16 °C
Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Enflasyon tek haneye elbette iner ama ne zaman?

Bugün ağırlıklı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın enflasyonun yeniden yüzde 6'ya ineceğine ilişkin açıklamasını ele alacağız ama öncesinde bugün açıklanacak olan şubat enflasyonuna değinmek istiyoruz. Bu yazıyı eğer saat 10.00'dan sonra okuyorsanız fiyatların şubat ayındaki değişim oranını zaten biliyorsunuz. Tahminler, TÜFE'nin yüzde 1 dolayında artacağı yönündeydi. İTO da perakende fiyat artışını yüzde 0.98 olarak açıklamıştı.

Aylık yüzde 1 dolayındaki bir TÜFE artışı, şubat sonundaki yıllık oranın ocaktakine göre bir miktar yükselmesine yol açacak. Yüzde 1'lik artışla yıllık oranın yukarı gitmesi, geçen yılın şubatındaki artışın yüzde 0.73 olmasından kaynaklanacak.

Enflasyonla ilgili şubat gerçekleşmesini gördükten sonra detaylı değerlendirmeyi yarın bu köşede yapacağız.

Tanzim satışlar 'doğrudan' etkilemez

Şu satırları yazarken şubat enflasyonunun ne olduğunu tabii ki bilmiyoruz ama bir gerçeğin altını bir kez daha çizmekte yarar var. Tanzim satışların şubat enflasyonuna "doğrudan" bir etkisi olmamıştır, zaten olmaması gerekir.

TÜİK hangi noktalardan fiyat derleyeceğini yılbaşında kararlaştırıyor ve bu noktalar yıl içinde ancak istisnai sayılabilecek gelişmeler söz konusu olursa değiştiriliyor. Örneğin fiyat derlenen herhangi bir kuruluşun kapanması gibi... Onun yerine bir başkası alınabiliyor. Ayrıca fiyat derlenen yerlerin sürekli faaliyette bulunması gerekiyor. Oysa tanzim satışların ne kadar süreceği bilinmiyor.

Bu yüzden şubat oranlarına tanzim satışların "doğrudan" bir etkide bulunması söz konusu değil. Ama bu satışlar sayesinde geneli etkileyen fiyat düşüşleri olmuşsa, ki bir dönem oldu, bu etki fiyatlara tabii ki yansımıştır.

Tek haneyi çok çabuk unuttuk

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün yaptığı bir konuşmada fiyat artışlarına değinirken enflasyonun yeniden yüzde 6'lara düşeceğini dile getirdi.

Tek haneli enflasyonun, hele hele yüzde 6'lar düzeyindeki enflasyonun yıllar önce gerçekleşmiş ve artık mazide kalmış çok eski oranlar olduğu izlenimi hakim. Bilmem size de öyle geldi mi?

Öyle ya, yüzde 6'lar nerede, geçen yılın ekim ayında yüzde 25'i de aşan oran nerede!

Ocak sonunda yüzde 20'nin hemen üstündeydik, şubat sonunda da muhtemelen yakın bir oranda olacağız.

Dolayısıyla yüzde 20 nerede, yüzde 6 nerede! Hala arada çok büyük bir makas var.

Oysa yüzde 6 enflasyonun gerçekleşmesinin üstünden henüz üç yıl bile geçmedi. Türkiye yüzde 6'lar düzeyindeki son oranı 2016 yılının nisan ve mayıs aylarında gördü.

2016'nın nisan mayıs aylarında yüzde 6'larda bulunan enflasyonun iki buçuk yıl içinde yüzde 25'i aşmasını önleyemedik.

Dış güçlerdi, iç güçlerdi, Türkiye'yi çekemeyenlerdi... Sonuç önemli ve biz iki buçuk yılda 6'yı 25 yapmışız.

Çıktığı hızda iner mi?

Bugün açıklanacak yıllık enflasyonu yüzde 20- 21 arasında görme olasılığımız yüksek. Yüzde 20'nin altı sürpriz olur.

Şimdi, iki buçuk yılda 6'lardan 25'lere çıkan enflasyon, yine aynı sürede yeniden 6'lara inebilir mi?

Çok kolay değil. Ama bu iniş öngörülüyor, gerçekleşmesi hedefleniyor.

Yeni ekonomi programında bu yılın TÜFE artışı yüzde 15.9 olarak öngörülüyor. Söz konusu programa göre TÜFE'deki artışın 2020 yılında yüzde 9.8'e inmesi, 2021 yılında ise yüzde 6'ya gerilemesi hedefleniyor.

Bu oranlar gerçekleştirilebildiği takdirde iki buçuk yılda 6'dan 25'e çıkılmış, üç yılı biraz aşan bir sürede de 25'ten 6'ya inilmiş olacak.

Tüm baskılamalara rağmen böyleyse...

Enflasyonun 2021 sonunda yüzde 6'ya inip inmeyeceği konusunda şimdiden bir şey söylemek hiç kolay değil. Zaten yeni ekonomi programına yazılanlar da orta vadeli öngörüler, tahminler.

Oysa biz bir ay sonrasını bile görebilecek durumda değiliz.

Talebi canlı tutabilmek için vergi avantajıydı, taksit sayısının artırılmasıydı; bir dizi önlem alındı. Ama talebi yine de istediğimiz ölçüde canlandıramadık. Piyasadaki durgunluk tüm sektörlere yayılmış durumda.

Böylesine bir durgunluk ortamında bile fiyatlar hala yüzde 20'lerde. İşler biraz açılır, piyasalar biraz canlanırsa fiyatlar aşağı mı gider, yoksa daha da mı artar?

Dolayısıyla 6'dan 25'e çıkıldığı gibi, elbette 25'ten 6'ya da inilebilir ama bu hiç kolay olacağa benzemiyor.

Ya da piyasa öylesine tıknefes olur ki, işler öylesine durgunlaşır ki fiyatlarda hızlı bir düşüş yaşanır.

Hem fiyatları tek haneye indirmek, hem piyasayı canlandırmak eş zamanlı bir şekilde mümkün olabilir elbette. Ama kabul edelim, bu hiç kolay değil ve öyle üç yıla sığabilecek gibi de görünmüyor. Kaldı ki Türkiye'nin elinde olmayan bir dizi etken de devreye girebilir.

Biz şu vergi avantajı, taksit sayısı, istihdamı destekleyen düzenlemeler, kredi kolaylıkları gibi düzenlemelerle bile ekonomiyi canlandıramadık. Böylesine bir durgunluk içindeyken bile fiyat artış hızını umduğumuz ölçüde düşüremedik.

Ya bu kolaylıklar sona erdiğinde ne olacak? Enflasyon hızla gerileyecek mi, yoksa yönünü yeniden yukarı mı çevirecek?

DÜNYA 39, ben DÜNYA'da 19!

DÜNYA, 39'uncu yaşını kutluyor...

Bu 39 yılın 19'unda ben de varım...

1985-2000 döneminde Anka Haber Ajansı'nda çalıştıktan sonra merhum Nezih Demirkent'in isteğiyle kendimi DÜNYA'da buldum.

Haftalık bir ekle başladı DÜNYA yolculuğu. Ekin adını merhum Demirkent koydu: "Reel Ekonomi."

Bir süre öyle devam etti yolculuk, sonra gazetede yazmaya, ardından haftada beş gün yazmaya başladım.

DÜNYA yoluna devam ediyor ve hep edecek. Ben de yazılarım okunduğu, kabul gördüğü sürece bu yolculukta yer alacağım.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap