Enflasyon ölçümünde AB’ye uyum
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tüketici fiyat endeksi (TÜFE) temel yıl güncellemesi ve hesaplama sisteminde yapılan değişikliklere ilişkin ayrıntılar belli oldu. TÜİK, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile birlikte ocak ayından itibaren enflasyonu, temel yıl ve madde ağırlıkları bazında güncellenmiş yeni endeksle ölçecek.
TÜİK’in Ocak 2026’dan itibaren uygulanacağı TÜFE Temel Yıl Güncellemesi ve Hesaplama Sisteminde yapılan değişikliklere ilişkin teknik bilgilendirme sunumu; akademisyenler, ekonomistler, köşe yazarları ve finansal sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. TÜİK Fiyat İstikrarı Daire Başkanı Serkan Baş ile Yıllık Hesaplar Grup Başkanı Mehmet Akif Davarcı, AB ve IMF çerçevesi ile uyumlu yeni enflasyon göstergesi ile ilgili teknik bilgiler vererek, soruları yanıtladı.
Temel yıl değişti
Buna göre TÜİK, Avrupa Komisyonu kararları gereğince Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri paralelinde 2026 yılı ocak ayından itibaren halen kullanılmakta olan 2003=100 temel yılını 2025=100 olarak güncelleyecek. Bu işlem, endeksin yeniden oluşturulmasını değil, yalnızca mevcut tarihsel verilerin yeni sınıflama yapısına uygun şekilde yeniden gruplanmasını ifade ediyor. Bu nedenle, 2003=100 temel yılı dönemine ait manşet enflasyon göstergelerinde herhangi bir değişiklik olmayacak; ancak bazı alt endekslerde sınıflama değişiminden kaynaklı farklılıklar görülebilecek.
Mevcut TÜFE tarihsel serisi, zincir endeks yapısı korunarak yeni temel yıla göre ve AB’de bireysel tüketim harcamaları sınıflamasının en güncel sürümü olarak ocak ayında geçilecek “ECOICOP v2” ile yeniden yapılandırılmış şekilde kamuoyuna sunulacak. TÜFE sınıflaması, uluslararası standarda uyum bakımından, “Amaca göre bireysel tüketim sınıflaması”nın yeni versiyonu COICOP-2018 olarak güncellenecek.
Madde ağırlıklarında yeni sistem
Ayrıca, TÜFE’yi oluşturan harcama gruplarının endeksteki ağırlıklarını belirlemede ana kaynak olarak artık Hane halkı Tüketici Anketi yerine “Ulusal Hesaplar Hane halkı Nihai Tüketim Harcamaları” baz alınacak. TÜİK’in TÜFE hesaplama yönteminde AB’ye uyum çerçevesindeki bu kapsamlı değişikliklerin tamamı, TÜİK tarafından AB üyesi ülkelerle eş zamanlı olarak 2026 yılı ocak ayı enflasyon verisinin ölçümünden itibaren uygulanacak.
Halen TÜFE’de kullanılan tüm harcama düzeylerinde ağırlıkların ana kaynağı Hane halkı Bütçe Anketi. Yeni TÜFE serisinde ise grup düzeyindeki ağırlıklar, hane halkı tüketim eğilimlerini daha kapsamlı ve güncel biçimde yansıtan Ulusal Hesaplar Hane halkı Nihai Tüketim Harcamaları verilerinden elde edilecek. Alt düzey ağırlıklar ise Hane halkı Bütçe Anketi ile belirlenmeye devam edecek. Yeni TÜFE ana grup ağırlıkları Ulusal Hesaplar Nihai Tüketim Harcamaları 2025 tahmini ve bu tahminin 2025 Aralık ayına güncellenmesi ile oluşacaktır. Bu nedenle 2026 yılında kullanılacak TÜFE ağırlıkları henüz netleşmedi.
Madde fiyatlar neden açıklanmıyor?
TÜİK Yıllık Hesaplar Grup Başkanı Mehmet Akif Davarcı, fiyat seviyelerinin (TL cinsinden ortalama fiyatların) yayımlanmasının TÜFE’nin kavramsal yapısıyla uyumlu olmadığını ifade etti. Davarcı, ekonomide binlerce heterojen ürünün fiyatını, tüketici davranışı, ağırlıklar, kalite ve zaman içi tutarlılığı dikkate alarak tek bir sayıya indirmenin bilimsel yönteminin “endeks” olduğunu, ancak ortalama fiyatın bu ihtiyacı karşılamadığını kaydetti. Endeksin amacının fiyat düzeyi bildirmek değil, aynı nitelikteki ürünlerin zaman içindeki fiyat değişim oranını göstermek olduğunu ifade eden Davarcı, sepetteki ürünler, çeşitler, markalar ve satış kanallarının her yıl güncellendiğini, bu nedenle “ortalama fiyat serisi” oluşturmanın yıllar arasında karşılaştırılabilir bir done sunmadığını dile getirdi.
Niye ulusal hesap temelli ağırlıklandırma
Daha kapsayıcı ve temsil edici ağırlıklar: Ulusal hesaplar yalnızca özel haneleri değil, kurumsal hane halklarını ve yurt içindeki yabancı ziyaretçi harcamalarını da içeriyor.
Kayıt dışı harcamaların dahil edilmesi: Ergi, üretim ve satış istatistikleri gibi çok kaynaklı veri setleri sayesinde kayıt dışı tüketim kalemleri de toplam harcamalara yansıtılıyor.Güncel ve sık güncellenen ağırlıklar: Ulusal hesapların yıllık (hatta çeyreklik) güncellenmesi, tüketim kalıplarındaki değişimlerin hızlıca endekse yansıtılmasını sağlıyor. Uluslararası standartlara uyum: Ulusal hesap temelli ağırlıklandırma, AB HICP ve IMF CPI Manual standartlarıyla tam uyumlu. Bu yöntem, ülkeler arası enflasyon karşılaştırmalarının daha sağlıklı yapılmasını sağlıyor. Makroekonomik tutarlılık: Ulusal hesaplardan gelen harcama kompozisyonu, milli gelir hesaplarıyla tam uyum sağladığından TÜFE ile GSYH deflatörü ve tüketim büyümesi gibi göstergeler arasında tutarlılık oluşuyor.
TÜİK nasıl fiyat derliyor?
yetkililerinin verdiği bilgiye göre Kurum, fiziki mağaza ve işyerlerinden ayda 2-4 kez; borkod tarama ve “web kazıma” yöntemiyle de her gün fiyat derliyor. 2025 itibarıyla fiziki mağaza ve işyerlerindeki alan uygulamasının toplam fiyat katkısı yüzde 51,9, barkod taramanın yüzde 43, web kazıma yönteminin katkısı da yüzde 5,1 olarak gerçekleşti. Bu yöntemler, toplamda aylık 609 bin 382 fiyatın hesaplamaya dahil olduğu TÜFE sistemine temel oluşturuyor.
Alandan veri derlemede; 26 bölgede görevli anketörler, seçilen işyerlerini bizzat ziyaret ederek, mal ve hizmet fiyatlarını tablet bilgisayarlara kaydediyor. Bu kategoride fiyat derleme bazı ürünler için günlük de yapılabiliyor. Ay içinde meydana gelebilecek fiyat farklılaşmasının yakalanabilmesi amacıyla, taze sebze ve meyve, tüp gaz, LPG ile seçilmiş gıda ürünleri ise haftada 1 kez olmak üzere ayda dört kez derleniyor. Sigara, benzin-mazot, altın fiyatları için günlük; bunların dışında kalanların fiyatı ayda iki kez derleme yapılıyor.
Barkod verileri, endeksteki her bir madde için yalnızca bir fiyatla temsil ediliyor, ancak bu fiyat o maddenin ay boyunca yapılan tüm satışları üzerinden hesaplanan gerçek fiyata yansıtılıyor. Örneğin sepete alınan barkodlu ürünler için hesaplamaya giren fiyat sayısı yüzde 43 göründe de bu ürünlerin tamamı toplamda 2,4 milyar satış işlemine dayanarak endekse yansıtılıyor.
“İzafi kira” endeksten çıkıyor
Bu arada TÜİK’in TÜFE sepetinde halen yüzde 15,22 ağırlığı bulunan “konut” ana harcama grubu içinde alt kalem olarak yer alan ve kullandığı bir konut maliyeti ölçüsü olan “izafi kira” yeni endekste yer almayacak. Ev sahibi olan bir kişinin, kendi evinde oturması nedeniyle “ödemediği ama aslında ekonomik bir değeri olan kiranın” tahmine izafi kira deniyor. Ev sahipleri “barınma hizmeti” tüketiyor; buna karşılık ödeme yapmıyor olsa bile bu hizmetin ekonomik bir bedeli bulunuyor. Bu bedel ise TÜFE’de “izafi kira” ile temsil ediliyor.
TÜİK yetkilileri, “kendi üretiminden tüketim” gibi izafi kiranın da endeksten yer almama gerekçesi olarak, tüketici enflasyonunun ölçümünde tüketicinin harcama yaptığı mal ve hizmetlerdeki fiyat artışlarının baz alınması gerektiğini dile getirdiler.
