Enerji krizi derinleşiyor

Erhan ASLANOĞLU
Erhan ASLANOĞLU Ekonomi ve Piyasalar erhanaslanoglu@superonline.com

Son dönemde manşetlere en çok çıkan konulardan birisi enerji fiyatlarındaki artışlar. Petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil yakıtların fiyatlarındaki güçlü artışlar başta Avrupa ve Asya olmak üzere enerji krizini derinleştiriyor. Yükselen enerji fiyatları küresel ekonomide enflasyonu daha yukarı, büyümeyi aşağı çekmeye aday. Bir başka ifadeyle, şimdilik ılımlı hissedilen stagflasyonist eğilimleri sertleştirebilecek gelişmeler yaşıyoruz.

Rusya’nın da dahil olduğu OPEC + toplantısından beklenen üretim artış kararı gelmeyince, doğalgazdan sonra petrol fiyatları da 2014 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıkmış durumda. Yılbaşında varili 50 dolar civarında olan petrol fiyatları yüzde 60 artarak 80 dolara yaklaştı. Doğalgaz fiyatları yılbaşından bu yana iki katına çıktı. Kömür fiyatlarındaki artış yılbaşından bu yana yüzde 240 seviyesine geldi.

Enerji fiyatlarındaki bu yükselişin arkasında, küresel ekonominin 1950’lerden bu yana en hızlı büyümeyi göstereceği bir yılda olmasının büyük etkisi var. Pandemiye bağlı olarak evlerde artan imalat sanayi ürün talebi, çok ciddi bir enerji ihtiyacı yarattı. Stoklama eğilimi, tedarik sorunları bu eğilimi destekledi. Bu yıl yaz aylarından itibaren açılan hizmet sektörleri de eklenince talep çok daha yüksek seviyelere tırmandı. 

Talebi etkileyen bir başka önemli unsur, iklim krizi ile mücadelenin hızlanmış olması. Özellikle Avrupa’da bu değişime yönelik kamuoyu baskısının arması ki burada en büyük paya Z kuşağı sahip, yeşil dönüşümü hızlandırmış durumda. Ulaşımda elektrikli araçlara yönelmekten, elektrik üretimi ve ısınmada doğalgazdan ve kömürden rüzgar ve güneş enerjisi kullanımını arttırmaya kadar birçok önlem hızla devreye giriyor.

Örneğin, İngiltere 2024 sonuna kadar bütün kömür madenlerini kapatma kararı aldı. Toplam elektrik üretiminin yüzde 25’i rüzgar enerjisinden elde ediliyor. Eylül ayında kuzey denizindeki rüzgarların sert bir şekilde azalması, elektrik üretimini düşürmeye başlıyor. Açığı kapatmak için kömür ve doğalgaza talebin artması fiyatları hızla yukarı çeken nedenlerden birisi oluyor. Benzer gelişmeler Avrupa’nın farklı ülkelerinde de yaşanıyor. Birçok ülkede doğalgaz, benzin, elektrik fiyatlarında keskin artışlar olduğu bazı sektör ve işletmelerin üretime ara vermek zorunda kaldığı haberlerini okuyoruz. Asya’da özellikle Çin ve Hindistan’da da durum farklı değil. Kömür stokları azalıyor, üretimi aksatmamak için olağanüstü önlemler alınıyor.

Talep artışı fiyatları elbette arttırır ama sorunun bir başka boyutu arz tarafı ile ilgili. İklim krizi ile mücadele çerçevesinde 2015 Paris Anlaşması ve 2030 BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, doğalgaz ve petrol üreticilerinin yeni yatırımlarını son yıllarda düşürmeye başladı. Arz kapasitesi düşüyor. OPEC örneğinde olduğu gibi bir de üzerine üreticilerin mevcut kapasiteyi bile güçlü kullanmama isteği eklenince arzın çok üzerine çıkan talep ile fiyatlar çok daha fazla yukarı gitmeye başladı. Yine iklim krizi ile mücadele çerçevesinde, üretim süreçlerinde limitlerinin üzerinde fosil yakıt kullanan firmalar karbon kredisi kullanmak ve bunun maliyetini karşılamak zorunda kalıyorlar.  Avrupa’da yılbaşından bu yana karbon kredi fiyatı 35€’dan 65€’ya çıkarak iki katına yaklaşmış durumda.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi tüm bu gelişmeler önümüzdeki dönemde enflasyonu daha yukarı, üretimi ise aşağı çekmeye aday görünüyor. Yaşanan bu enerji krizinin kısa sürede bitmesini beklemek çok gerçekçi değil. En azından önümüzdeki ilkbahara kadar pandemi ve kış mevsiminden kaynaklı enerji talebinin devam etme olasılığı çok yüksek. Pandemi sonrası baskı kısmen azalabilir. Bununla birlikte, iklim krizinden kaynaklanan fiyat baskısı daha uzun süre devam etmeye aday görünüyor. İklim krizi ile mücadele geri dönüşü olmayan bir yol. Olması gereken de bu. Dünyanın varlığını sürdürme mücadelesinden bahsediyoruz. Özellikle batıda Z kuşağı geri dönüşe izin vermeyecek, aksine daha da bastıracak görünüyor. Dolayısıyla, yeni yeşil dönüşümü tamamlayana kadar fosil yakıtlardaki fiyat baskısının devamını beklemeliyiz. Enerji talebinin güçlü olduğu ve olacağı bir dünyada yeşil enerji arzının artma, fosil yakıt arzının azalma eğilimini yaşıyoruz. Şu anda her iki tür enerji de arz yetersizliğinden pahalı durumda. Başta petrol olmak üzere fosil yakıt fiyatları muhtemelen son büyük çıkışlarını yaşıyor, yaşayacak. Üreticileri de politikaları ile bunu destekliyorlar. Yenilenebilir, yeşil enerjilerin arzı yeterince güçlü olduğunda fosil yakıtlarında sonu gelmiş olacak. Aradaki süreç, yoğunluğu değişse de enerji krizi olarak karşımızda olacak.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Stagflasyon geliyor mu? 29 Eylül 2021
Fed, COVID ve piyasalar 01 Eylül 2021