Enerji kesintileri mücbir sebep olabilir mi?

Şefik ERGÖNÜL
Şefik ERGÖNÜL İHRACAT SOHBETLERİ sefik@utided.org

Sevdiğim ve slogan haline getirip sık kullandığım bir ifadeyi yeniden yazmak isterim.
“Planlamayı başaramayan, başarısızlığı planlar.”

Son günlerin en önemli konularından birisi, sanayiye getirilen enerji kısıtlamaları…
Önce, Organize Sanayi Bölgelerindeki işletmelerin doğal gaz faturalarında uygulanmasına karar verilen kademeli tarifelerin verdiği sıkıntı, sanayicilerimiz arasında bir fırtınaya neden oldu.
Daha sonra getirilen %40 oranındaki doğal gaz kısıtlamaları, fırtınanın birden bire kasırgaya dönüşmesine yol açtı.

Tarifelerin verdiği sıkıntının üzerine gelen doğal gaz kullanımı kısıtlamalarının şaşkınlığı üzerimizden atamadan, bir de elektrik kullanımına getirilen kısıtlamalar önümüze geldi.
2022 yılı ihracat hedefimizi 250 milyar ABD Doları’na bağlamışken ve hazır Türk ürünlerine talep artmış ve artması beklenmekte iken sanayinin önüne konulan bu engeller, 2022 yılı ihracat hedefimize ne kadar etki edecek düşünmek gerekir.

Yaşanması olası kayıplarımız bir kenara, bu kısıtlamalar sonucu yaşanabilecek üretim aksamaları nedeniyle ihracatçılarımızın yüz yüze kalabileceği müşteri yaptırımları ne olacak?

Medyadan izleyebildiğimiz kadarı ile et ve süt ürünleri ile ekmek ve ilaç üretimi yapan işletmelere ayrıcalık tanınacağı ve bu kısıtlamalardan etkilenmeyeceği bildiriliyor.

Ostim Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD) Başkanı Süleyman Ekinci de, “Yüksek fırınlı ocakların olduğu üretim tesisleri, yani cam, seramik ve demir çelik sektörlerinin enerji kesintilerinden etkilenmeyeceği, kısıntılardan muaf tutulacağı enerji ve sanayi bakanlarımız tarafından beyan edildi” demiş.

Ayrıcalıklı sektörlere hayırlı olsun da ayrıcalık alamayanlar ne olacak?

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de “Üretimin ve ihracatın ivmelendiği bir dönemde yaşanan elektrik kesintilerinin ekonomiye ve sanayi üretimine mutlaka olumsuz bir yansıması olacak” diye konuşmuş.

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ( İHKİB ) Başkanı Mustafa Gültepe, “Kesintilerin hazır giyim ihracatına haftalık maliyeti 250 milyon doları bulabilir” endişesini dile getirmiş.

“Mücbir sebep” konusunu burada öne çıkarmak gerekiyor.

İhracatçı dostlarımızın, bu tür kısıtlamalar sonucu yaşayabilecekleri gecikmelerde mücbir sebep konusunu öne sürerek, müşterilerinin kendilerine uygulamaya kalkabileceği yaptırımlardan kurtulmaları mümkün olabilir.

Kuşkusuz bu onların müşterileri ile olan ilişkilerinde ortaya çıkabilecek olumsuzlukları tam anlamıyla ortadan kaldıramaz amma olayda kendi kusurlarının olmadığını kanıtlar ve iyi ilişkileri devam ettirir.

Mücbir sebep / zorunlu neden nedir?

Kendi kontrolünüzün dışında nedenler olmalıdır ki bu kısıtlamalar ve kesintiler de böyledir.
Bu nedenleri ve bunların işinizin üzerindeki etkilerini makul olarak tahmin edememek gerekir ki plansız bir şekilde, önceden haber verilmeksizin ve acele ile telefon edilerek bildirilen bu kısıtlamalar ve kesintilerin de tahmin edilmesi olasılık dışıdır.

Bu sebeplerden ve etkilerinden kaçınmanın veya etkilerini ortadan kaldırmanın makul çerçevelerde mümkün olmaması gerekir ki bunu başarabilenler varsa beri gelsin.
Jeneratörleriniz varsa bile böylesi geniş çapta bir kısıtlamanın sonuçlarını ortadan kaldıramazsınız.

Naçizane önerim, ihracatınız kaçınılmaz bir biçimde ve olumsuz olarak bu kısıtlamalardan etkilenecek ise derhal bunu kanıtlayan bilgileri ve belgeleri müşterilerinize ileterek, olası uyuşmazlıkların önüne geçmek için pro-aktif bir yaklaşım sergileyiniz.

Aksi takdirde, önünüze plansız programsız ve birdenbire konulan bu kısıtlamalardan sizler nasıl etkileniyorsanız müşterileriniz de sizin yaşayacağınız gecikmelerden etkilenecektir.

Sizlerin bu uygulamaları sizlere dayatanlara yapacak fazlaca bir şeyiniz olmayabilir amma müşterileriniz size ciddi sıkıntılar yaşatabilir ve hatta onları kaybedebilirsiniz.
Aklımızda tutalım “Planlamayı başaramayan, başarısızlığı planlar.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Afrika'nın cazibesi 26 Nisan 2022
OFAC ve yaptırımlar 19 Nisan 2022
Yaptırımlar ve Rusya 12 Nisan 2022
Nereden nereye? 28 Mart 2022