En düşük emekli aylığını alanların sayısı neden 4,7 milyondan 5,5 milyona çıktı?
Temmuz ayında emekli aylıklarına %17,56 oranında enflasyon farkı yansıtıldı. Bunun yanında en düşük emekli aylığı da 20.000 TL’den 23.552 TL’ye yükseltildi.
Bu düzenleme sonrasında dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri, en düşük emekli aylığını alan kişi sayısının yaklaşık 4,7 milyondan 5,5 milyona yükselmesi oldu.
İlk bakışta akla şu soru geliyor:
Madem tüm emeklilerin kök aylıkları da %17,56 oranında artırıldı, o halde neden daha fazla kişi en düşük emekli aylığı almaya başladı?
Aslında bunun cevabı, Türkiye’de emekli aylığı hesaplama sisteminin işleyişinde gizli.
Önce kök aylık artırılıyor
Emeklilere yapılan %17,56’lık artış, vatandaşın hesabına yatan maaşa değil, kök aylığa uygulanıyor.
Daha sonra ortaya çıkan zamlı kök aylık, yürürlükte bulunan en düşük emekli aylığı ile karşılaştırılıyor.
* Zamlı kök aylık 23.552 TL’nin altında kalıyorsa, emeklinin maaşı Hazine desteğiyle 23.552 TL’ye tamamlanıyor.
* Zamlı kök aylık 23.552 TL’nin üzerindeyse, emekli kendi hesaplanan aylığını almaya devam ediyor.
Dolayısıyla milyonlarca emekli için belirleyici olan yalnızca zam oranı değil, zam sonrasında kök aylığın yeni taban aylığın üzerine çıkıp çıkamadığıdır.
Rakamlarla bakalım
Aşağıdaki örnekler sistemin nasıl çalıştığını açıkça ortaya koyuyor.
Kök aylık: 15.000 TL
%17,56 zam sonrası kök aylık: 17.634 TL
Ödenecek aylık: 23.552 TL
Kök aylık: 16.000 TL
%17,56 zam sonrası kök aylık: 18.810 TL
Ödenecek aylık: 23.552 TL
Kök aylık: 17.000 TL
%17,56 zam sonrası kök aylık: 19.985 TL
Ödenecek aylık: 23.552 TL
Kök aylık: 18.000 TL
%17,56 zam sonrası kök aylık: 21.161 TL
Ödenecek aylık: 23.552 TL
Kök aylık: 19.000 TL
%17,56 zam sonrası kök aylık: 22.336 TL
Ödenecek aylık: 23.552 TL
Kök aylık: 20.000 TL
%17,56 zam sonrası kök aylık: 23.512 TL
Ödenecek aylık: 23.552 TL
Tablodan da görüldüğü gibi bütün emeklilerin kök aylıkları artıyor. Ancak kök aylıklar 23.552 TL’nin altında kaldığı sürece, emeklinin eline geçen maaş yine 23.552 TL oluyor.
Peki neden daha önce bu kişiler taban aylık almıyordu?
İşte asıl dikkat edilmesi gereken nokta burasıdır.
Önceki dönemde en düşük emekli aylığı 20.000 TL idi.
Örneğin;
* 18.000 TL kök aylığı bulunan bir emeklinin maaşı zam sonrasında yaklaşık 21.161 TL oluyordu. Bu tutar 20.000 TL’nin üzerine çıktığı için artık taban aylık desteğine ihtiyaç duymuyordu.
* 19.000 TL kök aylığı bulunan emekli yaklaşık 22.336 TL aldığı için yine taban aylığın üzerinde kalıyordu.
* 20.000 TL kök aylığı bulunan emekli ise zaten taban aylığın üzerinde bulunuyordu.
Ancak taban aylık bu kez 23.552 TL’ye yükselince, aynı emeklilerin zamlı kök aylıkları yeni taban aylığın altında kaldı.
Örneğin;
* 17.000 TL kök aylığı olan emekli zam sonrası 19.985 TL’ye ulaşıyor ancak yine 23.552 TL alıyor.
* 18.000 TL kök aylığı olan emekli zam sonrası 21.161 TL’ye yükseliyor ancak yine 23.552 TL alıyor.
* 19.000 TL kök aylığı olan emekli 22.336 TL’ye çıkıyor ancak yine 23.552 TL alıyor.
* 20.000 TL kök aylığı bulunan emekli bile zam sonrası 23.512 TL’de kaldığı için 23.552 TL almaya devam ediyor.
Yani önceki dönemde taban aylık kapsamından çıkan bu grup, yeni taban aylık yükselince tekrar taban aylık kapsamına girmiş oldu.
İşte yaklaşık 800 bin kişilik artışın temel nedeni budur.
Emekli sayısı artmıyor, taban aylık alanların sayısı artıyor
Yaklaşık 4,7 milyondan 5,5 milyona çıkan rakam, emekli sayısındaki artışı göstermiyor.
Artan şey;
Hazine desteğiyle en düşük emekli aylığına tamamlanan emeklilerin sayısıdır.
Elbette her yıl sisteme yeni emekliler de katılıyor. Ancak yaklaşık 800 bin kişilik artışın önemli bölümü, taban aylığın yükselmesi nedeniyle daha önce kendi kök aylığını alan çok sayıda emeklinin yeniden taban aylık kapsamına girmesinden kaynaklanıyor.
Bu tablo bize neyi gösteriyor?
Türkiye’de son yıllarda taban emekli aylıkları artırılıyor.
Ancak kök aylıklar aynı hızda yükselmediği için her yeni düzenlemede daha fazla emekli taban aylık uygulaması kapsamına giriyor.
Sonuçta;
* daha az prim ödeyen,
* daha kısa süre çalışan,
* daha düşük kazanç üzerinden prim yatıran kişilerle,
* uzun yıllar çalışan,
* daha fazla prim ödeyen,
* daha yüksek kazanç üzerinden prim yatıran kişilerin önemli bir bölümü aynı emekli aylığını almaya başlıyor.
Bu durum sosyal güvenlik sisteminin en temel ilkelerinden biri olan “ödenen prim kadar aylık” anlayışını zayıflatıyor.
Ortalama emekli aylığı neden yükselmiyor?
Türkiye’de bugün ortalama emekli aylığının yaklaşık 27 bin TL seviyesine çıktı.
Ancak taban aylık alan emekli sayısı arttıkça sistem giderek alt gelir grubunda yoğunlaşıyor.
Bu nedenle ortalama emekli aylığını yükseltmek de zorlaşıyor.
Her yeni taban aylık düzenlemesi, kısa vadede düşük gelirli emeklileri korurken uzun vadede daha fazla emekliyi aynı maaşta buluşturuyor.
Taban aylık mutlaka olmalı
Hiç kuşkusuz taban emekli aylığı uygulaması sosyal devlet ilkesinin vazgeçilmez unsurlarından biridir.
Hiçbir emeklinin insanca yaşayamayacağı bir gelir düzeyine mahkûm edilmemesi gerekir.
Bu nedenle taban aylık uygulaması devam etmelidir.
Ancak taban aylık, sistemin tamamı değil, başlangıç noktası olmalıdır.
Prim ödeyenin avantajı mutlaka olmalı
Sağlıklı bir sosyal güvenlik sisteminde;
* 3.600 gün prim ödeyen,
* 7.000 gün prim ödeyen,
* 9.000 gün prim ödeyen kişilerin aynı emekli aylığını almaması gerekir.
Aynı şekilde;
* asgari ücret üzerinden prim ödeyen,
* asgari ücretin iki katı,
* üç katı,
* dört katı,
* beş katı üzerinden prim ödeyenlerin emekli aylıkları arasında da belirgin fark bulunmalıdır.
Çünkü sosyal güvenlik sisteminin temel mantığı; ödenen prim arttıkça emekli aylığının da artmasıdır.
Bugün ise milyonlarca kişi, yıllarca daha fazla prim ödemesine rağmen taban aylık uygulaması nedeniyle aynı emekli aylığını almaktadır.
Bu durum hem çalışma motivasyonunu azaltmakta hem de sosyal güvenlik sistemine duyulan güveni zedelemektedir.
Nasıl bir sistem kurulmalı?
Devlet, her emekliye belirli bir taban emekli aylığını garanti etmelidir.
Ancak bunun üzerine;
* prim ödeme gün sayısı,
* sigortalılık süresi,
* prime esas kazanç,
* ödenen prim miktarı,
* emeklilik yaşı,
* çalışma süresi gibi kriterlere bağlı olarak emekli aylıkları kademeli şekilde artırılmalıdır.
Böylece hem düşük gelirli emekliler korunmuş olur hem de sisteme daha fazla katkı sağlayan sigortalılar bunun karşılığını emeklilik döneminde alabilir.
Sonuç
En düşük emekli aylığını alan kişi sayısının 4,7 milyondan yaklaşık 5,5 milyona yükselmesi, emekli sayısındaki olağan artıştan çok, taban aylık uygulamasının kapsamının genişlemesinden kaynaklanmaktadır.
Taban emekli aylığı sosyal devlet anlayışının önemli bir gereğidir ve korunmalıdır. Ancak bunun yanında, çalışma süresi, ödenen prim günü ve prime esas kazanç emekli aylıklarına daha güçlü yansıtılmalıdır. Aksi halde her yeni taban aylık artışında daha fazla emekli aynı maaş seviyesinde buluşacak, prim ile aylık arasındaki bağ giderek zayıflayacak ve sosyal güvenlik sisteminde adalet duygusunun güçlenmesi daha da zorlaşacaktır.