Enerji dönüşümünün getirisi maliyetinden 3 kat fazla

DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi ‘Türkiye’de Elektrik Sistemi Dönüşümünün Sosyoekonomik Etkileri’ raporunu açıkladı                 

Rapora göre, enerji dönüşümü için yılda 12,3 milyar dolar yatırım yapılması gerekiyor. Ancak, dönüşümün sosyoekonomik getirileri finansal maliyetinden üç kat fazla. Rapora göre, Türkiye enerji dönüşümüyle ithal yakıtta yılda 1 milyar dolar tasarruf ederken, 43 bin kişiye istihdam yaratabilir              

Bunun yanı sıra, enerji dönüşümüyle karbon emisyonları ve hava kirliliğinin azalması sağlık başta olmak üzere, yıllık 2,7 milyar dolarlık değer yaratabilecek.

Raporun lansmanı için düzenlenen görüşlerini paylaşan SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman, enerji dönüşümünün sağlık, çevre ve ücret gelirleri açısından olumlu sonuçlar ortaya koyduğunu söylüyor. Hakman’ın yorumları şöyle: “Türkiye’nin dönüşümün faydalarından ve uluslararası finansmandan yararlanabilmek için enerji dönüşüm yolculuğuna devam etmesi elzem. 2030-2050 arasında iklim hedefleriyle aynı doğrultuda, geniş perspektifli ve uzun vadeli bir plan gerekiyor. Böylesi bir planla iklim değişikliği ile küresel mücadeleye katkıda bulunulurken, aynı zamanda ekonomik kalkınma sağlanabilir.”

Bütünlüklü bir yaklaşım ihtiyacı

IRENA Kıdemli Enerji Dönüşümü Uzmanı Xavier Casals, iklim değişikliğini önlemek üzere enerji sistemlerini dönüştürürken biyolojik çeşitliliği ve toplumu korumak, sosyal sorumluluk, eşitlik ve adalet için küresel işbirliği gerektiğine dikkat çekiyor. Casals, bunun için elektrik, enerji, ekonomi, toplum ve gezegeni kapsayan bütünlüklü bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyor.                   

TEPAV Program Direktörü Güven Sak ise “Yeşil Mutabakat, COVID-19 sonrası iktisadi toparlanma programlarının odak noktasına dönüştü. Paris İklim Anlaşması hedeflerine doğru ilerlerken, yeşil-dijital dönüşümün önemli bileşenlerinden biri de çok doğal olarak elektrik sistemi olacak. Hidrokarbonlara dayalı elektrik üretim altyapısında ne tür değişikliklere ihtiyaç olduğu tartışılırken, olumlu etkilerin yanında olumsuzları da dikkate almak ve adil bir geçiş sürecini tasarlamak son derece önemli. Aksi takdirde, konuşmaktan yapmaya geçemeyiz ve çağın içinde olmak için önümüze kadar gelen bu fırsatı da kaçırabiliriz” yorumlarını yapıyor.

Raporda, Türkiye’de 2030 yılına kadar elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 50’ye çıkarılmasının teknik ve ekonomik açıdan mümkün olduğu belirtildi.                

Mevcut politikaların devamının “Baz senaryo”, SHURA’nın geliştirdiği hızlandırılmış dönüşümün ise “Dönüşüm senaryosu” olarak adlandırıldığı rapora göre, Dönüşüm senaryosu uygulandığında 2030 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da (GSYİH)’nın reel olarak toplam yüzde 12,8 artacağı belirtiliyor. Bu seviye baz senaryoya oranla yüzde 1’lik bir artışa karşılık geliyor. Dönüşüm senaryosunda enerji verimliliğinin artmasıyla 2030 yılında elektrik tüketimi baz senaryoya kıyasla yüzde 10 azalırken, elektrik üretiminin yüzde 55’i, yüzde 30’u rüzgar ve güneş olmak üzere, yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Dönüşüm senaryosu uygulandığı takdirde, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği Türkiye’nin dış ticaret dengesi üzerinde ciddi etki gösterecek, artan sanayi ihracatı ve azalan ithalatla birlikte dış ticaret dengesi üzerinde yıllık 10 milyar dolar pozitif etki sağlayacak.

Yenilenebilir enerjiler 500 binden fazla yeni iş olanağı yaratacak       

Raporda öne çıkan başlıca sonuçlar şöyle: Enerji verimliliğinde ilerlemeler ve yenilenebilir enerjinin artan kullanımıyla, enerji ithalatı maliyeti azalacak. 2030’da yalnız ithal yakıt maliyetinde yıllık 1 milyar dolar tasarruf edilebilecek.

Dönüşüm senaryosu ile elektrik üretiminde fosil yakıt kullanımının yol açtığı sağlık ve çevre maliyetleri yıllık 2,5 milyar dolardan 1,1 milyar dolara inecek. Dönüşümle birlikte CO2 emisyonlarının azalması da 1,3 milyar dolar değer yaratacak. 2030 yılında baz senaryoda 5,1 milyar dolara ulaşacağı öngörülen CO2 emisyonları maliyetinin dönüşüm senaryosunda 3,8 milyarda kalacak.

Yenilenebilir enerji yatırımlarının 2030 yılına kadar hem Baz, hem Dönüşüm senaryolarında 500 binden fazla yeni iş olanağı yaratması bekleniyor. Dönüşümle birlikte madencilik ve fosil yakıta dayalı enerji üretimindeki istihdama negatif etki söz konusu olsa da toplam istihdam üzerinde net pozitif etkisi olacak ve Baz senaryoya kıyasla ek 43 bin yeni iş olanağı yaratması bekleniyor. Dönüşümle birlikte en büyük verimlilik artışlarının otomotiv, makine, beyaz eşya, kurulum ve onarım ile kimya sektörlerinde olması bekleniyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Çayda 'bilim devrimi' 01 Eylül 2021