Enflasyon, para politikasında beklenenler ve belirsizlikler
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) geçen hafta yaptığı toplantıda politika faizini 100 baz puan indirimle yüzde 38’den yüzde 37’ye düşürdü. Dezenflasyon yavaşladıkça 250 baz puanlık indirimlerden 150 baz puanlık indirimlere geçilmişti. Şimdi 100 baz puanlık indirime geçilmiş gibi duruyor. Ama öte yandan Aralık ayında 2024’te yüzde 1 olan aylık artış yüzde 2025’te yüzde 0,9, yıllık enflasyon da neredeyse yerinde sayarak yüzde 30,9 oldu. Enflasyonun salt son aydaki durumuna bakarak TCMB’nin faiz indirimine gitmemesi gerekiyordu denilebilir. Ama para politikasında hele Türkiye gibi göstergelerdeki istikrarsızlığın hâkim oluğu bir ülkede son aya değil ana eğilime bakarak karar vermek gerekir. Para Politikası Kurulu’na göre “enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiş” durumda. Dolasıyla 100 baz puanlık indirim bu kanaatle tutarlı sayılabilir.
TÜFE’de ana eğilim ve 2026’da görünen gidişat
Ana eğilim hakkında kesin konuşmak ne kadar mümkün emin değilim. TCMB ana eğilimi mevsim etkilerinden arındırılmış TÜFE rakamlarını kullanarak tahmin ediyor. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti metinlerinden öyle anlaşılıyor. Toplantı Özeti bu hafta yayınlanacak. Şimdilik bildiğimiz mevsim etkilerinden arındırılmış TÜFE artışı kasım ayında yüzde 1,5 iken aralık ayında 0,2 puanlık artışla yüzde 1,7 oldu. PPK toplantı özetinde bu konuda neler söyleneceğini doğrusu merak ediyorum. Yakın geçmişi bir yana bırakıp 2026’da TÜFE’nin nasıl bir seyir izleyebileceğine bakalım, Önce şu gelişmeyi rahatlıkla kestirebiliriz: Yıllık enflasyon düşmeye devam edecektir. Ocak ayındaki yüzde 5’lik istisnayı bir yana bırakırsak geçen yıl ortalama aylık enflasyon yüzde 2’nin üzerinde gerçekleşti. Sadece mayıs ve haziran aylarında yüzde 1,5 civarında kasım ve aralık ayında da yüzde 1’in biraz altında oldu. Bu şu demektir 2026’da aylık ortalama enflasyon yüzde 2’nin altında olduğu takdirde yıllık enflasyon baz etkisiyle önce yüzde 30’un altına inip daha sonra da yüzde 20’lerde seyredecektir. Yüzde 2’in altında bir enflasyonu da mevcut faiz düzeyinde döviz kurunu kontrol altında tutarak sağlamak mümkün görünüyor.
Dolayısıyla 100 puanlık faiz indirimleri de ilk aylarda devam edecektir. Yıllık enflasyonda düşüş bir puanın altına indiğinde ki bu durum büyük olasılıkla mayıs ayında görülecektir, TCMB’nin faiz indirimini 50 baz puanla sınırlaması beklenmelidir. Eğer ana eğilimin belirsizleştiği görülürse faiz indirimlerine ara da verebilir. Tabi TCMB sıkı para politikasına sadık kalmaya devam ettiği takdirde.
Enflasyonda ara hedef ve TCMB’nin sınavı
Ama TCMB’nin esas sınavı “ara hedef” olarak adlandırdığı yılsonu enflasyon hedefi ile ilgili olacaktır. Şimdilik bu hedef yüzde 16 ama biraz eskide kaldı. Yakında mutlaka daha yüksek bir hedef açıklayacaktır. Ne kadar yüksek kestirmek zor ama kurumsal karizmasını çizdirmemek için bu hedefin yüzde 20’yi geçmeyeceğini tahmin ediyorum. Yüzde 18 olabilir. Yılın sonunda enflasyonun bu orana yakın bir seviyeye inmesi için 2026’da ortalama aylık enflasyonun yüzde 2’nin altında seyretmesi yetmez. Aylık ortalamada yüzde 1,2’yi geçmemesi gerekir. TCMB bu konuda ne kadar iddialı ya da iyimser? Dezenflasyonu etkileyen başlıca unsurların izleyeceği seyir hakkında oldukça kapalı ifadeler kullandığından bu soruya yanıt vermek kolay değil ama açıkçası satır araları okunduğunda bana fazla iyimser gibi gelmiyor. Toplantı açıklamasında konuyla ilgili kısım şöyle: “Son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.” Bu satırları ben şöyle okuyorum: Bir yanda talepten gelen destek azalıyor ama yine de bazı göstergeler desteğin sürdüğünü “ima” ediyor. Yani öyle çok da emin değiliz. Diğer yanda beklentiler “iyileşme işaretleri” gösteriyor ama hala pek yardımcı sayılmazlar. Nitekim firma yöneticileri 12 ay sonrasının enflasyonunu yüzde 34,8 bekliyor ki olacak iş değil. Finans piyasası profesyonelleri ise yüzde 23,3 tahmin ediyor; Yüzde 18’in çok üzerinde Böyle bir durumla karşılaşıldığında Para Politikası Kurulu ne yapacağını açıkça belirtiyor: “Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.” “Belirgin ayrışmanın” ölçüsü nedir bilmiyoruz ama hedef aralığının üst bandı sınır olsa gerek. Bu sınır yüzde 20 olarak kabul edilebilir. Önümüzdeki aylarda TÜFE’nin yılsonunda yüzde 20’nin üzerinde kalacağı belli olursa TCMB faiz artışı yapabilecek mi? Yapabildiği takdirde politika bağımsızlığını da tescil etmiş olur.