Enflasyon eğilimindeki iyileşme, faiz indirimlerini hızlandırır mı?

Enflasyon bu kadar yüksek seyrederken ve alt kalem­ler arasında bu denli farklı eği­limler varken, enflasyonu analiz etmek ve gerçek eğilimleri sağ­lıklı biçimde ölçmek zorlaşıyor. Özellikle gıda, kira ve eğitim gi­bi ağırlığı çok yüksek kalemler­de ortalama enflasyonun üze­rinde artışlar yaşandığında, bu kalemler genel enflasyonu do­mine edebiliyor. Bu durum, enf­lasyonun genelindeki gelişmele­rin geç fark edilmesine yol aça­biliyor.

Bu nedenle, oynak grupların dışlanması yoluyla hesaplanan çekirdek göstergelerin yanın­da, ağırlıkları dikkate almayan medyan enflasyon, kırpılmış (uç değerleri hariç tutan) ortalama ve yayılım endeksi gibi gösterge­lere bakılmaktadır.

TCMB de 2024 yılının son Enflasyon Raporu’nda bu konu­ya ilişkin bir kutu çalışması yap­mış ve söz konusu göstergeleri karşılaştırmıştı. Bu çalışmada, özellikle medyan enflasyonun hem düşük oynaklık göstermesi hem de tahmin gücü açısından öne çıktığı görülmüştü. TCMB de iletişiminde, Başkan’ın su­numlarında ve raporlarında bu göstergeyi sıkça kullanmaktadır.

Medyan enflasyon nasıl hesaplanır?

TÜİK, ana enflasyon göster­gelerinin yanında 143 adet alt fi­yat grubunu da açıklamaktadır. Medyan enflasyon, bu alt grup­ların aylık fiyat değişimlerinin ortanca değerini ifade etmektedir. Bu şekilde yapılan hesaplama, do­ğal olarak madde ağır­lıklarından etkilenme­mektedir. Gerçekleşen tüm fiyat değişimleri­nin ortanca değeri, ge­nel fiyat eğilimlerini daha iyi yansıtan bir gösterge olarak değer­lendirilmektedir.

Ancak bu 143 alt fiyat gru­bunun her birinin kendine öz­gü mevsimsel eğilimleri bulun­maktadır. Bu nedenle aylık deği­şimler hesaplanmadan önce, her bir fiyat endeksinin mevsimsel etkilerden arındırılması gerek­mektedir.

Düşüş var ama kur kaynaklı

Bu şekilde hesaplandığın­da, medyan enflasyonun Aralık ayında %1.6 ile, enflasyonun be­lirgin bir yükseliş eğilimine gir­diği 2021’in son çeyreğinden bu yana en düşük seviyesine ge­rilediği görülmektedir. Bu dü­zeyde bir aylık enflasyon, yıllık bazda yaklaşık %21 civarında bir enflasyon eğilimine işaret etmektedir.

Ayrıca grafikten de görüldüğü üzere, 2024 ortasında ve son ay­lara kadar medyan enflasyonun takılı kaldığı %2 civarındaki aylık seviyenin aşağı yönlü kı­rılma işaretleri verdiği anlaşıl­maktadır.

Bu düşüşün kaynağını ve ne ölçüde sürdürülebilir olduğu­nu değerlendirmek için veri­yi iki grupta ele almakta fayda var. Mal fiyatları, başta kur ol­mak üzere maliyet unsurların­dan daha fazla etkilenmektedir. Bu grupta ayrıca hava koşulla­rı gibi dışsal faktörlere duyarlı gıda fiyatları da yer almaktadır. Buna karşılık hizmet fiyatları daha çok talep koşullarına bağlı seyretmekte ve bu grupta geçmiş enflasyona endeksleme davranı­şı daha güçlü görünmektedir.

Medyan enflasyondaki düşü­şün, büyük ölçüde son dönemde değer kaybı oldukça yavaşlayan kurlardan kaynaklandığı anlaşı­lıyor. TÜFE’nin hesaplanmasın­da kullanılan 143 alt fiyat grubu­nun 98’i mal fiyatlarından oluş­makta ve bu gruptaki medyan fiyat artışı Aralık ayında %1.3 ile Mayıs 2021’den bu yana en dü­şük aylık artışı göstermiştir.

Gıda hariç hesaplandığında ise medyan mal fiyat artışı %1.1 ile daha da düşük bir seviyede gerçekleşmektedir. Bu düzeyde bir aylık enflasyon, yıllık bazda %14.4’e karşılık gelmektedir.

Buna karşılık hizmet tarafın­da iyileşme gözlenmemektedir. Görece güçlü seyreden iç talep, faiz indirimleriyle birlikte fi­nansal koşullardaki gevşeme ve enflasyon beklentilerinin yük­sek kalması, hizmet enflasyonu­nu olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Hizmet grubundaki 45 alt fiyat grubunun medyan fi­yat artışı Aralık ayında %2.3 ile önceki aylardaki %2.5 civarına göre gerilese de, 3 aylık ortala­malar itibarıyla geçen yılın orta­larından bu yana yatay bir eğilim söz konusudur. Hatta 3 aylık or­talama değerde, son aylarda sı­nırlı bir yükselişten dahi bahse­dilebilir.

Faiz indirim hızı artar mı?

Enflasyonun ana eğiliminde­ki iyileşme, TCMB’nin faiz indi­rim hızını son toplantıdaki 150 baz puanlık indirime kıyasla artırma iştahını destekleyebi­lir. Ancak son aylardaki olumlu görünümün büyük ölçüde kur­lardaki değer kaybı hızının ya­vaşlamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kur artışının uzun süre düşük tutulması du­rumunda başka alanlarda orta­ya çıkabilecek makro sorunlar nedeniyle, bu politikanın uzun süre sürdürülebilmesi de zor görünmektedir.

Buna karşılık hizmet tarafında henüz bir iyi­leşme sağlanamamıştır. Hatta son aylarda sınırlı bir bozulma eğiliminden dahi söz edilebilir. Ayrıca birçok maliyet unsuru­nun etkisiyle Ocak ayında, hem toplam TÜFE’de hem de bu tür göstergelerde, mevsimsel et­kilerden arındırıldıktan son­ra dahi bir yükseliş görülmesi muhtemeldir. Yani son aylarda­ki olumlu görünüm, kalıcı olma­yabilir.

Bu nedenlerle, TCMB’nin 22 Ocak PPK toplantısında, önceki toplantıda olduğu gibi, 150 baz puanlık indirimle yoluna devam etmesinin daha temkinli bir yak­laşım olacağını düşünüyorum.

Enflasyon eğilimindeki iyileşme, faiz indirimlerini hızlandırır mı? - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar