Enflasyon netleşti: Kim ne kadar zam alacak?
Ve üst düzey bürokratlara 30 bin TL seyyanen artış tartışması… Dün açıklanan Kasım ayı TÜFE verisi (%0,87) ile birlikte, 11 aylık enflasyon %29,74 olarak gerçekleşti. Aralık ayındaki enflasyonun da düşük gelmesiyle yıl sonu TÜFE’nin hükümet çevrelerinin sık sık vurguladığı şekilde %31 civarında açıklanması artık neredeyse kesinleşmiş durumda.
Bu veri bize şimdiden şunu söylüyor:
SSK ve Bağkur emeklilerinin, memur ve memur emeklilerinin Ocak ayında alacağı zam oranları fiilen şekillenmiş oldu.
-SSK – Bağkur emeklileri: %12,3 zam göründü 11 aylık verilerle birlikte SSK ve Bağkur emeklilerine yapılacak artış %12,3 seviyesinde oluşuyor. Aralık ayı verisi eklendiğinde bu rakam belki bir miktar yukarı çıkacak, ancak çok kayda değer bir değişiklik beklenmiyor.
-Memur ve memur emeklileri: %18,7 fark
Memurlarda hesap yöntemi farklı olduğu için görünen enflasyon farkı %18,7 oldu.
6,4 puanlık fark kapanır mı? Refah payı beklentisi…
SSK–Bağkur emeklileri ile memur emeklisi arasında 6,4 puanlık bir zam farkı oluşuyor. Bugüne kadar neredeyse her yıl olduğu gibi, bu farkın refah payı adı altında kapatılması kuvvetle muhtemel. Böyle bir düzenleme yapılırsa:
En düşük emekli aylığı 20.030 TL seviyesine yükselmiş olacak.
Ancak bu artış, Türkiye’deki gerçek hayat pahalılığı karşısında hâlâ oldukça sınırlı bir iyileştirme anlamına geliyor.
Asıl tartışma: Üst düzey bürokratlara 30 bin TL seyyanen artış
Tüm bu zam hesaplamaları yapılırken, Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen bir başka düzenleme sessiz sedasız kamuoyuna yansıdı:
Üst düzey devlet yöneticilerine yapılacak yaklaşık 30 bin TL’lik ilave ödeme.Bu düzenleme kamuoyunda “memurlara zam” gibi algılanmış olsa da, gerçekte çok sınırlı bir kesimi kapsıyor.
Kimler yararlanacak?
Sadece şu gruplar:
-Bakan yardımcıları
-Genel müdürler
-Genel müdür yardımcıları
-Strateji geliştirme başkanları
-Denetleyici ve düzenleyici kurum yöneticileri
-TRT, YÖK, ÖSYM üst yöneticileri
-Hakim-savcı emsaline göre ücret alan uzmanlık kadroları
Bu kesime yapılacak artış:
20.000 TL – 30.000 TL arası ilave ödeme.
Peki kimler yararlanamayacak?
Liste oldukça uzun:
-Öğretmenler
-Polis ve güvenlik personeli
-Hemşireler, sağlık çalışanları
-Mühendisler
-VHKİ, memur, tekniker, hizmetli
-Şube müdürleri
-Taşra teşkilatındaki çalışanların neredeyse tamamı
-Sözleşmelilerin çoğu
-Ve en önemlisi: Tüm emekliler
Yani toplumun büyük bir bölümünü oluşturan kamu çalışanları ile tüm emekliler bu düzenlemenin dışında.
Aynı ülkede yaşayanların ücretleri arasında uçurum büyüyor
Bu tablo bize şunu gösteriyor:
-Bir tarafta enflasyon karşısında eriyen maaşlarıyla yaşam mücadelesi veren milyonlarca memur ve emekli,
-Diğer tarafta 20–30 bin TL ilave ödeme
alan dar bir yönetim kadrosu…
Bu durum, devlet içinde ve toplum genelinde adalet duygusunu zedeliyor. Aynı ülkede, aynı enflasyonla, aynı hayat pahalılığıyla mücadele eden milyonlar varken, neden sadece küçük bir kesim bu ölçüde korunuyor? Bu soru kamuoyunda giderek daha yüksek sesle soruluyor.
Sonuç: Herkes Aynı Sıkıntıyı Yaşıyorsa, İyileştirme de Herkese Yapılmalıdır
Bugün Türkiye’de en çok ihtiyaç duyulan şey, ücret politikalarında eşitlik ve adaletin yeniden tesis edilmesidir.
Eğer bir seyyanen artış yapılacaksa:
-Sadece yöneticilere değil,
-Tüm memurlara,
-Tüm işçilere,
-Tüm emeklilere
eşit oranda ve taban aylığa yansıyacak şekilde yapılmalıdır.
Aksi hâlde:
-Kamu personeli arasında gelir makası büyüyecek,
-Emekli–çalışan farkı açılacak,
-Toplumsal tepki yükselecek,
-Ücret politikaları yoksullaştırıcı etki yaratmaya devam edecektir.