli grubun konuta erişimi zorlaşır. Bu da satış hacminin düşmesine neden olabilir.
Bu analizleri yaptıktan sonra herkesin karşısında kendi tercihi kalıyor, biz ancak olumlu ve olumsuz senaryoları takdirlerinize sunabiliyoruz.
Burada yol sizin seçiminiz. "Herkesin gittiği yoldan gitme," dendiğinde akla genellikle o meşhur Robert Frost dizesi gelir: "Daha az katedilmiş olanı seçtim ve bu tüm farkı yarattı. " Bu sadece bir tavsiye değil, aslında bir strateji ve cesaret meselesidir. Çoğunluğun izlediği yol genellikle güvenli, test edilmiş ama bir o kadar da kalabalıktır. O yolda sürprizlere yer yoktur ama zirveye ulaştığınızda orada sizinle birlikte binlerce kişi daha olacaktır. Kendi yolunu çizmenin getirdiği o eşsiz avantajlara ve riskleri siz değerlendireceksiniz. Küçük bir hatırlatma: Kendi yolunu açanlar başta her zaman "delilikle" suçlanır, başarıya ulaştıklarında ise "dahi" olarak anılırlar.
Sonuç itibarıyla Ulvi Özcan olarak ben satıcı olsam bu piyasalarda satmak zorunda olduğum, zor satılan bir mülk sahibi olsam bugünkü piyasa koşullarında “çok kasmadan” satar hatta, yarısı nakit aldıktan sonra yarısı için de iyi yatırım değeri olan veya hızlı satılabilir mülklerin olduğu takas tekliflerini dikkate alırım. Alıcı pozisyonda olduğum takdirde ise iyi mülkün bugünkü piyasa koşullarında alınacağını bilir, çok dolaşır bir yere karar veririm. Ama her yiğidin yoğurt yiyişi ayrıdır, farklı fikirlere de saygı duyarım.